Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2062 E. 2026/63 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2062
- Karar No
- 2026/63
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2062 Karar No : 2026/63
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı (Çamlıca Kulesi ve çevresi) davalı idare adına kayıtlı taşınmazın, 35.533,00m²'sinin, 18/02/2019-31/08/2021 tarihleri arasındaki dönemde otopark, kapalı alan, yeşil alan ve güvenlik olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 14.270.380,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Oluru ile söz konusu alanın 30.000m²'lik kısmının davacı şirkete tahsis edildiği ve davacının, 12/10/2020 tarihinden itibaren söz konusu alanda zilyet olduğu; fakat davacı şirketin 5.233,00m²'lik tahsis dışı alanda otopark, kapalı alan, yeşil alan ve güvenlik olarak işgalde bulunduğu anlaşıldığından bu kısım için 12/10/2020 tarihinden sonra ecrimisil ödemesi gerektiği; bu kapsamda 12/10/2020-31/08/2021 tarihleri arasında söz konusu kullanım için toplam 695.312,304TL ecrimisil istenebileceği sonucuna varılarak; dava konusu 14.270.380,00TL bedelli ecrimisil ihbarnamesinin bu tutara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, fazladan tahakkuk ettirilen 13.575.067,70TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 13.575.067,70TL'lik kısmının iptaline, 695.312,30TL'lik kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dava konusu taşınmazın, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Belediye Başkanına verilen yetki üzerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı) ile yapılan 18/02/2014 tarihli "Ek Protokol"ün c/2. maddesi ile, "Çamlıca Tepesi TV Kulesi ve Entegre Tesisleri Projesi, İBB'nin tahsis edeceği alanda kurulacağının", belirtildiği, davalı idarenin 10/04/2015 tarih ve 1155 sayılı yazısıyla, ekinde yer alan hava fotoğraflarında belirtilen 10.000,00m² alanın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına tahsis işlemlerine başlanılarak, 24/06/2015 tarihli "Tahsis Edilen Taşınmaz Malın Teslim Senedi" ile adı geçen Bakanlığın Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'ne teslim edildiği, her ne kadar davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla dava konusu taşınmazın 20.150,00m²'lik kısmının güvenli giriş çıkış ve kamunun kullanımına açık olmak şartıyla kullanıma izin verilmiş ise de davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bu işlemin geri alındığı görülmekte olup hali hazırda 10.000,00m²'lik alanın dava dışı Bakanlığa tahsis edildiği, bu alan haricinde geçerli/ yürürlükte olan bir tahsis işleminin bulunmadığı; neticeten koru vasıflı, davalı idare adına tescilli olan dava konusu taşınmazın davacı tarafından, tahsisli olan 10.000,00m²'yi aşacak şekilde "otopark + kapalı alan + yeşil alan + güvenlik" olarak fuzulen işgal edilek kullanıldığı hususunun sabit olduğu ve söz konusu taşınmazın 12/10/2020 tarihli "Devir Teslim Tutanağı" ile davacı Şirkete teslim edildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; davacı şirketin (35.233-10.000=) 25.233,00m² alanda, 12/10/2020- 31/08/2021 tarihleri arasında fuzulen şagil olduğu; 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile dava dosyasında mübrez bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, 12/10/2020-31/08/2021 tarihleri arası dönem için hesaplanan 3.362.410,98TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından; dava konusu 14.270.380,00TL bedelli ecrimisil ihbarnamesinin, 3.362.410,98TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kısmen reddine, kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına; neticeten, dava konusu işlemin 10.907.969,02TL'lik kısmının iptaline, 3.362.410,98TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, taşınmaza ilişkin tahsisin 2009 ve 2014 tarihli protokoller uyarınca ve şartlı olarak yapıldığı; davacı şirketin alanın işletmesini devralmasıyla birlikte tahsis amacına ve tahsis ile öngörülen projelere aykırı surette alanda