Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/2604 E. 2026/1642 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/2604
Karar No
2026/1642
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2604 Karar No : 2026/1642

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'e vesayeten ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Sakarya İli'nde konuşlu bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1'inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı'nda Hv. Svn. Uzm. Çvş. Sınıf ve rütbesinde görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığı, gerek davalı idarece gerekse İdare Mahkemesi'nce hangi terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun belirtilmediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davası neticesinde beraatine karar verildiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde Çark Kışla İnzibat Karakolu'nda görev yaptığı, o gece saat 21:00’den sonra amiri Başçavuş B.K. tarafından aranarak alarm verildiği ve kışlaya gelmesi gerektiği söylendiği, bunun üzerine yarım saat içerisinde görev yerine gelerek emir gereği hücum yeleği, silah ve mühimmat aldığı, görev yerindeki hakim atmosfer sonucu bir terör ihtimalinden kuşkulandığı, darbe bildirisinin, U.C. tarafından okunmuş ise de gürültü sebebiyle okunanları kısmen duyduğu, duyduğu kısımdan ise ülke genelindeki terör olayları sebebiyle sıkıyönetim ilan edildiği, sıkıyönetim mahkemelerinin kurulduğu, emirlere uymayanların bu mahkemelerde en ağır şekilde yargılanacağı, Valiliğin tehlike altında bulunduğunu ve güvenliği almaya gideceklerini öğrendiği, ancak, "TSK'nın yönetime el koyduğu" yönündeki bilgiye muttali olmadığı, yetkili amir tarafından verilen terör ihbarına karşı güvenlik alma amacıyla hareket ettiği, meslek hayatı boyunca asla amirleri tarafından kandırılmamış olduğundan başına geleceklerden bihaber biçimde B.K. ve ikinci sicil amiri A.Ü.’nün emriyle dakikalar içerisinde Çark Kışla’dan çıkarak Sakarya Valiliği kampüsü B kapısı'na 23:27’de ulaştığı, Sakarya Valiliği'ne ulaştıktan sonra neler olduğunu anladığı ve kanun dışı hiçbir eylemin içerisinde yer almadığı,Valilikte bulunan polislere ya da halka yönelik hiçbir eylem içinde bulunmayıp tam tersine birlikte hareket ettiği, kışladan çıktığı saate kadar ülkede neler yaşandığı ile ilgili gerçek bir bilgi kirliliğinin söz konusu olduğu, amirlerinden aldığı emirleri internetten veya basından kontrol etmek gibi bir refleks ve teamüle sahip olmadığı, asker olmasının, olağanüstü hareketliliği anlamlandırmak konusunda sivil vatandaşlardan daha fazla avantaj sağlamadığı, 15 Temmuz gecesi başına gelenler konusunda daha önce bir eğitim almadığı, kendisine daima itaat ve sorgulamama emredildiği, darbenin bir parçası olmadığı, yaşananların bir darbe girişimi olduğuna ilişkin açıklamanın kışlasından çıkarak Valilik yolunda olduğu zamana tekabül ettiği, terör saldırısına karşı güvenliği sağlama emirlerinin hukuka aykırı emir olduğu kabul edilse dahi bu durumun askeri personeli, emrin ifası yükümlülüğünden kurtarmadığı, bu nedenle, "hukuk aykırı ve fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi" halinin kabulü gerektiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka uygun ve İdare Mahkemesi kararının yerinde olduğu, temyiz talebinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkim'inin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla ...'in davacıya vasi olarak atandığı ve anılan kararın 13/01/2026 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. İdare Mahkemesi kararında, davacının, darbe girişimine yönelik eylemleri nedeniyle yargılandığı ceza davası neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği belirtilmiş olup UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde;... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası...Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçunu işlediği sabit olduğundan bahisle Mahkeme'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle 13/03/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bu kapsamda, davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve temyizde onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararında yer alan; "...... ... yönünden yapılan değerlendirme, ... her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, ...'in 1.Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı Merkez Komutanlığında Uzman Çavuş rütbesiyle görev yaptığı, 15/07/2016 tarihinde Tugay Komutanlığı'ndan alarm verildiğinden bahisle Merkez Komutanı A.Ü. tarafından göreve çağrılması üzerine görev yapmış olduğu Çark Kışla'ya geldiği, Çark Kışla'da Tugay komutanı olan Albay U.C. tarafından sıkıyönetim ilan edildiğine ve asker tarafından ülke yönetimine el konulduğuna ilişkin darbe bildirisinin okunduğu, akabinde sanığın diğer sanıklar ile birlikte U.C.'nin talimatlarını yerine getirmek amacıyla Sakarya Valiliği'ni ele geçirmek için yola çıktığı, Hükûmet Kampüsüne geldiklerinde Albay A.Ü.'nün talimatıyla kampüs etrafında konuşlandığı, yolları kestiği, vatandaşları evlerine yönlendirdiği, bu şekilde Hükûmet Kampüsünün ve Valilik binasının ele geçirilmesine katkı sunduğu ve darbe girişimine iştirak etmek kastıyla hareket eden diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/03/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/2604, K. 2026/1642, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-2604-e-2026-1642-k-6b25c496e448