Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/3088 E. 2023/14680 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/3088
- Karar No
- 2023/14680
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3088 Karar No : 2023/14680 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ... Vekili: Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : Kilis ilinde istihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğuna dayanak teşkil eden delillerin hukuka aykırı olduğu, hakkındaki ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu kabul edilerek karar verildiği, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Diğer yandan, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... somut olayda tanık M.Ş.E. ve V.K.A'nın soruşturma aşamasında müdafileri huzurunda alınan ve mahkememizce itibar edilen beyanlarında sanık ile ilgili anlatımlarında yer, zaman ve olay bildirdikleri, alınan MASAK raporuna göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında işlem yapılan kişiler ile arasında para transferinin bulunduğu, ByLock tespit tutanakları ve getirtilen HTS kayıtları sonrasında alınan bilirkişi raporu ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli iletişim araçlarından ByLock programını kullandığı, bahse konu MİT teftiş kurulu raporunda, sanığın örgütsel irtibatlarına ilişkin tespitlerin olduğu, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı, bu şekilde örgütün hiyerarşisinde bulunduğu, bu suretle mahkememizce itibar edilen beyanlar, dosyada bulunan raporlar, MİT teftiş kurulu raporu ile MİT cevabi yazıları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın soyut, inkara yönelik savunması ile tamamen cezadan kurtulmayı amaçladığı, sübut konusunda dosyada sanık lehine yorumlanacak hiç bir şüphenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere örgüt üyeliğinden söz edilebilmesi için failin örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girmesi gerektiği, en nihayetinde örgütsel içerikli emir ve talimatları bilerek yerine getiren kişinin örgüt üyesi sayılması gerektiği, örgüt ile fail arasındaki organik bağın bu şekilde kurulabileceği, somut olayda zaman içerisine yayılan süreçte sanığın gösterdiği ısrar, süreklilik, çeşitlilik ve eylemsel yoğunluk birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin, tanıklar M.Ş.E. ve V.K.A'nın beyanları, periyodik aramalar ve HTS irtibatlarından anlaşılacağı üzere MİT'e katılmadan önce başladığı, bu dönemde örgüte müzahir toplantılara katıldığı, mahrem imamlarca periyodik olarak arandığı, yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında işlem yapılan çok sayıda kişi ile irtibatlarının olduğu, daha sonra 2013 yılında MİT'te görev aldığı, bu süreçte örgütün gizli haberleşme araçlarından olan ByLock programını kullandığı, böylece örgütün ideolojisini benimseyerek örgüte dahil olduğu, bu hiyerarşik yapı içerisinde yer aldığı, örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla ankesörlü hatlardan arandığı ve yine belirtildiği şekilde ByLock programını kullandığı, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği, nihayet sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.