Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/4107 E. 2025/6871 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/4107
- Karar No
- 2025/6871
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/4107 Karar No : 2025/6871
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA) ... Enerji A.Ş. VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Karaköprü ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde, müdahil tarafından yapılması planlanan "Galyum Biyokütle Enerji Santraline Güneş Enerji Santrali Eklenmesi Projesi (5.3 MWm / 5,0 MWe’den 10,29995 MWm / 5.0 MWe'ye - 7.0 ha)" ile ilgili olarak Şanlıurfa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünce verilen... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde, dava konusu alanın biyoçeşitlilik ve fauna açısından değerlendirilmesinden; fauna elemanlarından, iki yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler için yapılan çalışmanın eksik olduğu, tür tablolarında yanlış ve Şanlıurfa ilinde yaşamayan türlere yer verildiği, yeterli araştırma yapılmadığı ve alanda yaşayan nesli tehlike altında olan veya olmayan fauna türleri için faaliyetin olumsuz etkilerini minimize edecek önlemlerin yeterince belirlenmediği, proje alanı çevresinin floristik değerlendirme listesinde geçen 57 bitkiden 21'inin proje alanına uygun olmayan türlerden oluştuğu, bir çoğunun Şanlıurfa ilinde bulunmayan türler olduğu, keşif sırasında proje alanında bulunan birçok türe proje tanıtım dosyasında yer verilmediği, alanda bulunan tehlike altında olan veya olmayan bitki türlerinin faaliyetten etkilenmemesi için alınması gereken önlemlere yeterince yer verilmediği, dava konusu alanın biyo-ekolojik açıdan değerlendirilmesinden; dava konusu projenin kurulacağı alanın biyo çeşitlilik açısından zengin bir alan olduğu, GES işletmesinin biyokütle enerji işletmesiyle birlikte çalışması halinde ekosisteme yapılan müdahaledeki yarar-zarar dengesi açısından GES işletmesinin enerji ihtiyacını karşılamadaki yararlarının zararlarından daha fazla olacağı ama işletmenin kuruluş ve bakım onarım çalışmaları sırasında ekosisteme olası etkilerinin ne olduğu hususunda gerekli taahhütlerde bulunulmadığı, dava konusu alanın kültürel miras açısıdan değerlendirilmesinden; dava konusu alanın şu an için korunması gerekli sit alanı içinde tanımlanmadığı ancak Taş Tepeler Projesi kapsamında oluşturulan Turizm Rotası içinde yer aldığı, keşif günü sahada yürütülen yüzey araştırması ile alanın taşınır ve taşınmaz kültür potansiyeline sahip olduğunun görüldüğü, keşif sürecinde alanda yürütülen kısa süreli yüzey araştırmasında tekil örnek olsa da bölgede taşınır kültür varlığı olabileceğine işaret eden çakmak taşı artıklarının bulunduğu, bu nedenle araştırmanın daha kapsamlı yapılması gerektiği, Proje Tanıtım Dosyasında alandaki kültürel mirasa ilişkin koruma taahhütlerinin eksik olduğu, taahhüt olarak belirlenen rastlantısal buluntu prosedürünün alanın gerçekliğiyle uyuşmadığı, bu hususların gözden geçirilmesi ve alanın kültürel potansiyelinin daha geniş ve detaylı olarak incelenebilmesi için ilgili kurumlardan tekrar görüş alınması gerektiği; bu haliyle, proje hakkında, alandaki kültürel miras üzerindeki etkisinin ne olacağı ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınan tedbirlerin ne olduğu hususunda etkin ve ayrıntılı olarak hazırlanan ve gerekli tedbirlerin kapsamlı olarak yer aldığı PTD'ye istinaden bir değerlendirme gerektiği, ancak dava konusu işleme dayanak olan Proje Tanıtım Dosyasında projenin çevresel etki değerlendirmesinin belirtilen yönlerden eksik olduğu anlaşıldığından, söz konusu proje ile ilgili eksik incelemeye dayalı olarak verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararında hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-) Davalı idare tarafından; usul yönünden, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının re'sen araştırılması, süresi içinde açılmamış ise davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, sürenin aşılması halinde ise menfaat ihlali şartının sağlanmaması sebebiyle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; işin esasına gelince, söz konusu projeden etkilenmesi muhtemel olan yerleşim yerlerinde hava, su ve toprak üzerine olacak etkiler, endemik bitki ve hayvan türleri varlığı, insan sağlığına, kültürel varlıklara, turizme, gıda, tarım ve hayvancılık vb. hususlara ilişkin etkiler dikkate alınarak, gerekli bilimsel verilerin sağlanması amacıyla ilgili resmi kurumlardan görüş alındığı, kurum görüşlerinde bu projenin yapılmasında herhangi bir sakınca olmadığının belirtildiği, bu kapsamda, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün de olumlu görüş bildirdiği, dava konusu işlemin kamu yararına olduğu ve diğer unsurlar bakımından da bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. 