Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/13027 E. 2024/3213 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/13027
Karar No
2024/3213
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13027 Karar No : 2024/3213

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Manisa ili, Akhisar ilçesi,... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı ve mülkiyeti Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait olan taşınmazın 133.620 m² lik kısmının 04/09/2016-04/06/2020 tarihleri arasında (3 yıl 9 ay 1 gün süre ile) ekim dikim yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle adına 740.501,87-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin olarak Akhisar Milli Emlak Müdürlüğünce düzenlenen ... tarihli ve ... taşınmaz sıra nolu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince... tarihli ve E:... , K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara dair yapılan istinaf istemi hakkında ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen ... tarihli ve E:... , K:... sayılı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/5. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi üzerine; ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacının fuzuli şagil olduğu, davalı idarece ecrimisil bedelinin 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5. maddesinde yer verilen, ''Tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde bir buçuğundan az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir.'' düzenlemesi esas alınarak tespit edildiği, dava konusu taşınmaz için Akhisar Belediye Başkanlığından alınan Emlak Vergi m² Değerlerinin uygulandığı ve bu suretle de dava konusu ecrimisil tutarının belirlendiğinin tespit edildiği, her ne kadar emsal yöntem usulüyle bilirkişi heyetince, "dava konusu düzeltme ihbarnamesi ile takdir edilenden daha düşük olacak şekilde emsal taşınmazlar dikkate alınarak 91.103,21 TL ecrimisil bedeli belirlenmesi gerektiği" yolunda kanaat beyan edilmiş ise de, mevzuat ile getirilen düzenlemeler uyarınca taşınmazın mahiyetine göre ecrismisil takdir edilecek asgari seviyelerin belirlendiği, bu kapsamda tarımsal kullanımlarda takdir edilecek asgari ecrimisilin emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan az olamayacağı, bu değerin taşınmazın imar durumu; yüzölçümü, niteliği, verimi (tarım arazilerinde), alt yapı hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, konumu, taşınmazın kullanım şekli ve işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi her türlü ölçütün tatbiki suretiyle artırıma tabi tutulabileceği bu kapsamda davacının kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere işgal edilen bölümlerden (30 nolu) bitişiğinde hayvan işletmesi olarak faaliyet gösterildiği, anılan bölümde mıcır dökülmek suretiyle faydalanıldığı, diğer bölümlerde ise bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere taşınmazların tamamının sürülüp işlendiği ekildiği ve tarla olarak kullanıldığı, işgalin büyük bir alana isabet ettiği, işgal edilen sahanın Akhisar ilçe merkezine yakın bir konumda olduğu hususları dikkate alındığında, davalı idarece taşınmaz için öngörülen emlak vergisine esas asgari değerinin %1,5'undan 2017 yılı için %11; 2018 yılı için ise %2 artırılmak suretiyle ecrimisil bedelinin takdir edilmesinde ve ecrimisil dönemine konu olan diğer yıllar için öngörülen yıl için belirlenen emlak vergisine esas asgari değerin %1,5 oranında ecrimisil belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hesaplanan ecrimisil bedelinin çok fahiş olduğu, yapılan ölçümün hatalı olduğu, taşınmazın tamamını kullanmadığı, bazı aylarda ekim ve dikim yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; (4) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; (5) numaralı fıkrasında ise bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Belirtilen düzenlemeler uyarıca bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde kural olarak istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında ise bu kuralın istisnalarına yer verilmiştir. Anılan hükme göre, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra yeniden bir karar vermeksizin dosyanın ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden, ilk derece mahkemesince, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin hukuka uygun olup olmadığı incelenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmiş, anılan karar bölge idare mahkemesince eksik incelemenin bulunduğu gerekçesiyle kaldırılarak dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, sonrasında davanın reddine ilişkin kararın bozulması istemiyle temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında istisnai olarak sayılmış olan hallerden herhangi birinin bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesi kararında tespit edilen maddi ve/veya hukuki eksikliğin anılan Kanun'un 45. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca bölge idare mahkemesince tamamlanarak yeniden bir karar verilmesi gerekmekte iken söz konusu usule uyulmaksızın bölge idare mahkemesince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine verilen davanın reddi yolundaki kararın istinaf isteminin reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bu nedenle bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/13027, K. 2024/3213, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-13027-e-2024-3213-k-ffd1b99c0101