Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/3158 E. 2023/17105 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/3158
- Karar No
- 2023/17105
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3158 Karar No : 2023/17105 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, kamu hizmetinden çıkarmaya dair usul ve esasların Anayasa ve 657 sayılı Kanunda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın, hakkında soruşturma açılmaksızın ve savunma hakkı tanınmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, OHAL KHK'sı ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra hukuka aykırı usul ve yöntemler kullanılarak elde edilen delillerin önceki kararı hukuka uygun yapmayacağı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak Kanun Hükmünde Kararnamenin amaç, konu ve süre bakımından hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğu, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu, OHAL Komisyonunca hak ihlalleri yönünden inceleme yapılmadığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, ceza hukuku ilkeleri ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asya hesabına para yatırmadığı, yasal bir şekilde faaliyet gösteren bankaya para yatırmanın suç teşkil etmediği, Bank Asya hesabına yatırdığı para miktarının yüksek olmadığı, sadece kendi hesabına para yatırdığı, kredi çekmek suretiyle para yatırmadığı, Bank Asya nezdindeki hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu, döviz ve altın bozdurarak para yatırmadığı, hesabın daha önce işlemsiz olmadığı, kredi kartı kullanımı nedeniyle aktif olduğu, Devletin izin verdiği sendikaya Anayasal hakkını kullanarak üye olduğu, örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, çocuğunun iyi bir eğitim alması için özel okula gönderdiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan belgelerin incelenmesinden, davacının ilk defa 20/01/2014 tarihinde Bank Asya'da kasadan hesaba para yatırmak suretiyle hesap açtığı, öte yandan her ne kadar dava konusu işlemde davacının Şubat 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında toplam 30 ay süreyle Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu belirtilmiş ise de; davalı idarece dava dosyasına sunulan üyelik ve üyelikten çekilme bildirim formlarının incelenmesinden, davacının anılan sendikaya ilk defa 15/07/2012 tarihli üyelik formu ile başvurmak suretiyle üye olduğu, sendikanın feshini müteakip sonlanan üyeliğini 13/12/2013 tarihli üyelik formu ile yenilediği ve 18/07/2016 tarihli başvuru ile de üyeliğini sonlandırdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dosyası ve mahkeme kararında yer alan tespitler ile yukarıda yer verilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.