2-) Davalı idare yanında müdahil tarafından; ÇED gerekli değildir kararının bildirilmesine yönelik dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir idari işlem olmadığı, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin dikkate alınmadığı, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı, dolayısıyla temyiz istemi kabul edilerek, söz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının, ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Şanlıurfa ili, Karaköprü ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde, müdahil tarafından yapılması planlanan "Galyum Biyokütle Enerji Santraline Güneş Enerji Santrali Eklenmesi Projesi (5.3 MWm / 5,0 MWe’den 10,29995 MWm / 5.0 MWe'ye - 7.0 ha)" ile ilgili olarak Şanlıurfa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ...sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesinin, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade edeceği belirtilmiş, aynı Kanunun 10. maddesinde; gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlü oldukları, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği; proje için yatırıma başlanamayacağı ve ihale edilemeyeceği; Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı, "Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış; 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne; 7. maddesinde; "1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına; 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına, 16. maddesinde; "(1)15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. ..." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin çevresel etkileri ön incelemeye ve değerlendirmeye tabi projeler listesi olan Ek-2 listesinin 41. maddesinde; "proje alanı 2 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 1 MWm ve üzerinde olan güneş enerji santralleri (çatı ve cephe sistemleri hariç)" sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince; Harita Mühendisi, Biyolog -Fauna Uzmanı, Çevre Mühendisi, Flora Uzmanı, Biyolog-Ekobiyolog, Ziraat Mühendisi, Arkeolog, Jeoloji Mühendisi ve Elektrik-Elektronik Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; dava konusu alan fauna (hayvanlar) açısından değerlendirildiğinde; alanda bulunan fauna elemanlarından iki yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler için çalışmayı yapan uzmanın belli olmadığı, hangi dönemde arazi çalışmasının yapıldığının belirtilmediği, türleri için MAKK listelerinin tür tablolarında verilmediği, tür tablolarında tespit şeklinin (gözlem/literatür) belirtilmediği, tür tablolarında yanlış ve Şanlıurfa’da yaşamayan türlere yer verildiği, varlığı bilinen türlere ise yer verilmediği, dolayısıyla yeterli araştırma yapılmadığı ve alanda yaşayan, nesli tehlike altında olan veya olmayan fauna türlerinin faaliyettin olumsuz etkilerini minimize edecek önlemlerin yeterince belirlenmediği, bu haliyle raporun yetersiz olduğu ve fauna türlerinin faaliyetten olumsuz etkileneceği kanaatine varıldığı; dava konusu alan flora (bitki çeşitliliği) açısından değerlendirildiğinde; Praje Tanıtım Dosyasının flora (sy. 98-103) kısmının kim tarafından hazırlandığının (flora uzmanı olup olmadığı), arazi gözlem tarihinin ne zaman ve hangi vejetasyon dönemlerinde yapıldığının belli olmadığı, tespit edilen türlerin hangi yöntemle (arazi, literatür, gözlem) listeye eklendiğinin ifade edilmediği, tür tablosunda, türlerin tespit şekli (arazi, literatür, gözlem), popülasyon yoğunluğu ve endemik olup olmadığı gibi bilgilere yer verilmediği, Proje Alanı Çevresinin Floristik Değerlendirme Listesi Tablo 30’da (sy. 101-103) geçen 57 bitkiden 21 türün (% 36.8) proje alanına uygun olmayan ve birçoğu Şanlıurfa sınırları içerisinde olmayan türler olduğu, özellikle listede verilen 9 (dokuz) ağaç türüne proje alanında rastlanmadığı, proje alanının sulak habitat olmamasına rağmen sulak alanda bulunması