Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/6169 E. 2023/14438 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/6169
- Karar No
- 2023/14438
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6169 Karar No : 2023/14438 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde P.Ütğm rütbesi ile görev yapmakta iken 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin (B) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılma cezasının memuriyet hayatında karşılaşılabilecek en ağır yaptırım olduğu, hiçbir somut gerekçe bulunmadığı halde bu şekilde bir yaptırımla karşı karşıya bırakılması nedeniyle kendisi ve ailesi açısından maddi ve manevi anlamda telafisi imkansız zararlar söz konusu olduğu, kişisel ve mesleki itibarı da son derece ağır biçimde zedelendiği, tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan soruşturmada ile soruşturmasının devam ettiği belirtilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkındaki yürütülen ceza yargılaması neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırıldığı ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmış olup, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "...Sanığın kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği ...ve ... numaralı GSM hatları üzerinden, örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yülüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından, örgüt üyesi olan asker şahıslar ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi değişik nedenlerle, örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı tespit edilen Kırıkkale, İstanbul ve Ankara illerinde kurulu bulunan farklı sabiüankeşörlü hatlar kullanılarak 13/02/2012 ile 13/09/2014 tarihleri arasında aranma tarihinde kendisi gibi asker şahıs olan A. Y. ve Y. Yı. isimli şahıslarla ve hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından işlem kaydı bulunan sivil şahıslarla değişik zamanlarda ve genel olarak mesai saatleri dışında toplamda 19 ayrı grup içerisinde ardışık olarak arandığı, yine aynı amaçla kullanıldığı tespit edilen Kırıkkale, Ankara, İzmir ve İstanbul illerinde kurulu bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlar kullanılarak 04/02/2012 ile 30/09/2014 tarihleri arasında değişik zamanlarda ve genel olarak mesai saatleri dışında toplamda 122 kez arandığının tespit edildiği, bu hususta sanığa ait HTS kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen 15/05/2021 tarihli Teknik Bilirkişi Raporunda da sanık adına düzenlenen tutanakta yer alan iletişim kayıtlan, BTK tarafından gönderilen HTS kayıtlarında yer almakla birlikte, iletişim kayıtlarının zamanlarının da uyumlu olduğu görülmüştür şeklinde değerlendirme yapıldığı, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında 2006 yılı ve sonrasında lise öğrenciliği döneminde ders çalışmak amacıyla örgüte ait öğrenci evlerine gittiğini, burada sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığını, yine örgüt mensubu şahısların yönlendirmesiyle askeri okul sınavlarına girdiğini, 2010 yılı ve sonrasında Kara Harp Okulu öğrenciliği döneminde de kendisiyle ilgilenen örgüt mensubu şahısla gölüştüğünü ve sohbetlere katıldığı, mezuniyeti sonrasında 2014 yılında İstanbul ilinde eğitim amaçlı bulunduğu dönemde kendisi gibi örgütle bağlantılı asker şahıslarla birlikte aynı evde kaldığını, bu süreçte kendisiyle ilgilenen örgüt mensubu şahıslar tarafından sabit/ankesörlü hatlardan arandığını ve örgüt içerisinde kendisine ... kod adının verildiği yönünde ikrar içeren beyanlarda bulunduğu, yine tanıklar H. C., A. Y. ve Y. Y.'nin aşamalarda alınan beyanlarının sanığın beyanlarını doğrular nitelikte, birbiriyle tutarlı, genel olarak benzer mahiyette ve sanığın örgütsel nitelikte eylemlerde bulunduğu şeklinde açıklamalarda bulundukları,..." tespitleri, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.