Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/6234 E. 2023/13752 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/6234
- Karar No
- 2023/13752
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6234 Karar No : 2023/13752 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin usule ve hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği, devlete sadakat içerisinde görev yaptığı, örgüt üyesi olmak kastıyla hareket etmediği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen husular bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; tanık olarak dinlenen Ö.. K.. beyanında özetle ; "...Erzurum ilinde bulunan ve astsubay olarak görev yapan sanık ile örgüt adına ilgilenilmesinin kendisinden istendiğini, 2011-2013 yılları arasında sanığı Erzurum ilinde bulunan ankesörlü hatlardan bir kaç defa aradığını..." tespitleri bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanan davacının örgütün yapısı, faaliyetleri ve bildiği örgüt üyeleriyle ilgili ayrıntılı beyanlarda bulunduğu, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ve tanık beyanı ile ortaya konulduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.