Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/2951 E. 2023/13236 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/2951
Karar No
2023/13236

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2951 Karar No : 2023/13236 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Av. ..., Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesin uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılaması neticesinde hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, AİHS'nin Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, ByLock kullanıcısı olduğuna yönelik iddia olunan ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağında şahsına ait herhangi bir bilgi bulunmadığı, ziynet eşyaları olan fiziki altınlarının çalınması korkusu ile eşinin isteği doğrultusunda Bank Asya'da yatırım hesabı açtığı, faizsiz bankacılık olması, söz konusu banka tarafından hesap işletim ücreti alınmadığı ve altınların yüksek fiyattan alınması yönünde göndermiş olduğu mesajların bu bankada hesap açmasına etkisi olduğu, Devlet kurumları tarafından verilen izin ve onay neticesinde faaliyette bulunan bir bankada gerçekleştirilen bankacılık faaliyetlerinin suç olarak nitelendirilemeyeceği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı olarak işlem tesis edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturmasına istinaden BYLOCK veri tabanı üzerinde yapılan çalışmalarda; ... ID nolu BYLOCK içeriği incelendiğinde kullanıcı kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... nolu BYLOCK ID'sinin bulunduğunun görüldüğünün, ... ID numaralı BYLOCK kullanıcısının tespitine yönelik yapılan çalışmalarda ID'nin profili incelendiğinde kullanıcı adı kısmında (...), şifre kısmında (...), adı kısmında (...) yazdığının görüldüğünün, Roster kısmı incelendiğinde şahsın diğer kullanıcılar tarafından bir isimle kaydedildiğine yönelik bir veri bulunmadığının, ID'ye bağlı yazışmalar incelendiğinde içerikte herhangi bir yazışma veya mail bulunmadığının, hesabın kişiler bölümü incelendiğinde kişi listesinde Nevşehir ilinde FETÖ/PDY suç soruşturması kapsamında hakkında soruşturma yürütülen B.G. isimli şahsın bulunduğunun, ... ID numaralı BYLOCK kullanıcısının tespitine tönelik yapılan çalışmalarda ID'ye bağlı kişi listesinde B.G. isimli şahsın görülmesi üzerine ID kullanıcısının bu şahsın yakını olabileceği düşüncesiyle aile bilgisinin sorgulandığının, ID'ye bağlı kullanıcı adında (...), şifresinde kısaltılmış şekilde (...) ve adı kısmında (...) şeklinde geçen ... isminde kız kardeşinin bulunduğunun, sanığın eşi ... adına BYLOCK kaydı olup olmadığı sorgulandığında şahsın adına ... ID nolu içeriği tespit edilen BYLOCK kaydı olduğunun, bu ID üzerinde yapılan incelemede kullanıcı kimlik bilgisi tespit edilemeyen ... ID Bylock roster bilgilerinde ... şeklinde veri bulunduğunun, ... ID nolu BYLOCK içeriği kullanıcı kimlik tespiti yapılabilmesi amacıyla incelendiğinde; kullanıcı adı kısmında (...50), şifre kısmında (...) adı kısmında (...) şeklinde kayıtlar bulunduğunun, ... ID nolu BYLOCK içeriğinde kişi listesi incelendiğinde sadece M.A. isimli şahsın kayıtlı bulunduğunun, şahsın ... ID nolu kullanıcıyı ... şeklinde kaydettiğinin, yapılan tespitler ve araştırmalar sonucunda ... ve ... ID nolu BYLOCK hesaplarının sanığa ait olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği, Bu şekilde sanığın ... ve ... ID üzerinden FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kriptolu haberleşme aracı olan Bylock isimli programı kullandığının anlaşıldığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/2951, K. 2023/13236, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-2951-e-2023-13236-k-32183ee92f5d