yeni yapılaşmalar yapıldığı gibi kullanım alanının da genişletildiği ve kamunun kullanımının tamamen engellendiği; bu hususlara cevaz veren bir meclis kararı bulunmadığından şirketin tüm bu kullanımlarının "fuzulen işgal" niteliğinde olduğu ve ayrıca kıymet takdirinin mevzuata uygun yapıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu; Davacı tarafından ise taşınmazda fuzuli şagil olmadıkları, alanın, Bakanlığa tahsis edilerek, işletme hakkını aldıkları 10.000m2'lik kısmında "Kule" bulunduğu ve alanın kalan 20.533m2 kısmının ise eskiden olduğu gibi yeşil alan olarak kamunun kullanımında olduğu ve taraflarının herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı ve kararın redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu; ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idare tarafından ise cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulüyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmış; 85. maddesinin 2. fıkrasında, ecrimisilin tespit ve takdirinde, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulacağı;70. maddesinde ise, "(4) Tahsisli veya kiralanmış yerlerin yetkili idarenin bilgisi dışında kullanılması veya kullandırılması, ecrimisil alınmasını gerektirir." düzenlemesine yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde Mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz alma, kamulaştırma, satma ve tahsis etmenin Belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında olduğu; 8. fıkrasında ise Belediye mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşı suç işlemiş sayılacağı ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 10/10/2006 tarih ve 26315 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Tahsis: Mülkiyeti kendilerinde kalması koşuluyla kamu idarelerince, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazların, birbirlerine veya köy tüzel kişiliklerine; Hazineye ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin ise, Maliye Bakanlığınca hizmetin devamı süresince kamu idarelerinin veya köy tüzel kişiliklerinin bedelsiz olarak kullanımına bırakılmasını ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır; "Tahsis Yetkisi" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, belediyelerin, kendi mülkiyetlerindeki taşınmazları 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin (h) bendi uyarınca tahsis edebileceği; 8. maddesinde, adına tahsis yapılan kamu idaresinin, tahsisli taşınmazın işgal ve tecavüzlere karşı korunması ile ilgili her türlü tedbiri almak, işgal ve tecavüz halinde yasal yollara başvurmak ve durumu taşınmaz maliki kamu idaresine bildirmek zorunda olduğu; 9. maddesinde, "(1)Tahsis işlemi; a) Kamu hizmetinin sona ermesi, b) Taşınmazın tahsis amacı dışında kullanılması veya maliki kamu idaresinin izni olmaksızın üçüncü kişilere kullandırılması, c) Taşınmazın en az iki yıl boş bırakılması veya hiç kullanılmaması, ç) Taşınmazın tahsis amacının değişmesi, d) İmar plânıyla, taşınmazın başka bir amaca ayrılması, e) Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen tedbirleri alma ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, f) Tahsis amacının ortadan kalkması halinde" tahsis yapılan kamu idaresinin görüşü alınmaksızın tahsisi yapan kamu idaresince tahsisin resen kaldırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında, hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ve taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği; 7. fıkrasında, "Hazine taşınmazının adına tahsis yapılan idare tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiğinin tespiti halinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde kiracı ve tahsisli idareye; ...yetkili idareden kiralama talebinde bulunulmaması... halinde; taşınmazın tahliye edileceği ve bildirim tarihi itibariyle geriye dönük tahsisli idarenin sözleşmede belirlediği kira bedellerinin onbeş gün içinde Hazineye ödenmesi gerektiği, aksi takdirde gerekli yasal yollara başvurulacağı yazıyla bildirilir. On beş günlük