Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/5790 E. 2023/16020 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/5790
- Karar No
- 2023/16020
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5790 Karar No : 2023/16020 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ...gün ve ... sayılı işlemin iptaline, özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hakkındaki beyanların asılsız ve dayanaktan yoksun olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının babasının KHK ile görevine son verilmesinin ve rütbesinin ve unvanlarının geri alınmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı kanaatini oluşturan hususlardan biri olduğu belirtilmiş ise de davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen söz konusu hususun davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bunun yanında, İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... esas numaralı dosyada silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan' soruşturmanın devam ediyor olmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı kanaatini oluşturan hususlardan biri olduğu belirtilmiş ise de davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... dosya içerisinde bulunan 20.01.2021 ve 26.04.2021 tarihli İnceleme Tutanaklarına (ATAÇ) göre, sanığın kullandığı, babası A.N.K. adına kayıtlı...numaralı GSM hattının, ... ilinde bulunan sabit/ankesörlü hatlardan, -28.11.2014 tarihinde... numaralı hattan arandığı, saat 19:46:40'ta (0) saniye, saat 19:47:02'de (61) saniye, saat 19:48:17'de (0) saniye, saat 19:48:34'te (84) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan G.B. (HKK Askeri personel) ve Y.Ç. (HKK Askeri personel) ile ardışık (Yakın zaman diliminde birbirini takip eden peşi sıra) olarak arandığı, -11.02.2015 tarihinde... numaralı hattan saat 20:26:38'de arandığı, (0) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan G.B. (HKK Askeri personel) ve M.G. (HKK Askeri personel) ile ardışık olarak arandığı, -16.03.2015 tarihinde...numaralı hattan arandığı, saat 19:22:56'da (0) saniye, saat 19:23:25'te (0) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan G.B. (HKK Askeri personel) ve M.G. (HKK Askeri personel) ile ardışık olarak arandığı, -06.04.2015 tarihinde ... numaralı hattan saat 21:09:00'da arandığı, (0) saniye görüşme gerçekleştirildiği, aynı tarihte kendisi gibi askeri personel olan Y.Ç. (HKK Askeri personel) ile ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. 14.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kullanmış olduğu GSM hatlarından elde edilen 15.12.2012 - 01.04.2016 tarihleri arasındaki 24 adet aranma kaydının sabit hatlara ait HTS kayıtları ile arama kaydı, aranma sayısı, tarih ve süre açısından uyumlu olduğunun belirtildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine alınan, 16.06.2021 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda, 16.03.2013 tarihinde (63) saniye görüşme kaydının, GSM hattına ait baz HTS kayıtlarında yer almadığı, karşı baz HTS kayıtlarında ise "Sabit Telefon Cevapsız/Başarısız Çağrı Sorgu Sonuçları" başlığı altında yer aldığının belirtildiği, 15.09.2021 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda ise BTK tarafından baz/karşı baz kayıtlarının yer aldığı Exel dosyalarında yer alan açıklamalara değinildiği görülmüştür. ... sanığın babası ... adına kayıtlı... numaralı GSM hattından ... ilinde bulunan sabit/ankesörlü hatlardan gerçekleşen aramalarda kendisi gibi askeri personel olan tanıklar Y.Ç., M.G. ve G.B. ile 4 ayrı ardışık aramasının bulunduğunun HTS kayıtlarının incelenmesinden anlaşıldığı, sanığın ardışık olarak arandığı tanıkların sanıkla aynı kuvvete mensup olduğu, aramaların gerçekleştiği tarihte sanığın, tanıklarla aynı ilde bulunduğu, aramaların periyodik aralıklarla gerçekleştiğinin anlaşıldığı, aramaların tek taraflı ve kısa süreli olduğunun görüldüğü, ... sanığın örgütsel hiyerarşide "Öğrenci" konumunda yer aldığının anlaşıldığı, ankesör/kontörlü telefonlardan ardışık olarak aranmak sureti ile örgütün gizlilik prensibi çerçevesinde aldığı tebdirin gereklerine uygun olarak hareket ettiği,..." tespit ve değerlendirmeleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.