Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/4324 E. 2023/13434 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/4324
- Karar No
- 2023/13434
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4324 Karar No : 2023/13434 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının göreve son verme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin gerekçesiz olduğu, dava konusu işlemde örgüt ile irtibatlı olduğuna dair tek bir somut delilin ortaya konulmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, hakkındaki iddiaların kendisine bildirilmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yeniden mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği anlaşılmış olup, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...'un Bylock kullandığı iddiası ile ilgili olarak dosya içerisinde bulunan ... ID'li Bylock hesabına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağında söz konusu Bylock hesabının kullanıcı adının "nurcankunt", şifresinin "...", uygulama içi adının "..." olduğu, uygulamayı eşi M.H.K. adına kayıtlı olan ... numaralı gsm hattı ile D.E. isimli şahıs adına kayıtlı olan ... numaralı internet hattı üzerinden kullandığı, adı geçen hesabı ekleyen hesapların, hesaba verdikleri isim bilgilerinde (roster bilgilerinde) hesaba "yusufinci" isminin verildiği, hesabın Bylock listesinde dosyamız sanıklarından S.A.'un kullandığı tespit edilen ... ID'li hesabın da kayıtlı olduğu, hesabın son online olma tarihinin 24.06.2015 olduğu tespit edilmiştir. 18.10.2017 tarihli Bylock kimlik tespit ve değerlendirme tutanağında, sanığın nüfus kaydından İ.E. ve Y.N. isminde çocuklarının bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın Bylock şifresi ile uygulama içi adının çocuklarının isimleriyle uyumlu olduğu, sanığın bir kısım Bylock kullanıcıları tarafından da "yusufinci" ismiyle kaydedildiği, yine sanığın Bylock kullandığı tespit edilen ve eşi adına kayıtlı olan ... numaralı gsm hattının sanık tarafından ... ve ... gibi şirketlere iletişim numarası olarak bildirildiği, bu hususlar göz önünde bulundurularak ... ID'li Bylock hesabının sanık tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir. Sanığın kullanıcı adının birebir gerçek isim ve soy isminden oluştuğu anlaşılmıştır. ... Sanık tarafından ... tarihinde ... ID'li hesaba "i. (sanığın kızının adı) falan hasta uzak bir yere gitmeyeyim." şeklinde mesaj gönderildiği anlaşılmıştır. Sanığın eşi üzerine kayıtlı gsm hattı üzerinden Bylock kullanmış olması bakımından sanığın eşi M.H.K.'un daha önce yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinden temin edilen evraklar ve UYAP "Kişi Cezaevi Bilgileri" ekranından sanığın eşi M.H.K.'un 01.09.2014-04.09.2014 tarihleri arasında gözaltında kaldığı ve 05.09.2014 tarihinde tutuklandığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunduğu ve halen ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmıştır. Söz konusu Bylock hesabının son online olma tarihi (24.06.2015), Bylock hesabı üzerinden yapılan yazışma tarihleri ile yukarıda yapılan diğer tespitler de nazara alındığında, söz konusu hesabın hakkında aynı suçtan soruşturma ve kovuşturma yürütülen sanığın eşi tarafından değil, bizzat sanık tarafından kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır...." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.