Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/3933 E. 2023/17222 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/3933
- Karar No
- 2023/17222
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3933 Karar No : 2023/17222 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. madde hükmü uyarınca, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın açıkça hukuka aykırı olduğu,Türk Silahlı Kuvvetlerinin onurlu üniformasını askeri öğrencilik dahil olmak üzere onlarca yıl boyunca, onurla, gururla ve lekesiz bir şekilde taşıdığı, gerek öğrencilik yıllarında, gerekse de subaylık meslek hayatında FETÖ/PDY terör örgütü mensupları ile hiçbir şekilde ilişkisinin mevcut olmadığı, Askeri Lise, Hava Harp Okulu ve Harp Akademisi sınavlarını tamamen kendi kişisel çalışmalarıyla kazandığı ve buralardan başarıyla mezun olduğu, örgütün dershanelerinde veya okullarında eğitim görmediği, ByLock isimli programı kullanmadığı ve örgütle ilgili vakıf, dernek, sendika ve buna benzer kurum, kuruluş ve yapılarla hiçbir ilişkisinin olmadığı, yine örgütün bankasına para yatırmadığı gibi bugüne kadar örgüte maddi anlamda hiçbir yardım ve bağışta bulunmadığı, örgütün hiçbir toplantısına katılmadığı, ayrıca isminin ankesörlü telefonla arananlar listesinde de bulunmadığı, bunların dışında kendisi ile ilgili yapılacak araştırmaların hiçbirinde örgüt üyesi olduğuna dair tek bir bulguya dahi ulaşılamayacağı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Diğer taraftan dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemeden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmesinden sonra, kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmış olup, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla davacı hakkındaki ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayısına kayden derdest olduğu görülmekle birlikte, İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin dikkate alınması ve bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararı davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmamaktadır. Bununla birlikte ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri (Hava Kuvvetleri Komutanlığı) bünyesinde Hv.Plt.Kur.Yb. olarak bir dönem Ankara 11.Hv.Ulş.Üs K.lığında görev yaptığı, ... (...) mail hesabı üzerinden 28.08.2016 tarihinde “fetö darbe” başlığıyla gönderilen ihbarda “Fetullahçı Terör Örgütü içerisinde faaliyet gösteren subaylardan olduğu” şeklinde ihbarda bulunulduğu, 03/10/2016 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında; Tanık U.I.'ya suça konu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasının içerisinde olup olmadıkları konusunda kendisine fotoğrafı gösterilen şahıslarla ilgili fotoğraf teşhis işlemi yaptırıldığı ve ilgili şahıslarla ilgili bilgisinin alındığı, belirtilen tutanakta tanığın;1 nolu fotoğraftaki şahsın E. A. olduğu, bu şahsın Ankara 11. Üs komutanlığı Etimesgut Hava Hastanesi Müdürü olan Kurmay Binbaşı N. B'nin eşi ...'ün abiliğini yapan şahıs olduğunu, kesin ve net olarak teşhis ettiği, Hazırlık aşamasında U. I. isimli şüpheli FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren şahısların kendilerini ya da fotoğraflarını görmesi halinde teşhis işleminde bulunabileceğini beyan etmesi üzerine, temin edilen dijital fotoğraflar ile teşhis işlemine geçildiği, ilgili mevcut fotoğrafların usulüne uygun olarak gösterildiği, şüphelinin fotoğraflara dikkatli bir şekilde baktıktan sonra fotoğrafları çıkartılan şahıslar hakkında düzenlenen 03/10/2016 tarihli (saat 22:00) fotoğraf teşhis tutanağı ve içeriğindeki ifadelere göre; 74 nolu fotoğraftaki şahsı hiç görmediğini, (...) N. B.'nin eşi olduğunu, açık kimliğini görevlilerden öğrendiğini, ... kod adlı E. A. ile irtibatlı olduğunu, M. K.'nın yaptığı toplantılarda duyduğunu, ... kod adlı K. A., ... kod adlı E. A. ile hafta sonları evlerini ziyaret ettiğini söylerdi şeklindeki beyanı, Tanık U. I'nın sanığın ... Kod adlı E. A. ile irtibatlı olduğunu, toplantılarda duyduğunu, E. A.'nın sanığın abiliğini yaptığını, ... (K) K. A.'nın, ... (K) E. A. ile birlikte hafta sonları sanığın evini ziyaret ettiğini duyduğunu beyan ettiği de nazara alındığında; sanığın sivil imam (MÜDÜR) olan ... (K) E. A. ile irtibatının bulunduğu ve ona bağlı olarak örgütsel faaliyet yürüttüğü, kendisi gibi pilot olan eşi N. B’ninde örgüt içerisinde K. (K) K. A'ya bağlı olarak faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığı.." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.