Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/6159 E. 2023/13130 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/6159
- Karar No
- 2023/13130
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6159 Karar No : 2023/13130 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı/ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı/... Vekili : Av. ... İstemin Özeti :Davacı tarafından, ... İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde ... Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Çavuş rütbesiyle görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY yapılanması ile veya bu yapılanmayla irtibatlı olan kurum ve kuruluşlarla hiç bir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, Bylock programı kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, irtibatlı sendika üyeliğinin olmadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden yürütülen kovuşturmada hiç bir delil bulunmamasına rağmen hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yargılamaya özen gösterilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, cemaat adı altında faaliyet gösteren terör örgütüne bağlılık, hiyerarşiye dahil olma veya sempati duymaya yeltenmediği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bununla beraber, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan karar yer alan, "...Sanık ... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının ... numaralı sabit hat tarafından 21/07/2014 tarihinde saat 15:53 de arandığı, bu sabit hat tarafından aynı gün saat 15:51 de hakkında aynı konudan soruşturma yürütülen O. B.'niin arandığı gölülmüştür. Sanık ... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının ... numaralı sabit hat tarafından 25/07/2014 tarihinde saat 13:49 da arandığı, bu sabit hat tarafından aynı gün saat 13:49 da hakkında aynı konudan soruşturma yürütülen O. B.'nin arandığı görülmüştür. Sanık ... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının ... numaralı sabit hat tarafından 05/10/2014 tarihinde saat 11:08 de arandığı, bu sabit hat tarafından aynı gün saat 11:04 te hakkında aynı konudan soruşturma yürütülen O. B.'nin arandığı, yine aynı gün saat 11:04 te hakkında aynı konudan soruşturma yürütülen Y. E. K.'nın arandığı görülmüştür, Sanığın ayrıca:1-21/07/2014 tarihinde ... numaradan, 2-25/07/2014 tarihinde ... numaradan, 3-05/10/2014 tarihinde ... numaradan, 4-10/10/2014 tarihinde ... numaradan,5-24/01/2015 tarihinde ... numaradan, 6-26/01/2015 tarihinde ... numaradan, 7-06/02/2015 tarihinde ... numaradan, 8-19/04/2015 tarihinde ... numaradan, 9-06/09/2015 tarihinde ... numaradan, Arandığı görülmüştür,Sanığın 20.02.2018 tarihli kolluk ifadesinde, FETÖ/PDY kapsamında bildiği hususları anlattığı; ayrıca aynı tarihli teşhis tutanağında bu yapı ile ilgisini bildiği şahısları teşhis ettiği görülmüştür...." şeklindeki tespitlerle birlikte etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.