Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/4145 E. 2023/16798 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/4145
Karar No
2023/16798

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4145 Karar No : 2023/16798 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından vekalet ücretine yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının "..408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında istinaf başvurusunun hangi sebeplerle reddedildiğine dair gerekçe gösterilmediği, iddialarının karşılanmadığı, dosyadaki delillerin, kamu görevinden çıkarma kararından sonra temin edilen deliller olduğu, "non bis in idem" ilkesine uygun davranılıp davranılmadığının değerlendirilmediği, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmayan ve savunma alınmaksızın, soruşturma açılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, Anayasa'nın 2., 11., 138., 141. maddelerinin, adil yargılanma hakkının, çelişmeli yargılama ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, ayrımcılık yasağının, belirlilik ilkesinin ihlal edildiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda ve OHAL süresiyle sınırlı geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, KHK ile terör örgütü üyesi ilan edilerek savunması alınmadan kamu görevinden çıkarmanın masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, yasal yayın organına yapılan ödemenin suç sayılmasının ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği, üyesi olduğu belirtilen sendika hakkında, terör örgütü üyesi olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararının bulunmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan; her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Öte yandan; olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/4145, K. 2023/16798, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-4145-e-2023-16798-k-6920db56df1c