gereken 3 (üç) türe listede yer verildiği, proje alanında tespit edilen birçok türe ise yer verilmediği, dolayısıyla flora açısından yeterli araştırma yapılmadığı, alana yakın benzer bozkır habitatlar olsa da, proje alanında bulunan tehlike altında olan veya olmayan bitki türlerinin proje faaliyetlerden etkilenmemesi için alınması gereken önlemlere yeterince yer verilmediği, sayılan hususlar dikkate alındığında hazırlanan proje raporunun flora açısından yetersiz olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu alan biyo-ekolojik açıdan değerlendirildiğinde; söz konusu işletmenin, kurulduğu alanın durumu ve biyokütle tesisi birlikte dikkate alındığında, biyo-ekolojik olarak önemli riskler barındırdığı, yarar-zarar dengesi açısından ekosisteme zararının daha fazla olduğunun gözlemlendiği, dava konusu alan çevresel etki değerlendirmesi açıdan değerlendirildiğinde; proje etki alanının bulunduğu bölgede kuru derelerin ve kuyuların bulunduğu, planlanan Biyokütle Tesisinden Enerji Üretimi faaliyeti için de GES’ten enerji üretimi faaliyeti için de bir problem teşkil etmediği, biyokütle tesisine alınan "ÇED Gerekli Değildir" kararına istinaden izin alınan söz konusu proje faaliyeti “Yardımcı Kaynak Güneş Enerji Santralleri”nin, gerek inşa aşamasında gerek işletme aşamasında “yerüstü (dere, çay, gölet, pınar vb.) gerekse yeraltı (kuyu, gömülü kanal, boru, galeri vb.) su kaynaklarının kirlenmesi açısından bir risk oluşturmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu alan jeolojik ve hidrojeolojik açıdan değerlendirildiğinde; jeolojik zemin yapısı ve dayanımı bakımından GES kuruması bakımından herhangi bir sakınca bulunmadığı, aynı zamanda hidrojeolojik olarak da sakıncalı olmadığı, yine gerekli önlemlerin alınması halinde depremsellik yönünden de herhangi bir sorun teşkil etmeyeceği, dava konusu alan mera ve çayır (bitkileri) açıdan değerlendirildiğinde;... nolu mera vasıflı parselde Galyum Biyokütle Enerji Santraline, Güneş Enerji Santrali eklenebilmesi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından İl Mera Komisyonuna ilgili evraklar ile tahsis amacı değişikliği başvurusunda bulunulması gerektiği, bu şartların yerine getirilmesi halinde, mera alanı üzerinde projenin yürütülmesi açından herhangi bir sakınca görülmediği, dava konusu alan kültürel miras açısından değerlendirildiğinde; ... ada, ... parselin bulunduğu alanın şu an için korunması gerekli sit alanı içinde tanımlanmadığı, ancak Taş Tepeler Projesi kapsamında oluşturulan Turizm Rotası içinde yer aldığı, keşif günü sahada yürütülen yüzey araştırması ile alanın taşınır ve taşınmaz kültür potansiyeline sahip olduğunun görüldüğü ve belgelendiği, söz konusu parsel üzerinde, ... Enerji A.Ş.'ye ait "Galyum Biyokütle Enerji Santraline Yardımcı Kaynak olarak Güneş Enerji Santrali Eklenmesi” projesine ilişkin alınan "ÇED Gerekli Değildir" belgesinin firmanın taahhütlerinin takibi açısından bağlayıcı olmayacağı, özellikle kültürel mirasın korunması ve kültürel peyzajın bin yıllardır bozulmamış halinin bizden sonraki kuşaklara korunarak iletilmesi açısından bağlayıcı olmadığı gibi eksik kalacağı, dolayısıyla alanda kültürel potansiyeli ve kültürel peyzajın korunasını tehlikeye sokacak tüm adımlardan vazgeçilmesi gerektiği, ÇED Gerekli Değildir kararının yeniden gözden geçirilmesi, alanın kültürel potansiyelinin daha geniş ve detaylı olarak incelenebilmesi için ilgili kurumlardan tekraren görüş alınması ve bu görüşler alınıncaya kadar alanda hiçbir faaliyete izin verilmemesi gerektiği; dava konusu alan elektrik enerjisi üretimi açısından değerlendirildiğinde; dava konusu projenin Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretimi Başvurularının Teknik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te belirtilen SSKGY kriterini taşıdığı, başka bir deyişle, projesinde belirtilen güce ulaşmasının kuvvetle muhtemel olduğu, ayrıca, elektrik mühendisliği açısından Proje Tanıtım Dosyasında projeye ilişkin ayrıntılı bilgilerin verilmiş olduğu belirtilmiş, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; alanda yapılacak olan faaliyetlerin alansal-fauna açısından olumsuz etkilerinin olacağı, ÇED Gerekli Değildir kararına dayanak raporun flora açısından son derece yetersiz olduğu, faaliyetlerin ekosistem açısından da olumsuz etkilerinin olacağı, yine alanda yapılacak olan