Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/5782 E. 2023/14134 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/5782
- Karar No
- 2023/14134
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5782 Karar No : 2023/14134 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) :... Komutanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Kastamonu İl Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, hakkında hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunmasının alınmadığı, soruşturma yapılmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, çalışma hakkının, emeklilik hakkının, mülkiyet hakkının, silahların eşitliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurlarından sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:...sayılı kararında yer alan; "...Sanık ... hakkında yapılan araştırmalarda; sanığın (davacının) kullanımında olan kendisi adına kayıtlı... numaralı hattın ... numaralı hattan 02/11/2014 tarihinde 4 kez, ... numaralı hattan 02/08/2015 tarihinde 1 kez olmak üzere toplamda 5 kez arandığı ve bu aramalarda 9 ve 42 saniyelik görüşmelerinin bulunduğu, arama yapılan hatların büfe, market ve ankesörlü telefonlar olduğu ve bu telefonların örgütün askeri personel olan üyeleri ile iletişim kullandıkları hatlardan olduklarının tespit edildiği, sanığa (davacıya) yönelik yapılan aramalardan sonrasında A.B. ve öncesinde ve sonrasında A.R.B. isimli askerlerin de arandığı, A. ve F.'nin hakkında sanıkla (davacıyla) aynı suça ilişkin olarak soruşturma veya kovuşturma işlemi yapıldığının tespit edildiği, .....Sanık (davacı) etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmuş, köydeki arkadaşı vesilesi ile Fetö/Pdy ile tanıştığını, Ankara'da Fetö/Pdy'ye bağlı evde kaldığını, Jandarma okuluna girdikten sonra kendisi ile irtibata geçen şahsın H. isimli şahıs olduğunu, H.'nin daha sonra kendisini H. isimli şahsa devrettiğini, İnebolu ilçesine tayini çıktığında kendisini H.'nin aradığını beyan etmiştir. Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın (davacının) ikrarı ile de sabit olduğu üzere sanığın (davacının) örgüte ait evlere gittiği, sanığın (davacının) eğitim gördüğü Ankara Astsubaylık Okulu'nda okuduğu dönemde yapıyla ilişkisinin bulunduğu, örgütün askeri personeli ile ilgilenen mahrem kişiler tarafından sanıkla (davacıyla) ilgilenildiği, sanığa (davacıya) yönelik yapılan aramaların kullanıldığı hatların sanığın (davacının) görev yaptığı Kastamonu ilinde bulunduğu, bu kapsamda aramaların yapıldığı yerler, sanığın (davacının) beyanı ve sanığın (davacının) belirttiği kendisi gibi asker kişilerin aranması, kendisi ile iletişim kuran örgüt üyesi ile atanmış olduğu Kastamonu'da bir araya gelmesi dikkate alındığında, sanığa (davacıya) yönelik yapılan aramaların sanıktan (davacıdan) sorumlu olan mahrem imam tarafından yapıldığı, bu kapsamda sanığın (davacının) örgüt içerisinde askeri personellerle ilgilenen kişiler ile buluşması, bu kişiler tarafından büfe veya market telefonları kullanılarak aranması hususları değerlendirildiğinde, sanığın (davacının) terör örgütü ile fiili ve organik bağının bulunduğunun, ......sanığın (davacının) yargılamanın başından beri kendisini arayan kişilerden ve aramaların gerçekliğinden bahsetmesi, tanık beyanlarını doğrulaması ve yapı ile olan ilişkisini anlatması nedeniyle sanığın (davacının) bu ifadesinin TCK'nın 221/4. maddesinde düzenlene etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılarak, ...sanık (davacı) hakkında belirlenen cezada .... indirim yapılmıştır. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.