Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/4491 E. 2023/14035 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/4491
- Karar No
- 2023/14035
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4491 Karar No : 2023/14035 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Çanakkale İli, Gelibolu İlçesi, 2'nci Kor. Kh. Des. Gr. Loj. Des. Komutanlığı emrinde Astsubay rütbesi ile görev yapan davacının, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı ceza davasında, 14/05/2019 tarihli karar ile davacının 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunu işlediği sübuta erdirilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ..." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle tanıştığı günden itibaren örgütle olan ilişkisi, sınavlara hazırlık dönemi, örgütün askeri mahrem yapılanması hususlarında beyanda bulunan ve tanıdığı örgüt üyeleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.