Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/10922 E. 2024/18177 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/10922
- Karar No
- 2024/18177
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10922 Karar No : 2024/18177 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: Davacı tarafından; İstanbul ili, .... Mühimmat Bölük Komutanlığı emrinde Asb. Üçvş. olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince gerekçesiz şekilde istinaf başvurusunun reddine karar verdiği, davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin kendisine tebliğ edilmediği, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı bir yargılama yapılarak karar verildiği, yasal faaliyetleri gerekçe gösterilerek kamu görevinden çıkarıldığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delilin olmadığı, eğitim, özel hayata saygı, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesine aykırı hareket edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...ın; örgüt içindeki konumu, üstlendiği görevler ve yapmış olduğu eylemlerin açığa çıkmaması ve tedbir adını verdikleri uygulamadan dolayı gerçek adı yerine '...' kod adını kullandığını inkar etse dahi aynı sohbet grubunda olduğu tanık E.B.'nin 'Sanığın ismini ... diye biliyordum. Gerçek ismini sonradan öğrendim' şeklindeki beyanı neticesinde sanığın kod adı kullandığının sabit olması, yukarıda açıklandığı üzere örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı, bu durumu mahkememiz nezdinde yapmış olduğu savunmasında inkar etse dahi soruşturma aşamasında müdafi huzurunda vermiş olduğu beyanında ikrar ettiği görülerek tanık A.Ö.'nün 'Daha sonra iki üç kere eve gittim ve bu evde sanıkta vardı. Daha sonrasında da ayrıldım. 2011 yılında olmuştu bu olaylar. Orada abi dediğim kişinin ismini hatırlayamadım' şeklindeki beyanı, aynı sohbet grubunda olduğu tanık E.B.'nin '2013 yılında Konya'ya astsubay olarak tayinim Askeri Hastaneye çıktı. ... Kod adlı şahıs beni iki üç kişi ile tanıştırmıştı. Tanıştırdığı kişi içerisinde sanık da vardı. Gerçek ismi ... ve ... olan iki kişi daha vardır. Ben o gruba eklenmiş gibi oldum. Ağustos ayında 2013 yılında tayin olmuştum, aralık ayına kadar birlikte görüşmelerim devam etti' şeklindeki beyanı, tanık İ.Ö'nün 'sanık evin abisiydi, o da Astsubaydı, bize namazları kılmamızı söyler, sohbetler yapardı, Fetullah Gülen'e ait kitapları ... isimli abi getirirdi' şeklindeki beyanı ve dosya kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde kendisine ulaşılamayan tanık A.C.'nin '2011 yılı haziran ayına kadar yine Balıkesir Bakım Okulunda kurs gördüm. Bu kurs döneminde 2011 yılı ocak ayında bir hafta sonu aynı kursta eğitim gördüğümüz astsubay arkadaşım... benim yanıma geldi ve birlikte çarşıya gitmeyi teklif etti bir çay bahçesine gittik bir süre sonra yanımıza genç bir şahıs geldi. Şahıs bana Isparta ilinde Fethullah Gülen cemaatinden şahıslarla görüştüğümü ancak daha sonra kendileri ile hiç irtibat kurmadığını söyleyip hafta sonlarında ... ile birlikte yanına gitmemizi istedi. ... ile birlikte üç sefer bu şahıs ile görüştük.' şeklindeki beyanı ile de bu sohbetlere 2013 yılına kadar katıldığının ve bir dönem örgüt içerisinde ev abiliği pozisyonunda görev aldığının anlaşılması, FETÖ'ye ait evlerde 2014 yılına kadar kaldığını mahkememiz nezdinde yapmış olduğu savunmasında inkar etse dahi soruşturma aşamasında müdafi huzurunda vermiş olduğu beyanında ikrar ettiği görülmüş ve aynı evde kaldığı tanık İ.Ö.'nün '2014 yılında Astsubay olarak Konya iline atandım, örgütte abi konumunda olan ... isimli kişi beni sanık ile tanıştırdı, ... ile birlikte sanığın evine taşındık, sanık evin abisiydi' şeklindeki beyanı, yine aynı evde kaldığı tanık H.