süre içerisinde ödenmeyen kira bedellerinin (genel bütçeye gelir kaydedilenler hariç) kiracı ve tahsisli idareden müşterek ve müteselsilen tahsili için yasal yollara başvurulur. Ödeme süresinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi veya Yetkili İdare nezdinde kiralanması için talepte bulunulmaması ...halinde taşınmaz tahliye edilir. Ayrıca, taşınmaz tahsisli idare tarafından kira bedeli alınmaksızın kullandırılıyor ise, geriye yönelik olarak da ecrimisil tespit ve takdiri yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Belediyelere ait taşınmazların, tahsisinin mümkün olmasına karşın, tahsisli taşınmazın, tahsis amacı dışında kullanılması halinde, tahsis yapılan idarenin bu hususu bildirmekle yükümlü olduğu ve tahsis eden Belediyece, belirtilen kullanım nedeniyle tahsisin kaldırılması ve/veya ecrimisil tespit ve takdir edebileceği kuşkusuzdur. Dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı (Çamlıca Kulesi ve çevresi) davalı idare adına kayıtlı taşınmazın, 22/06/2021 tarihli Tespit Raporuyla, "Şirket Müdürünün 'bina taban alanının tahsisinin yapıldığı, geriye kalan yeşil alan ve personel otoparkının tahsis işlemlerinin devam ettiğini' beyan ederek tespite izin vermediği, 2.628m² kule taban alanı, 32.905m² yeşil alan, personel otoparkı ve güvenlik olarak toplamda 35.533,00m² kullanım olduğu"nun tespit edildiği, müteakiben 05/08/2021 tarihli Başkanlık Değerleme Komisyonu Kararıyla 2020 yılı Emlak Vergi Değerinin (3.283,56TL) 336 sayılı Milli Emlak Tebliğine göre %3'ü (8,21TL/m²) de dikkate alınarak birim metrekare bedeli 15,00TL/m² kabul edilerek 2021 yılı ecrimisil bedelinin aylık 532.995,00TL olarak hesaplanmak suretiyle 18/02/2019-31/08/2021 tarihleri arasındaki dönem için toplam 14.270.380,00TL bedelli ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin davacıya tebliği üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin, alıntılanan mevzuat uyarınca değerlendirilmesinden; ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, bir bölümünün 19/03/2010 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ile uygun bulunarak yürürlüğe giren 10/12/2009 tarihli Protokol ve yarışma süreci ile imar planlama süreçlerinin uzaması nedeniyle imzalanan 18/02/2014 tarihli Ek Protokol kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına tahsis edildiği ve müteakiben "Küçük Çamlıca TV-Radyo" Kulesinin işletmesinin davacı Kule Verici Tesisleri İşletim ve Teknolojileri Anonim Şirketi'ne verilerek "Kulenin" işletilmesi hususunda 05/05/2017 tarihli protokolün akdedildiği; Bakanlığın ... tarih ve E... sayılı yazısında belirtilen talep üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 20.150m²'lik kısmında, kulenin taşıdığı stratejik önem sebebiyle Küçük Çamlıca Korusundan bağımsız olarak belirlenecek noktalardan güvenli giriş çıkışı sağlayacak ve kamunun kullanımına açık olacak şekilde vaziyet planı doğrultusunda düzenleme yapılmasına sakınca bulunmadığının belirtildiği ve nihayetinde taşınmazın 23/09/2020 tarihli Bakanlık Olur'una istinaden, 30.000,00m²'lik alanı, Radyo ve TV yayınlarının yapılmasını sağlayacak yayıncılık sistemleri, mobil ve sabit hat, OKTH, radyolink, ISS gibi teknik altyapı ve alanlar ile seyir ve restoran katları, podyum kat ve çevresi gibi sosyal alanlar olarak işletilmek üzere 12/10/2020 tarihli "Devir Teslim Tutanağı" ile davacı Şirkete teslim edildiği; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla ise 06/06/2018 tarihli yazıda belirtilen Başkanlık görüşlerinin geri alındığına ilişkin belgelerin dosyaya sunulmuş olmasına karşın; - taşınmazın ne miktarda ve hangi kısmının, ne surette tahsis edildiği; 06/06/2018 ve 18/05/2021 tarihli işlemleri tesis eden yetkililerin, taşınmaz tahsisi veya tahsisin geri alınmasında yetkili olup olmadıkları; davalı idarenin yazışmalarında görülen 10.000m² ve 20.150m²'lik kısımlara- sınırlara ilişkin sayısal verilerin veya görsellerin bulunmaması yanında mahallinde yapılan keşif sırasında GPS-Cors cihazı ve benzeri