Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/1065 E. 2025/7025 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/1065
Karar No
2025/7025
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1065 Karar No : 2025/7025

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, İcadiye Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde, ... ada, ... sayılı parseldeki taşınmaz üzerinde yer alan yapıda, ruhsat ve eki onaylı mimari projesine aykırı imalatlarda bulunulduğu yönündeki tespitleri içeren 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen ...tarih ve ... sayılı, ... numaralı yapı tatil tutanağının, bu tutanağa dayanılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 244.654,18-TL para cezası uygulanmasına yönelik alınan ... tarih ve... sayılı Encümen Kararının, aynı yapıda ruhsata aykırı yeni imalatların yapıldığının tespitine ilişkin ...tarih ve ... sayılı ... numaralı yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ... numaralı yapı tatil tutanağı yönünden; ilgili mevzuat uyarınca 17/08/2022 yapı yerine asılmakla tebliğinin gerçekleştirildiği, söz konusu tutanağa yönelik olarak 2577 sayılı İdasri Yargılama Usulü Kanununun öngördüğü yasal 60 (altmış) günlük süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi dava da açılmaması karşısında mevcut haliyle 14/12/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı,... tarih ve ... sayılı ... numaralı yapı tatil tutanağı yönünden; iki teknik eleman ve zabıta memuru tarafından düzenlenen davaya konu yapı tatil tutanağının, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içerdiği, aykırılığa yönelik kısımların krokisine yer verildiği, bu yönüyle de ihtiva etmesi gereken unsurları taşıdığı ve Kanunda belirtilen usule uygun olarak düzenlendiği belirlendiğinden hukuka aykırılık görülmediği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı hakkında 244.654,18-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik ... tarih ve ...sayılı Encümen Kararı yönünden; yapıda, ruhsat ve eklerine aykırı alanların tamamının davalı idare tarafından 41,25 m² olarak tespit edildiği halde, bilirkişi raporunda, müstakil yapının ön cephesinde inşa edildiği tespit edilen açık teras alanının ve giriş kısmında oluşturulan rüzgarlık alanının, yapının taşıyıcı sistemini etkilemediği, ilave inşaat alanı kazandırmadığı ve yapı sınıfına girmediği, aykırılığa konu alanın ise 16,00 m² olarak tespit edildiği belirlendiğinden bu yönüyle aykırılığa konu alanın hatalı olarak tespit edilmesi ve söz konusu hatanın temel cezayı ve 3194 sayılı Kanun'un 42. maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmü uyarınca ilave edilen idari para cezasını etkileyecek nitelikte bulunması karşısında davaya konu ... tarih ve ... sayılı encümen kararı'nda hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ... numaralı yapı tatil tutanağı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle, ... numaralı yapı tatil tutanağı yönünden davanın esastan reddine, para cezasına ilişkin encümen kararının ise iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda özetle ''A ile gösterilen kısım için yapılan ölçülendirme ile alan bilgisinin birbiri ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. 7,15x2,25 ölçülerinde tespit edilen alan 16,08 m² yazılması gerekirken 21,09 m² yazıldığı tespit edilmiştir.'' şeklinde tespite yer verilmiş ve mahkemece bu tespite kararda atıf yapılmış ise de, söz konusu tespitin bilirkişi tarafından maddi hata sonucu yapıldığı, A ile gösterilen aykırılığın ölçüsünün yapı tatil tutanağında 7,15x2,95=21,09 m² olduğu, bu bağlamda idarece bu aykırılığın ölçümünde hata yapılmadığı anlaşıldığından, mahkeme kararında aykırılığa konu alan olarak belirtilen 16,08 (16,00 m²) m² ibarelerinin 21,09 m² olarak düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurularının düzeltme yapılmak suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlere karşı tebligat tarihleri itibarıyla süresinde dava açıldığı, yapı tatil tutanaklarının hatalı ölçümler içerdiği, hukuka aykırı düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksi incelemeye dayalı oluşturulduğu hususlarına değinilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin tamamının usul ve hukuka uygun olduğu hususlarına değinilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacının temyiz istemine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalının temyiz istemi yönünden; 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, söz konusu (c) bendinin 2. alt bendinde; kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40 oranında arttırılacağı, 5. alt bendinde; uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20 oranında arttırılacağı, 7. alt bendinde; özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50 oranında arttırılacağı, 9. alt bendinde; ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise %50 oranında arttırılacağı, (ç) bendinde, "Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez." hükmüne, 46. maddesinde ise; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve 22/07/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, hükümlerine yer verilmiştir. Dosyanın ve Dairemizin 2025/1075 esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden, davalı idare elemanları tarafından, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde yer alan ... tarihli, ...sayılı yapı muayene raporuna sahip yapıda 17/08/2022 tarihinde yapılan inceleme neticesinde, "Mahallen yapılan konrtolde aşağıda verildiği gibi A ile gösterilen yerde ilave alan yapılarak yapıya dahil edildiği (21,09 m²), B ile gösterilen rüzgarlık alanı yapıldığı (5,1m') ve C ile gösterilen alanın yapıldığı (15 m²)" tespitlerini