Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/3113 E. 2023/17110 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/3113
Karar No
2023/17110

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3113 Karar No : 2023/17110 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı):...Müdürlüğü / ... Vekili: Av. ... İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, faizsiz bankacılık yapan finans kuruluşlarını tercih etmesi nedeniyle Bank Asya'da hesabının bulunduğu, yasal bir şekilde faaliyet sürdüren bankaya yatırılan paranın suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asya hesabına para yatırmadığı, bu hususun ceza mahkemesi kararında belirtildiği, mahkeme kararında yer alan 2 adet EFT işleminin açıklamalarında yer alan "Bank Asya batmaz, Bank Asya batırılamaz" ifadelerinin tamamen para kazanma hırsı ile yazılmış olan ifadeler olduğu, o dönemde en yüksek kar payını veren bankanın Bank Asya olduğu, hiçbir kişinin yüksek kazanç elde ettiği bir işletmenin kendisi ile ilgili olmayan bir sebep yüzünden kapanmasını arzu etmeyeceği, dolayısıyla sadece para kaybetme riskinin oluşturduğu duygularla toplam 400 TL tutarında olan 2 adet EFT işleminde tamamen gayriciddi olarak bu açıklamaları yazdığı, bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra da para yatırmaya devam ettiği, Devletin izin verdiği sendikaya Anayasal hakkını kullanarak üye olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren basın yayın kuruluşlarına yapılan ödemenin suç olmadığı, OHAL Komisyonunca hak ihlalleri yönünden inceleme yapılmadığı, "mensubiyet", "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği 26/05/2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, terör örgütü üyeliğinin kasten işlenebilen bir suç olduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, darbe girişimiyle hiçbir ilgisi olmadığı, hakkında soruşturma açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin amaç, konu ve süre bakımından hukuka ve Anayasaya aykırı olduğu, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmaması nedeniyle hükmünde olduğu, ceza hukuku ilkeleri ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi:.... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/3113, K. 2023/17110, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-3113-e-2023-17110-k-43e7f56e72c4