teknik cihazlar kullanılmadığı anlaşıldığından, taşınmazın işlemde belirtilen dönemde ne kadar kısmının kullanıldığı; - tahsis alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, tahsis edilen alandan daha geniş bir alanı işletme sözleşmesi kapsamında davacı şirkete devretmiş olmasına yönelik iddia ve tereddütün giderilememiş olduğu; bu kapsamda, projenin yarışma usulüyle yapılmış olmasına karşın, projeye esas alanın ve proje kapsamında ticari amaçlı kullanımlara- (restoran gibi) yer verilip verilmediği; belirtilen kullanımlar nedeniyle tahsis alan idarenin kira-gelir elde edip etmediği; - tahsisin kaldırılması yolunda işlem tesis edilip edilmediği; - ayrıca davacı adına sunulan temyiz başvuru dilekçesinde kullanımlarının sadece 10.000m2 ile sınırlı olduğu ve kalan 20.533m2 kısmının kamunun kullanımına açık olduğunun belirtilmiş olması karşısında, işlemde belirtilen dönemde fiilen kullanılan alanın ne kadar olduğu hususlarının tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın, tahsis edilen kısmının amacı dışında kullanımı ile tahsis edilmeyen kısımlarının kullanımı nedeniyle, fiilen tasarrufa başlanılan tarihten itibaren davalı idarece ecrimisil istenilebileceği açık olduğundan; alana ilişkin yukarıda maddeler halinde işaret edilen hususların aydınlatılmasına yönelik bilgi ve belgelerin celbini müteakiben mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, teknik cihazlar kullanılmak suretiyle alanın; tahsisli ve tahsisi aşan (alan ve amaç yönünden) kısımlarının işaretlenmesi ve taraflar arasındaki işgale konu alana (ve ecrimisile esas döneme) yönelik iddiaların aydınlatılmasından sonra idarece dava konusu bölge için asgari nitelikte bir bedel tespit edilmiş olması karşısında, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, Değerleme Komisyonu kararında belirtilen birim bedeller esas alınmak suretiyle ecrimisilin hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ... ile Üye ...'in gerekçede karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/01/2026 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "fuzuli şagil", kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın; 19/03/2010 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ile uygun bulunarak yürürlüğe giren 10/12/2009 tarihli Protokol ve 18/02/2014 tarihli Ek Protokol kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına tahsis edildiği ve müteakiben Bakanlık tarafından 09/02/2017 tarih ve 29974 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesine göre Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesinin işletmesinin davacı Kule Verici Tesisleri İşletim ve Teknolojileri Anonim Şirketi'ne verilerek "Kulenin" işletilmesi hususunda 05/05/2017 tarihli protokolün akdedildiği ve nihayetinde taşınmazın 23/09/2020 tarihli Bakanlık Olur'una istinaden, 30.000,00m²'lik alanı, Radyo ve TV yayınlarının yapılmasını sağlayacak yayıncılık sistemleri, mobil ve sabit hat, OKTH, radyolink, ISS gibi teknik altyapı ve alanlar ile seyir ve restoran katları, podyum kat ve çevresi gibi sosyal alanlar olarak işletilmek üzere 12/10/2020 tarihli "Devir Teslim Tutanağı" ile davacı Şirkete teslim edildiği; gerek İdare Mahkemesi ve gerekse Bölge İdare Mahkemesince yapılan ara kararlarına karşın, davalı idarenin, ... parsel sayılı taşınmazın "bir kısmını" tahsis ettiğine ilişkin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde net bilgi ve belge sunmadığı gibi tahsisin kaldırıldığına yönelik hukuken geçerli bir belge de sunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu işleme esas taşınmazın, "Çamlıca Tepesi TV Kulesi ve Entegre Tesisleri" projesi kapsamında Bakanlığa tahsis edilerek, Bakanlık tarafından da yine aynı kullanıma yönelik olarak işletme hakkının davacı şirkete devredilmiş olması karşısında; davacı şirketin alandaki kullanımının, yetkili idarenin izni dahilinde olduğu ve fuzuli şagil sayılamayacağı sonucuna varıldığından; temyize konu kararın belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.