içeren 1831 sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, söz konusu yapı tatil tutanağına dayanılarak 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin 5.,7., 10 ve 12. alt bentleri ve (ç) bendi uyarınca toplam 244.654,18-TL para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının alındığı, daha sonra şikayet üzerine aynı yerde yeniden yapılan denetimde, "Mühür fekki yapılarak ... no'lu yapı tatil tutanağına ek olarak ölçüleri aşağıda verildiği gibi çatı örtüsü yükseltilerek D ile gösterilen yeni alan (5.15m² * 5.35 m²) oluşturulduğu" tespit edilerek ...tarih ve ... sayılı ... no'lu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, akabinde de anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Her ne kadar İdare Mahkemesince, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ile yapı grubunun temel kriterler olarak öngörüldüğü, bu kriterlere aykırı hesaplanan temel para cezasının toplam para cezasının tamamını etkilediğinden bahisle dava konusu para cezasının tümüyle iptaline karar verildiği anlaşılmakta ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın nihai şekilde sonuçlandırılmasına olanak bulunan durumlarda, Mahkemelerin uyuşmazlığı tamamen sonlandıracak nitelikte karar vermeleri usul ekonomisi ilkesinin gereğidir. Dava konusu yapıyla ilgili olarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı davada, uyuşmazlığın teknik yönünün çözümlenmesini teminen keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, mahallinde keşfin icra edilmesi üzerine, yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve yapı grubunun bilirkişiye tespiti yaptırıldıktan sonra, bilirkişi tarafından yapılacak teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucunda temel para cezasının belirlenmesi ve bu temel para cezasından yola çıkılarak, Kanun'da öngörülen artırım oranları da uygulanmak suretiyle toplam ceza miktarının belirlenmesi, işin doğası gereği olup, yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarına göre karar verilmesi gerekmektedir, aksi bir durum davacı ile davalı idare arasındaki uyuşmazlığı sonuçlandırmayacağı gibi yeni uyuşmazlıklara da yol açabilecektir. Başka bir anlatımla, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve grubunun, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, bilirkişi tarafından teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen temel para cezası miktarına aynı fıkranın (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasına göre karar verilebileceği, temel para cezasına ilişkin söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilebileceğinden bu şekilde karar verilmesi idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Bu çerçevede, uyuşmazlıkta, bilirkişi incelemesi ile işlemin hukuka uygun olan ve olmayan kısımlarının açık bir şekilde ortaya konulduğu hallerde Mahkemesince dava konusu işlemin hukuka uygun olan kısmı yönünden davanın reddine, hukuka uygun olmayan kısmının ise iptaline karar verilmesi mümkündür. Temel para cezasındaki aykırılığın uygulanacak para cezasının tamamını etkilediği gerekçesiyle "kısmen iptal, kısmen ret" kararı yerine işlemin tamamen iptaline karar verilmesi durumunda, ilgili idare tarafından karar gerekçesi göz önünde bulundurularak yeniden işlem tesis edilmesi üzerine yargılama sürecinin yeniden başlatılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı açıktır. Bu itibarla, temyize konu kararın para cezasının iptaline ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından, yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınmak suretiyle İdare Dava Dairesince işin esası incelenerek bu kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yapı tatil tutanaklarına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı hakkında ...-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik... tarih ve... sayılı Encümen Kararına ilişkin kısmının esas yönünden oybirliğiyle, gerekçe yönünden Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, hükme bağlanmış, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39.maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden temel ceza miktarının belirlenmesi gerektiği, bu miktarlar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması, (ç) bendi uyarınca da aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ilave edilmek suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. "Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi gereği; idari yaptırımların belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, yani para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca hesaplanarak yapı sahibi ve ilgililerine uygulanacak idari para cezası yaptırımlarında, söz konusu ilgililerin dava açma ve kanun yollarına başvuru haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının dava konusu işlemde veya bunun davacıya tebliğine ilişkin işlemde açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, gerek davacıya verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararında, gerekse, encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin yazıda, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen imar para cezasının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının dava açma ve kanun yollarına başvuru hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığı belirtilmeksizin tesis edilen dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmamakta olup temyize konu İdare Dava Dairesi kararının para cezası verilmesine dair ...tarih ve ... sayılı Encümen Kararına ilişkin kısmının belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/1065, K. 2025/7025, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-1065-e-2025-7025-k-e0f8c38b075d