Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/2714 E. 2023/13435 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/2714
Karar No
2023/13435

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2714 Karar No : 2023/13435 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile gerçek bir organik bağının hiçbir zaman bulunmadığı, FETÖ/PDY içindeki kimi kişilerce kendisine yöneltilen tehditler nedeniyle çok ciddi baskıya maruz kaldığı ve gerçekte oldukça az olan ilişkisini bu şekilde devam ettirdiği, hakkındaki ceza davası sonuçlanmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Daha önce emniyette ve savcılıkta ifade ve teşhiste bulunduğu, ortaokul 8. Sınıftayken orta okul müdürü ve din kültürü öğretmeninin ... kodla tanıştırdığı, ... kod'un evde ders verildiğini, ders çalışmak için örgüt evlerine gidip gelmeye başladığı o zaman cemaat olarak bildiği, bazen yapının videoları izletildiğini, kendisinin askerlik mesleğine özendiği, ... kod'un kendisine ... adı verdiği evde iken ara ara ... dediği, kendisi çalışarak ve soru verilmeden askeri okul sınavlarına girerek kazandığını beyan ettiği, askeri okul döneminde örgütten hiç kimse ile de irtibatı olmadığını , 2012 yılında İstanbul ' da Teğmen olarak çalışırken Şubat ayında bilmediği bir numaradan arandığını, arayan kişinin ... kod olduğunu anladığı, tekrar görüşelim dediği kabul etmeyince kendisiyle tehditvari konuştuğu, korkuya kapılarak kabul ettiği sonrasında ... kod adlı kişi ile tanıştırdıği, onunla ara sıra görüştüğü ancak özel bir bilgi vermediği sohbet olarak görüştüğü, ... kod'un kendisini K.T. ile tanıştırdığı, aslında görüşmek istemediği, ara sıra bir araya geldikleri, sonra K.'in ... adında biri ile tanıştırdığı, ... ile bir araya gelmeye başladıkları, 17-25 sürecinden sonra sohbetlerin seyri değiştiği, hükümet aleyhine söylemlere başladığı kendisinin de artık bazı şeyleri anladığı, ve 2014 yılının sonunda bu kişilerle irtibatını kestiği, bildiği tüm hususlarla ilgili teşhis ve beyanlarda bulunduğunu beyan ettiği bildiği her şeyi tüm açıklığıyla anlattığı, sonrasında sanığın teşhislerini yaptığı ve bildiklerini samimi şekilde anlattığı yönünde kanaat oluştuğu, sanığın beyanlarının faydalı olduğu, sanığın etkin pişmanlık çerçevesindeki beyanları, alınan HTS kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından TSK içerisine yerleştirilmek üzere askeri okullara gönderilen şahıslardan olduğu, örgüt içerisinde mahrem şahısların sanık ve diğer askeri öğrencilerle ilgilendiği,..." şeklindeki tespitlere yer verilerek, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/2714, K. 2023/13435, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-2714-e-2023-13435-k-0f3be92bc6d1