Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/11951 E. 2023/6697 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/11951
Karar No
2023/6697
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11951 Karar No : 2023/6697 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Uluslararası Liman İşletmeleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... Odaları Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... pafta, ... ada, ...-...-... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Liman Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu projeye ait ÇED raporunun başlıklar halinde ayrıntılı bir şekilde irdelenmesi sonucunda, uyuşmazlık konusu Proje için Nihai ÇED Raporu bağlamında çevre yönünden sakınca olmadığına yönelik ÇED Olumlu Kararının; bölgedeki deniz trafiği üzerinde yaratacağı ilave yük ve bu konuya ilişkin olarak ÇED Raporunda yer verilen değerlendirmeler ile alınması öngörülen önlemlerin yeterli olabileceği, ayrıca gemi seyrüseferlerinden ve yükleme boşaltma faaliyetlerinden kaynaklanabilecek kaza ve risklerin belirlenmesi ve acil durumlarda alınması gereken önlemler açısından ÇED Raporunda yer verilen değerlendirmelerin yeterliliği hususunun ise Nihai ÇED raporunda belirtilen taahhüdlerin yerine getirilmesi durumunda yeterli olabileceği, ancak katı atık ve sıvı atık miktarları ve bertarafı ile gürültü–titreşim, toz ve gaz emisyon salınımları konusunda kümülatif hesaplamaların yapılmadığı, dava konusu alana ilişkin Detaylı Zemin Etüt Raporları bulunmadığı, Liman Kapasite Artışı kapsamında yapılması planlanan kazıklı temellerin hesap detayları hakkında bilgi–belge ve proje olmadığı, bu durumun proje kapsamında yapılacak “kazıklı temel tasarımının” deprem mühendisliği açısından değerlendirilmesi bağlamında eksik işlem niteliğinde olduğu, liman gerisinde bulunan farklı kurum ve kuruluşlar üzerinde hizmet sunumunun gerektirdiği işlevsel uyum– bütünlük ve kümülatif etkiler bakımından olumsuz etkileyeceği, yine liman gerisinde bulunan Resmi Kurum Alanları, Sağlık Tesis Alanları, Eğitim Tesis Alanları, Spor Tesis Alanları, Toptan Ticaret Tesisleri gibi ulaşım talebi oluşturacak ve trafik hacmi yaratacak faaliyetler ile birlikte kümülatif değerlendirmeler içermediği, bu yönüyle bölge şartları kapsamında trafik- ulaşım durumu etkilerinin tespiti- öngörülmesi bakımından eksik işlem niteliğinde olduğu, Sağlık Koruma Bandı mesafelerinin belirlenmediği, bu açıdan yerleşim alanları etkisi bağlamında eksik işlem niteliğinde olduğu hususları bilirkişi raporları ile tespit edildiği anlaşıldığından, dava konusu ÇED olumlu kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1-Davalı İdare tarafından; ÇED sürecinin, ÇED başvuru dosyasının 10.11.2020 tarihinde sunulması ile başladığı, inceleme değerlendirme üyelerinin, temsil ettikleri kurumları ilgilendiren sorumluluklar çerçevesinde süreci takip ederek, kararlarını kurumlarının mevzuatları uyarınca yaptıkları değerlendirmeler sonucunda verdikleri, mülkiyeti ... A.Ş.'ye ait olan Tekirdağ Limanının Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile işletme hakkının 30 yıllığına ... A.Ş.'ye devredildiği, konteyner limanı için 21.05.2001 tarihli ve 2001/05 belge nolu "Çevresel Etkileri Önemsizdir" belgesi bulunduğu, tren ferisi yanaşma yeri için 10.03.2008 tarihinde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildiği, Akport Limanı genişletme projesi için 19.09.2011 tarihinde ÇED Olumlu Kararı verildiği, limanın mevcut işletme hakkı sözleşmesinin feshedilerek 13.03.2013 tarihi itibarıyla ... A.Ş. Tarafından devralındığı, 2018 yılında yapılan özelleştirme ihalesi neticesinde ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. bünyesinde "... Limanı" ismiyle faaliyetlerine başladığı Akport Tekirdağ Liman İşletmesi adına düzenlenen 19.09.2011 tarihli ÇED Olumlu Kararının ÇED Raporunda yer alan kapasite bilgilerine riayet edilmesi ve taahhütlere uyulması kaydı ile 36 yıllığına işletme hakkını devralması sebebiyle "... Uluslararası Liman İşletmeleri A.