Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/6965 E. 2023/14826 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/6965
Karar No
2023/14826

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6965 Karar No : 2023/14826 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmaksızın ve somut olaya dayanılmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, yürütme organının fonksiyon gaspı yaptığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuç doğurmayacağı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın üniversiteye hazırlandığı dönemde örgütün öğrenci evlerine ders çalışmaya gitmesiyle birlikte FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının başladığı, örgüt mensupları tarafından astsubaylık mesleğine yönlendirildiği, 2012 yılında Balıkesir ilinde astsubaylık meslek yüksek okuluna başladıktan sonra burada örgüt yöneticileri ile irtibata geçtiği, 2012-2014 yılları arasında örgütün sohbet adı altındaki faaliyetlerine katıldığı, 2014 yılında okuldan mezun olarak Ankara iline dokuz ay süren sınıf okuluna gittiğinde dahi yine örgüt yöneticileri ile irtibatlı olduğu, örgütün kendisinin yönlendirdiği örgüt evinde kaldığı, örgütün sohbet adı altındaki faaliyetlerine burada da katıldığı, bu sohbet adı altındaki faaliyetlerde örgüt liderinin kitaplarını okuyarak videolarını seyrettiği, örgüt yöneticilerinin kendisinden talep etmesi üzerine örgüte 2 kez 100 TL verdiği, 2015 yılı Haziran ayında Edirne ili Keşan ilçesine atandığında yine örgüt yöneticileri ile irtibata geçtiği, örgüt yöneticilerinin talimatı üzerine kendisi gibi örgüt üyesi olan M.A. isimli şahısla ev tuttuğu, burada da örgütün sohbet adı altındaki faaliyetlerine katıldığı, örgüt yöneticilerinin görev yaptığı yerdeki şahısların kişisel bilgilerini istemesi üzerine bu şahıslar hakkında örgüt yöneticilerine bilgi verdiği, 2016 yılı ortalarına kadar örgütsel faaliyetlerine devam ettiği, sanığın örgüt yöneticileri ile irtibatını ankesörlü ve sabit hatlardan sağladığı, böylece sanığın örgütün askeriye içine yerleşmiş mensuplarından olduğu anlaşılmış olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren bu eylem ve faaliyetleriyle sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/6965, K. 2023/14826, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-6965-e-2023-14826-k-0e1be4d018ad