Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/654 E. 2025/3426 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/654
- Karar No
- 2025/3426
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/654 Karar No : 2025/3426
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar tespit edildiğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağına dayanılarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa istinaden 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 532.091,74-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sarıyer Belediye Encümeni kararı ile aykırı imalatların bir ay içinde yıkılması ya da ruhsata bağlanması aksi halde 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesine göre işlem başlatılacağına ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, ... tarih ... sayılı işlemi yönünden; dava konusu işlemlerin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve dosyanın istinaf aşamasında derdest olduğu hususundan da bahisle, yapı tespit tutanağında belirtilen hususlar ile mevcut durumun aynı olduğu, söz konusu aykırılıkların ruhsata tabi imalatlar olduğu ve yapı ruhsatı gerektirdiği belirtilerek, dava konusu edilen izinsiz yapının bir ay içinde yıkılması ya da ruhsata kavuşturulması aksi halde 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesine göre işlem başlatılacağına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu Encümeni kararı yönünden ise; temel para cezası ile buna uygulanan artırımların doğru olduğu ancak (ç) bendi yönünden bilirkişi tarafından hesaplamanın doğru olduğu belirtilmişse de, bu bentte yer alan 'encümen kararının davacıya tebliğinden itibaren bir (1) ay içinde aykırılığın giderilmesi ya da mevzuata uygun hale getirilmesi halinde söz konusu ceza miktarının tahsil edilmeyeceği' hususuna, dava konusu encümen kararı metninde yer verilmediği, gerekli bilgilendirme ve ihtaratların yer almadığı gerekçesiyle, idari para cezasının bu kısmı yönünden hukuka uygunluk bulunmadığına, bu durumda dava konusu encümen kararının 493.363,33-TL'lik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, kalan 38.728,41-TL'lik kısmı yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ... tarih ... sayılı işlem ile Belediye Encümeni kararının 38.728,41-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 493.363,33-TL'lik kısmının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının, davacının istinaf başvurusu yönünden; dava konusu encümen kararının, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezası ile bu cezaya aynı Kanun maddesinin (c) bendinin 5., 7., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasına (toplam 35.097,62-TL) ilişkin kısmına ve ... tarih ... sayılı Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine, temel para cezasına 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendi uyarınca 3.630,79-TL artırım uygulanması kısmında ilişkin ise, 'davacının, tespite konu imalatların yapıldığı ... numaralı bağımsız bölümün kat irtifakı hakkıyla maliki olduğu, dolayısıyla bağımsız bölüm üzerindeki kullanım hakkının diğer hissedarların muvafakatına bağlı olmaksızın tek başına davacıya ait olması nedeniyle 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendinin uygulanması olanaklı olmadığı' gerekçesiyle hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesi ile kabulüne; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden ise; dava konusu para cezasının (ç) bendine ilişkin kısmının kanuni idare ve belirlilik ilkelerine uygun olarak tesis edildiği hususunda şüphe bulunmadığı belirtilerek, para cezasına aynı fıkranın (ç) bendi uyarınca ilave edilen 493.363,33-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, para cezasının bu kısmı yönünden işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına, bu cezaya aynı Kanun maddesinin (c) bendinin 5., 7., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasına (toplam 35.097,62-TL) ve ... tarih ... sayılı Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemine ilişkin kısımlarına yönelik reddine, temel para cezasına 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1. alt bendi uyarınca 3.630,79-TL artırım uygulanmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısmın iptaline, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ilave edilen idari para cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu encümen kararının, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca hesaplanan para cezasına aynı fıkranın (ç) bendi uyarınca ilave edilen 493.363,33-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Yapı tatil tutanağında tespit edilen hususların ruhsat gerektirmediği, dosyaya sundukları deliller ve bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadan, ruhsata tabi olmayan imalatlar için ruhsata tabiymiş gibi karar verildiği, dava konusu işlemlerin tamamının usul ve hukuka uygun olmadığı belirtilerek temyize konu İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısımları yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısımları yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemlerden ... tarih ... sayılı işlem yönünden oybirliği ile ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden ise üye ...'nin karşı oyuyla, oy çokluğuyla, ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY(X) 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39.maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden temel ceza miktarının belirlenmesi gerektiği, bu miktarlar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması, (ç) bendi uyarınca da aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ilave edilmek suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. "Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi gereği; idari yaptırımların belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, yani para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca hesaplanarak yapı sahibi ve ilgililerine uygulanacak idari para cezası yaptırımlarında, söz konusu ilgililerin dava açma ve kanun yollarına başvuru haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının dava konusu işlemde veya bunun davacıya tebliğine ilişkin işlemde açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, gerek davacıya verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararında, gerekse, encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin yazıda, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen imar para cezasının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının dava açma ve kanun yollarına başvuru hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak imar para cezasının ne şekilde hesaplandığı belirtilmeksizin tesis edilen para cezası verilmesine ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmamakta olup iptali gerektiğinden, davacının temyiz başvurusunun kabulü ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Sarıyer Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, Daire kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.