faaliyetlerin kültürel peyzaj ve bölgede son beş yılda oluşmaya başlayan kültür turizmi rotasına olumsuz etkilerinin olacağı ve ÇED Gerekli Değildir dosyasının bu kapsamda yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kültürel peyzaj, kültürel miras, flora, fauna ve biyo çeşitlilik açısından telafisi mümkün olmayan kayıpların yaşanacağı ve bunun bölgeye olumsuz etkilerinin olacağı; yeraltı, yerüstü ve dere yataklarının kirlenmesi açısından olumsuz bir etkisinin olmayacağı, mera ve çayır kullanımı açısından yoğun bir baskı unsurunun olmadığı, alanın yasal kullanım kuralları açısından hukuki eksikliklerinin olduğu, bunların giderilmesi durumunda yapılacak olan faaliyetlerin mera ve çayır açısından olumsuzluk oluşturmayacağı, jeolojik yapının bu faaliyet ile olumsuz etkilenmeyeceği ve kurulması önerilen enerji üretiminin elektrik enerjisi üretimi açısından bölgede sakınca oluşturmayacağı sonucuna varıldığı görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden; yeterli uzmanlığa haiz bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda hazırlandığı görülmekte olan bilirkişi heyeti raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu raporlar incelendiğinde; dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının dayanağı olan Proje Tanıtım Dosyasının kültürel peyzaj, kültürel miras, flora, fauna ve biyo çeşitlilik dışındaki hususlar açısından, 2872 sayılı Çevre Kanununa, bu Kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği'ne ve üstün kamu yararı, yöre halkının bireysel menfaatleri ve sürdürülebilirlik yönünden uygun olduğu, belirtilen yönlerden davaya konu kararın iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı anlaşılmakta olup, uyuşmazlık Dairemizce söz konusu raporlarda belirtilen ve ayrıca temyize konu iptal kararına dayanak alınan kültürel peyzaj, kültürel miras, flora, fauna ve biyo çeşitlilik yönlerinden yapılan tespitler çerçevesinde değerlendirilecektir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, Biyolog-Fauna Uzmanı, Flora Uzmanı, Biyolog-Ekobiyolog, Arkeolog bilirkişilerin tespitlerine itibar edilerek, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Proje Tanıtım Dosyası ve düzenlenen ek bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davaya konu projenin Galyum Biyokütle Enerji Santraline Güneş Enerji Santrali Eklenmesi Projesi olduğu, mera alanı olan uyuşmazlık konusu parselde projenin yürütülmesi açından herhangi bir sakınca görülmediği, söz konusu parselin korunması gerekli sit alanı içinde tanımlanmadığı, alanda herhangi bir endemik bitki veya hayvan türüne rastlanmadığı, ayrıca güneş enerjisinin, kurulum ve kullanım kolaylığının olmasının yanı sıra çevreyi kirletmemesi ve zararlı atık oluşturmaması gibi özelliklere sahip bir yenilenebilir enerji kaynağı olduğu hususları göz önünde bulundurularak, davaya konu proje özelinde, mera alanı getirisi faktörü ile söz konusu projenin yoğun enerji ihtiyacı bakımından sağlayacağı katkıdan kaynaklanan kamu yararı karşılaştırıldığında; ülke ekonomisi için son derece önemli bir yer tutan enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik bir faaliyet olan davaya konu projenin hayata geçirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğu, projenin Galyum Biyokütle Enerji Santraline Güneş Enerji Santrali Eklenmesi Projesi olması da dikkate alındığında yer seçiminin uygun olduğu, Proje Tanıtım Dosyasında yer verilen tespitlerin ve taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin de kabul edilebilir seviyelerde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda; dava konusu Galyum Biyokütle Enerji Santraline Güneş Enerji Santrali Eklenmesi Projesine ilişkin ÇED Gerekli Değildir kararında, hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE, 3. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Hazineden karşılanan toplam ... TL keşif ve bilirkişi giderinin davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili idareye müzekkere yazılmasına, 5. Davalı idarece yapılan ... TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız yargılama için belirlenen ...TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine; yine davalı yanında müdahil tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin de davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine, 6. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.