Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/6747 E. 2023/14706 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/6747
- Karar No
- 2023/14706
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6747 Karar No : 2023/14706 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Komutanlığı Vekili: Av. ... İstemin Özeti: Jandarma Üsteğmen olarak görev yapan davacının, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ...-...-... sayılı işlemi ile Jandarma Genel Komutanlığının...tarih ve ...-... ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği şüphesiyle yürütülen adli kovuşturmanın bulunduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, gelinen aşamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı anlaşılmış olup; masumiyet karinesi ilkesi gereği yargılama süreci devam eden ceza davasının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan eden, sabit hat aramalarını kabul eden, Patnos'ta bulunduğu süre içerisinde kendisini sabit hattan arayan kişinin ... kod adlı E.T. olduğunu söyleyen, örgüt içerisinde bulunduğu süreçte başından geçenleri anlatan ve beyanında bahsi geçen kişileri teşhis eden davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.