Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/5738 E. 2023/17632 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/5738
- Karar No
- 2023/17632
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5738 Karar No : 2023/17632 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya hesabında talimatla işlem yapmadığı, tasarruflarını katılım bankaları üzerinden yapmayı tercih ettiği için Bank Asya hesabının bulunduğu, sendika üyeliğinden istifa ettiği, çocuğunu iyi bir eğitim alması amacıyla özel eğitim kurumuna gönderdiği, örgütle iltisaklı derneğe yapılan ödemenin hizmet karşılığı olduğu, örgüte destek amacıyla hiçbir işlem yapmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olayda uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan eylemlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden 26/04/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte, davacının yargılandığı ceza yargılamasında ifadesine başvurulan S.N.'nin ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan ifadesinde, davacı hakkında, "17/25 Aralık öncesine kadar bu dernekte yapılan sohbetlere aynı işyerinde çalışan Büyükşehir Belediyesinde .... Şehir planlama müdürlüğü personelleri ... gelmekteydi ancak 17/25 Aralık sonrasında bu personellerin hiçbiri sohbete gelmedi." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının da ceza yargılamasındaki savunmasında "...S.N. tanığın ifade ettiği hususu da doğrudur. S.N. benim çalıştığım dönemde şefliğimi yapan bir çalışandır İBB'de. O dönemde biz de birçok arkadaş ile beraber idareci arkadaşlarla beraber o tarz yerlere gitmişliğimiz doğrudur ama sonrasında böyle bir hareketim olmamıştır..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen Ceza Mahkemesi kararında yer alan tespitler ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde, gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Olayda, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, kararın istinaf edilmemek suretiyle kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; ''...sanığın savunması, dosya içerisinde bulunan MASAK raporu, hesap ekstreleri, Mahkememizce alınan Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamının incelenip değerlendirilmesinde; sanığın adı geçen bankada ilk hesap açılış tarihinin 03/05/2001 tarihi olduğu, hesabında 2013 Ocak ayından Nisan ayına kadar bakiyesinin sıfır TL olduğu, 2013 yılı Mayıs ayında 40.000 TL bakiyenin bulunduğu, yine 2013 Temmuz ayında bakiyesinin 11.445 TL olduğu, sonrasında düzenli azalmalarla 2015 Şubat ayına kadar bakiyenin 3.196 TL'ye düştüğü, 2015 Mart ayında 31.215 TL bakiyenin mevcut olduğu, 2015 Nisan ayında ise 59 TL bakiyenin mevcut olduğu, en yüksek meblağın 2015 Eylül ayında 100.015 TL olduğu, hesabın 2016 Temmuz ayına kadar işlem gördüğünün anlaşıldığı, sanığın talimat döneminde 2015 Mart ayında hesabına 28.000 TL civarı bir arttırım gerçekleştirdiği anlaşılmış ise de; söz konusu miktarı hesabında tutmayıp 1 ay içerisinde geri çektiği, bu tutarın da araç satımından kaynaklandığı, buna ilişkin noter evraklarının dosya içerisinde bulunduğu, yine talimat aykırı olarak örgüt üyelerinin Bank Asya'daki hesaplarını kapattığı dönemde 2015 Eylül ayında hesabına yüklü miktarda para girdiğinin tespit edildiği, Bank Asya hesabının incelenmesine ilişkin alınan bilirkişi raporunda da bu hususa değinildiği, bu haliyle sanığın Bank Asya'da gerçekleştirdiği işlemlerin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında kaldığı, sanığın yapılan işlemlere ilişkin savunmaları birlikte dikkate alındığında örgütsel faaliyet veya örgüte yardım kapsamında değerlendirilemeyeceği,...'' gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.