Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/4242 E. 2023/13843 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/4242
- Karar No
- 2023/13843
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4242 Karar No : 2023/13843 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. .... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bir mahkumiyet hükmü olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir bağının olmadığı, sabit hatlardan aranma sayısının az olduğu ve sürekliliğinin olmadığı, dava konusu işlemle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek kesinleşen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ... adına kayıtlı ... numaralı hattın 2010 ve 2018 yılları arasında HTS dökümlerinde bahse konu hattın büfelerde ve iş yerlerinde kullanıldığı değerlendirilen sabit kontörlü telefonlardan kendi baz kayıtlarına göre 2011 yılında 7, 2012 yılında 5, 2013 yılında 2 defa olmak üzere toplamda 14 kez aradığı yada arandığının tespit edildiği, sanık ... adına kayıtlı ... numaralı hattın 2010 ve 2018 yılları arasında HTS dökümlerinde bahse konu hattın büfelerde ve iş yerlerinde kullanıldığı değerlendirilen sabit kontörlü telefonlardan karşı baz kayıtlarına göre 2013 yılında 1 kez aradığı yada arandığının tespit edildiği, yine sanık ...'nın adına kayıtlı 0 536.....29 numaralı hattının ... nolu sabit hat tarafından 06.01.2013 tarihinde saat 19:06 da arandığı, aynı gün saat 19:05'de aynı konuda hakkında soruşturma yürütülen M.T.'nin da aynı sabit hat tarafından ardışık olarak arandığının tespit edildiği, HTS kayıtlarından sanığın cep telefonuyla sabit kontörlü telefonlarla yaptığı ardışık görüşmeler dikkate alındığında örgütün mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğu, TSK mensubu asker kimliğine rağmen FETÖ içerisinde bağlı olduğu mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri bu şekilde sanığın örgütle organik bağ içerisinde örgütsel eylemlerinin çeşitlilik gösterdiği,..." yolundaki tespitler, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.