Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/10441 E. 2024/17539 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/10441
- Karar No
- 2024/17539
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10441 Karar No : 2024/17539 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı/ ... Vekilleri : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 2014 yılından sonra o dönem cemaat denilen yapı ile bağını kopardığı, o yıllarda örgüt nitelemesinin bulunmadığı, yapı ile 4 yıl görüşmesi nedeniyle örgüt üyesi olduğunu iddia etmenin ve kamu görevinden çıkarılmasının hukuken yanlış olduğu, kamu görevinden çıkarmaya yönelik işlemin ceza hukuku kapsamında kişiye yöneltilmiş bir suçlama niteliği taşıdığı, bu nedenle AİHS'nin 6. maddesi kapsamına gireceği, henüz yargılanmadan, savunma hakkı tanınmadan, somut olarak neyle suçlandığı bildirilmeden terör örgütü üyesi olarak mahkum edildiği, bu nedenle son derece ağır bir yaptırım uygulandığı, mahkemeler dışında hiçbir organın yargılayıp mahkum etme yetkisi olmadığı, bu nedenle AİHS'in 6. maddesinin ihlal edildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ölçüsüz olduğu, adil yargılanma hakkının tüm güvencelerini ihlal ederek kamu görevlisini bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde meslekten çıkarmanın ve özel sektörde iş bulmasını imkansız hale getirerek zorunlu katkı payı ödeyerek zamanında emekli olma hakkını elde etmesinin önüne geçmenin mülkiyet hakkını ihlal ettiği, mülkiyet hakkına aykırı olarak kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasa'ya açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin, samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.