Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/4241 E. 2023/15836 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/4241
- Karar No
- 2023/15836
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4241 Karar No : 2023/15836 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...'a vesayeten ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve tüm özlük ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarıldığı tarihte FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Mahkemelerce değerlendirme yapılırken işlemin tesis edildiği zamana göre değerlendirme yapılması gerektiği, davalı idare tarafından işlemin dayanağını gösteren hiçbir gerekçe sunulmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin, Anayasa'nın 2., 38. ve 90. maddelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'un davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın 17/06/2020 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 16/10/2019 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararında yer alan, '...3- Sanık ...'un eyleminin değerlendirilmesi: Albay rütbesinde olup, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığı Sicil Kıdem Şube Müdürü olarak görev yapmakta olan sanık M.S.V'in görevlendirmesi üzerine Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterini zorla derdest edecek ekibi belirleyerek, onlardan bir kısmına görevi bizzat tebliğ ettiği ve ekibin emir komutasını bizzat üstlenerek, derdest etme ve alıkoyma eylemine olay yerinde katıldığı gibi diğer sanıklar B.Ö. ve S.T.'yı odasına çağırarak sözde görevi bizzat tebliğ ettiği, Sanıklardan Albay E.E.'un odasına giderek ve onun personeli olan sanık Y.E.C.'i çağırtarak, ona orada sözde görevi birlikte tebliğ ettikleri, sanığın ayrıca 15 Temmuz öncesinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında yapılan gizli toplantılara katılıp, 13.07.2016 günü Muhafız Alayına gelerek Alay Komutanı sanık M.K.B.'la kaçırma eyleminin ayrıntılarını görüşerek, olayda kullanılacak ambulansla sanıklar M.K.B. ve Tabip Binbaşı A.P.'la birlikte keşif yaptıkları anlaşılmıştır. Sanık ...'un, olay günü diğer sanıklar Binbaşı F.Ş.'e ait ve onun tarafından kullanılan ... plakalı ... marka araçla yanında diğer sanıklar Binbaşı S.S. ve Binbaşı B.Ö. olduğu halde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına geldiği, önceden aralarında kararlaştırdıkları gibi sanık ...'u Dikmen'deki evinden alan diğer sanıklarla birlikte Muhafız Alayına geçtikleri, sanıklar Muhafız Alayına üç sivil araç içerisinde toplam 11 kişi gittikleri, sanık ...'un olay günü saat 21.00 sıralarında Binbaşı B.Ö.'i arayarak telefonda "tatbikat başladı geçerken beni de alın" dediği, Muhafız Alayındaki Nizamiyeye geldiklerinde sanık Nizamiye görevlilerine "koruma tatbikatı" deyince herhangi bir kayıt ve kontrol yapılmadan kolayca içeriye girdikleri, sanığın Alayın içerisinde daha önceden belirtilen şekilde keşif yaptığından araçları yönlendirerek Alay Revirinin önüne kadar götürdüğü, sanığın orada olay sırasında kullanmaları için ekipte bulunan askerlere plastik kelepçe dağıttığı, Alay Revirinde yanlarına gelen Alay Komutanı M.K.B. ve Alay Nöbetçi Amiri H.A.'la görüştükten sonra Genel Sekreterin 25 Nolu Nizamiyeye geldiği yönünde haber gelince araçlara binerek Nizamiyeye doğru hareket ettikleri, Alay Komutanına tahsisli 002357 plakalı Clio marka araca Alay Nöbetçi Amiri Binbaşı H.A.'la birlikte bindiği, diğer sanıkların ise ambulansa binerek hep birlikte belirtilen Nizamiyeye geçtikleri, nizamiyede ekipte yer alan askerleri ve Binbaşı H.A.'la birlikte bizzat yönlendirdiği, Ambulanstan kimlerin inerek müdahalede bulunacağını, Genel Sekreterin zorla ambulansa bindirilmesinden sonra ona kimlerin refakat edeceğini bizzat belirlediği, sanık ...'un talimatıyla diğer sanıklar A.H., B.Ö., S.S., Y.K. ve O.E. ambulansa binerek Genel Sekreteri Akıncılar Üssüne götürdükleri, Ambulansı sanık A.H. kullandığı anlaşılmıştır. Kara Kuvvetleri Personeli olduğu halde 02.00-03.00 sıralarına kadar Muhafız Alayında kalmaya devam eden sanığın ambulansla Akıncılar Üssüne giden şüphelileri ve orada kalan şüphelileri yönlendirmeye devam etttiği, bu bağlam da halkın yolları kapatması nedeniyle Alaya ulaşamayan ambulanstaki diğer sanıklara Kara Kuvvetleri Karargahına geçmeleri yönünde talimat verdiği, saat (03.00'den sonra) sivil kıyafetlerini giydikten sonra sanık Y.U.'ın aracına binerek Muhafız Alayından ayrıldığı ve evine gittiği, Sanık M.K.B.ın 15 Temmuz sonrası gece yarısında saat 02.00 sıralarında sanık ... ile birlikte Alay Revirine geldiklerinde, sanık M.K.B. orada bekleyen ekipteki kişilere hitaben "arkadaşlar olay bitmiştir, ben birazdan makamıma geçecğim, 2 Nolu Nizamiyeyi açtıracağım, oradan çıkabilirsiniz, herkes kendi başının çaresine baksın, hepinizin çoluk çocuğu var, ona göre ayağınızı denk alın" şeklinde olayla ilgili konuşmamaları konusunda uyarılarda bulunduğu akabinde konuşan sanık ... ise "arkadaşlar Alay Komutanının söylediklerini unutmayın hepinizin çoluk çocuğu var" diyerek onu teyit ettiği, 15 Temmuz başarısız darbe teşebbüsü sonrasında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterin derdest edilmesi ve alıkonulması olayını gizlemeye çalışan sanık ..., sanık B.Ö. aracılığıyla 17.07.2016 tarihinde Astsubay Y.E.C.'le irtibata geçtiği, Israrlı buluşma talepleri sonrasında Bahçelievler Balıkçı Halinin önünde Y.E.C.'le buluştuklarında sanığın ona olayı anlattırarak, üstü kapalı olarak kendilerini ele vermemesini söylediği, diğer yandan 17.07.2016 tarihinde şüpheli B.Ö. aracılığıyla "hiç kimseye hiçbir şey söylemeyeceksiniz, çoluğunuz çocuğunuz olduğunu unutmayın, eğer sizi alırlarsa isim ve bilgi vermeyin" şeklinde haber gönderdiği, ayrıca olaydan 2 hafta sonra serviste kendisiyle karşılaşan sanık F.Ş.'in "komutanım herkesi alıyorlar, beni alırlarsa ben her şeyi anlatırım, bu konuda çok muzdaribim, vicdanen rahatsızım" demesi üzerine "sen bilirsin, biz sana söyleyeceğimizi söyledik, bu iş burada bitmez" şeklinde sözler söylediği...' yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının davacı ve vasisi ile davalı idareye tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.