Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/2677 E. 2024/5548 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/2677
Karar No
2024/5548

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2677 Karar No : 2024/5548 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Liman İşletmeleri ve Özel ... Nakliye Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İli, Aliağa İlçesi, Nemrut Körfezinde ... Liman İşletmeleri Özel ... Nakliye Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Liman Tevsii" projesi ile ilgili olarak verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Projeye ilişkin itirazların en önemlilerinden biri olan; alanın 3. Derece arkeolojik sit alanında kaldığı ve proje tanıtım dosyasında antik kentin korunmasına yönelik tedbirlerin yeterli düzeyde alınmadığı itirazı ile ilgili olarak; İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı Koruma Kurulu kararı ile Kyme Antik Kenti’nin deniz alanındaki kısmının yeninden düzenlendiği, söz konusu kurul kararından önce 1. Derece Arkeolojik sit sınırları içerisinde kalan proje alanının derecesinin 3. Dereceye düşürüldüğü, bilirkişi heyetince, Kyme Antik Kenti’nin taşınmaz kültür varlığı niteliği taşıyan nekropol alanlarının 150 yıldır süregelen kazılarla antik kent dokusundan büyük oranda koparıldığı gerçeği üzerinden hareketle liman tevsii projesinin nekropol alanına etkisinin kabul edilebilir düzeyde olduğu, farklı kurum ve uzmanlar tarafından gerçekleştirilen sualtı çalışmaları ve araştırmaları sonucunda 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içinde yer alan tevsii alanında kültür varlığına dair bir kalıntıya rastlanmadığının belirtildiği, deniz dip yüzeyindeki balçık tabakasının derinliği ve kalınlığı bilinmediği için bu tabakanın altında kültür varlığının var olup olmadığı konusunda kesin bir ifade kullanmanın mümkün olmadığı, kent peyzajının liman tevsii projesinden mümkün olduğunca az etkilenmesi için gerekli hassasiyetin gösterildiği ve önlemlerin alındığı, halihazırda tamamlanmış ve işletme ruhsatı almış olan projenin ÇED olumlu kararının iptali durumunda deniz alanındaki dolgunun kaldırılmasının arkeoloji bilimi açısından Kyme Antik Kenti’nin kıyı şeridinde olumsuz etkiler yaratabileceği ve kamu menfaatine olmayacağı görüşünün belirtildiği, ayrıca; proje alanının ulusal ve uluslararası ticaret alanında yoğun faaliyet gösterilen limanın bir parçasını oluşturduğu ve faaliyetlerin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmasının mümkün olmadığı, buna göre kıyıda dolgu içerecek şekilde tesis edilmesi planlanan liman tevsiinin, alanla işlevsel benzerlik göstermesi sebebi ile kıyı mevzuatı hükümlerine aykırılık göstermediği, sahaya ilişkin 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İlave Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Liman Amaçlı Nazım İmar Planı ile öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarının üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, ÇED Projesindeki taahhütlere uyulması şartıyla hidrobiyolojik açıdan olası risklerin olmayacağı ya da minimum seviyede olacağı, balıkçı barınaklarının proje alanına olan uzaklıkları ve koy içerisinde balık avcılığının yasak olması hususu dikkate alındığında, ÇED raporunda belirtilen taahhütlerin ve önerilen izleme çalışmalarının yapılması durumunda Nihai ÇED raporunun Su Ürünleri açısından uygun olduğu, ÇED raporunda; Liman Tevsii” projesi faaliyetinin inşaat ve işletme aşamasında sıvı ve katı atık oluşumu ve bertarafı açısından, dip çamur bertarafı açısından, hava kirliliği ve gürültü kirliliği açısından çevresel etki değerlendirmesi ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde açıklandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca verilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Degerlendirmesi Olumlu" kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Keşfine katılmadıkları bilirkişi incelemesine göre karar verildiği, 2009/7 sayılı Genelge'ye dayanılarak aynı proje için yeniden ÇED Olumlu kararı verildiği, ancak yeni ÇED Raporunda da iptal kararında eksik ve yetersiz görülen kısımlara değinilmediği, Nemport Liman Tevsii Projesi Arkeolojik ve Kültürel Miras Etki Değerlendirme Raporunda ''tarama, kazık çakma ve dolgu çalışmaları sırasında deniz tabanında, mevcut çalışmalarla tespit edilemeyen, deniz tabanı altında halen gömülü halde bulunan kültür varlıklarının ortaya çıkabileceği, bu tür buluntular için projenin bir ''Kültürel Miras Yönetim Planı'' ve bu plan altında ''Rastlantısal Buluntu Prosedürü''nün hazırlanması ve çalışmaların buna göre yürütülmesi gerektiği belirtildiği halde ÇED dosyasında buna ilişkin bir plan ve prosedür çalışması bulunmadığı, raporda antik kentin hemen önünde gerçekleştirilecek olan 19 m derinliğindeki taramanın antik kentin tamamen denizde yer alan antik limanına ve yine bugün bile en azından su altında devam ettiği anlaşılan stoa yapısına yapacağı etkilere hiç değinilmediği, yeni ÇED Raporunun mevzuata ve bilimsel verilere aykırı ve arkeoloji bilimi açısından uygun olmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1-Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir. 2-Davalı yanında müdahil tarafından; davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, ÇED Raporunun hukuka uygun olduğu, 2009/7 sayılı Genelge çerçevesinde revize ÇED Raporunun sunulduğu, bu çerçevede Mahkeme kararına istinaden Ekolojik ve Çevre Değerlendirme Raporu, Arkeolojik Miras ile Etkileşime İlişkin Değerlendirme Raporu ve Sediman Modelleme Raporu hazırlandığı ve hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde konunun değerlendirildiği, müdahil şirketin komşuluğunda olan Ege Gübre San. A.Ş. tarafından deniz alanında ve Kyme Antik Kentine müdahilden çok daha yakın bir alanda dava konusu işleme benzer biçimde yapılan ''iskele kapasite artışı ve dip taraması'' projesine ilişkin ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davada, benzer şekilde bilirkişi raporu alındığı, raporda projenin arkeoloji, şehir ve bölge planlama, fauna ve ziraat mühendisliği açısından olumsuz olduğu tespit edildiği ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 23/05/2023 tarih ve E:2022/9015, K:2023/5008 sayılı kararıyla, heyet çoğunluğu kararı ile bölgede yapılan liman genişletme projelerinin çevre mevzuatı açısından hukuka aykırı olmadığına karar verildiği, Danıştay kararındaki gerekçelerin birebir bu yargılamayla aynı olduğu, Kültürel Miras Yönetim Planının ÇED Raporu Ek-17'de mevcut olduğu, inşaat çalışmalarının bu rapor doğrultusunda yapılacağının açıkça belirtildiği, ÇED Raporunun 89,90,91 ve 95. sayfalarında söz konusu rapora atıfta bulunularak alınması gereken tedbirlere de yer verildiği, projenin bulunduğu alanın 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmesine ilişkin işleme karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı ret kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, kaldırılarak, davanın gerekçesi değiştirilerek reddine kesin olarak karar verildiği, proje çerçevesinde planlanan dolgu çalışmasının, antik kentin denizle olan doğal bağını koruyacak şekilde tasarlandığı, antik kentin peyzajının korunması için gerekli tüm önlemlerin alındığı, kentin tarihi ve kültürel dokusu bozulmadan muhafaza edileceği belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/2677, K. 2024/5548, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-2677-e-2024-5548-k-8f3c5f5a41e8