Ş.'nin 'Seni başka bir eve yerleştirelim dedi bende mecbur kaldığım için kabul ettim beni ... Mahallesi ... Sokak ... Apartmanı No:... ... adresindeki eve götürdü. Evde .... Bakım Fabrika Müdürlüğünde çalışan İ.Ö. isimli Astsubay ve .... Mühimmat Bölüğünde çalışan ... isimli soy ismini hatırlamadığım Astsubay kalmaktaydı' şeklindeki beyanıyla örgüte müzahir evlerde kaldığının sabit olması, FETÖ/PDY terör örgütünün tüm askeri birliklerde birim yapılanması adıyla ülke genelinde olduğu gibi mahrem yapılanma anlamında bir yapılanmaya gittiği, her askeri birlik içerisinde sözde bir hiyerarşik yapı oluşturulduğu, bu yapıdaki Mahrem Yapı İmamı/Sivil İmamların askeri personel/öğrencilere yönelik sohbet toplantıları yaptıkları, bu toplantılarda örgüte eleman temin etme, mahrem yapı imamlarının ilgilendikleri askeri personel/öğrenciler vasıtasıyla ilgili askeri birlik hakkında bilgi toplama, çalışan askeri personelden himmet, kurban parası, gazete/dergi aboneliği ve promosyon parası vb. isimler adı altında para toplamak suretiyle örgüte gelir temin etme gibi örgütsel faaliyet yürüttükleri, örgütsel faaliyetlerin deşifre olmaması adına tedbir olarak adlandırılan gizlilik kurallarının uygulandığı, bu kurallar çerçevesinde örgüt üyesi olan askeri personel/öğrencilerle örgütsel faaliyetler kapsamında irtibatlı olan ve sivil imam olarak tabir edilen şahısların Ankesörlü/Kontörlü telefon hatları üzerinden irtibat kurduklarının bilindiği, bu kapsamda sanık ...'ın; Konya ilindeki ankesörlü-sabit-kontörlü telefonlara dair alınan analiz raporuna göre kendi kullanımında olduğunu ikrar ettiği... numaralı hattın; Konya'da bulunan 7 ayrı ankesör/ücretli sabit telefon ile 31/07/2012, 23/09/2012, 30/10/2012, 17/01/2013, 13/02/2013, 18/02/2013, 03/03/2013, 12/05/2013, 07/06/2013, 29/11/2013 tarihlerinde tekil olarak, Konya'da bulunan 6 ayrı ankesör/ücretli sabit telefon ile 19/01/2012 tarihinde ardışık olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde Astsubay olarak görev yapan A.Y. ile 10/03/2012 tarihinde ardışık olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde Astsubay olarak görev yapan A.Y., O. B. ve Askerlik Şubesi Başkanlığında görev yapan H.Y. ile 03/05/2012 tarihinde ardışık olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde Astsubay olarak görev yapan A.Y. ve Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda görev yapan S.K. ile 12/05/2012 tarihinde ardışık olarak Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda görev yapan C.M.A. ile 05/09/2012, 11/12/2012, 31/12/2012, 11/03/2013, 12/03/2013,24/10/2013 ve 28/11/2013 tarihlerinde ardışık olarak Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında görev yapan S.B. ile 13/01/2013 tarihinde ardışık olarak Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda görev yapan S.B. ve 31. İkmal Merkezi Komutanlığı'nda görev yapan E.S. ile 26/01/2013 tarihinde ardışık olarak Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda görev yapan S.B. ve Ş.U. ile ankesörlü/ sabit hatlarla aranma ve ardışık aranma yöntemiyle arandığının tespit edilmesi, sanık tarafından kullanıldığı değerlendirilen ... numaralı hattın; Konya'da bulunan 1 ankesör/ücretli sabit telefon ile 07/09/2011 tarihinde ardışık olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde Astsubay olarak görev yapan A.Y. ve Konya Asker Hastanesi Baştabipliğinde görev yapan Ö.F.S. ile ankesörlü/ sabit hatlarla aranma ve ardışık aranma yöntemiyle arandığının tespit edilmesi ve sanık tarafından kullanıldığı değerlendirilen... numaralı hattın; Konya'da bulunan 1 ankesör/ücretli sabit telefon ile 21/01/2012 tarihinde ardışık olarak .... MKNZ.P.TUĞ Komutanlığı'nda görev yapan M.A. ve Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında görev yapan O.K. ile ankesörlü/ sabit hatlarla aranma ve ardışık aranma yöntemiyle arandığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.