Ş." adına da geçerliliğini koruduğuna ilişkin olarak Tekirdağ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden 19.06.2019 tarihli görüş alındığı, proje sahasının Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planında "liman/liman geri sahası" lejantında kaldığı, sahanın liman alanı olduğunu gösterir planların Nihai ÇED Raporunun Ek'inde verildiği, proje alanının flora ve faunası ile ilgili hususların, proje alanının depremsellik ve afet durumunun Nihai ÇED Raporunda ayrıntılı şekilde açıklandığı, projenin statülü alanlara etkilerinin Nihai ÇED Raporunda incelendiği, proje alanı yakın çevresinde, Orman Alanı, Milli Park, Sulak Alan, Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunmadığı, deniz dolgusunda kullanılacak malzemenin deniz suyundan etkilenmeyecek özellikte olmasına dikkat edileceği, kullanılacak dolgu malzemesinin deniz ortamında çözülmeyecek nitelikte ve suda çözülebilen toksik ağır metalleri içermeyecek özellikte olacağı, dolgunun Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği 7. maddesinde belirtilen hususlara göre yapılacağının faaliyet sahibince taahhüt edildiği, tehlikeli atıklar ve bakım ve onarım faaliyetleri kaynaklı katı atıkların tesiste inşaat aşamasında oluşabilecek kontamine bez, üstübü, kontamine ambalaj gibi tehlikeli atıkların geçici atık depo sahasında ayrı ayrı depolanarak lisanslı firmalara verileceği, proje kapsamında inşaat ve işletme aşamasında oluşacak tehlikeli atıkların mevcut durumda olduğu gibi atık sahasında diğer atıklardan ayrı toplanacağı, projeye esas faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin planlandığı tesise en yakın evlerin, liman tesisinin 150 metre kuzeyinde bulunduğu, proje sahasının 150 metre kuzeyinde Namık Kemal Stadı'nın yer aldığı, sahanın 515 metre batısında Tekirdağ TMO Limanı, 1,5 km doğusunda Tekirdağ Yat Limanı bulunduğu, tesisin 1,6 km kuzeyinden Tekirdağ çevre yolu geçtiği, süreç boyunca komisyon üyelerince bu lokasyon için değerlendirme yapıldığı, proje kapsamında yapılacak tüm çalışmalarda çevre düzeni planı ve plan hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği Nihai ÇED Raporunda proje alanının hidrojeolojik ve hidrolojik özelliklerinin ayrıntılı olarak incelendiği, söz konusu tesisin 29.01.2016 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmış Risk Değerlendirmesi ve Acil Müdahale Planının bulunduğu, tesiste kapasite artışı planlanması sebebiyle Acil Müdahale Planının bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu konuda yetkilendirilmiş kuruluşlarca yeniden hazırlatılıp onaylanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulacağı ve Bakanlık onayını müteakiben tesisin kapasite artışının gerçekleştirileceği faaliyet sahibi tarafından taahhüt edildiği, tesisin hava emisyon, gürültü ve atık kabul tesisi konulu çevre izin ve lisans belgesi bulunduğu, çevre izin ve lisans belgesinin yenilemesi için gerekli işlemlerin yapılacağı, yenileme sürecinde işletmenin gürültü ölçümlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından akredite edilmiş laboratuvara yaptırılacağı ve gereken tedbirlerin alınacağı, proje kapsamında kimyasal depolama tankı, tank çiftliği kurulmayacağı ve patlayıcı madde elleçleme faaliyeti yapılmayacağından patlama riski bulunmadığı, dava konusu projeye ilişkin olarak hazırlanan ÇED Raporunun İDK üyelerinin sorumlulukları çerçevesinde değerlendirildiği ve son şekli verilen ÇED Raporu için ÇED Olumlu Kararı verildiği, bilirkişi raporlarında yer alan bir takım aleyhe tespit, gerekçe ve kanaatin kabul edilmesinin mümküm olmadığı, yapılan kapasite artışı sonrası çevre izni ve lisansı belgesinin tesiste oluşacak tüm atıklar için yenileneceği, projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşacak evsel nitelikli katı atıkların mevcut durumda olduğu gibi sahada bulunan konteynerlerde biriktirilerek Tekirdağ Büyük Şehir Belediyesi Demirli Katı Atık Düzenli Depolama Tesisine gönderileceğinin taahhüt edildiği, projenin inşaat ve işletme aşamasında çalışacak personel kaynaklı oluşacak evsel nitelikli atık suların mevcut durumda olduğu gibi TESKİ kanalizasyon hattına verileceği, tesiste gemilerden atık alımı kaynaklı oluşacak sıvı atıkların tesiste bulunan kimyasal atık su arıtma tesisinde arıtılarak TESKİ kanalizasyon hattına deşarj edileceği, sağlık koruma bandı mesafesinin Sağlık Bakanlığı'nın 17.02.2011 tarihli ve 6539 sayılı Yönergesi kapsamında değerlendirileceğinin taahhüt edildiği, ÇED Olumlu Kararının, projenin gerçekleştirilmesi için nihai bir izin veya onay anlamına gelmediği, ÇED çalışmasından sonra proje sahibince ilgili mevzuat uyarınca gerekli izinlerin tamamlanamaması durumunda tesisin faaliyete başlayamayacağının göz ardı edilmemesi gerektiği, hazırlanan Nihai ÇED Raporunun yeterli bilimsel veriye dayandığı, mevzuata uygun olarak hazırlandığı, bilirkişi heyetince, hiçbir teknik ve hukuki dayanak ve gerekçe sunulmadan, yalnızca heyetin kişisel görüşlerinden hareketle, tamamen subjektif şekilde yapılan eleştirilerin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının isabetli olmadığı, ÇED sürecine ilişkin kararlar değerlendirilirken sadece faaliyetin olası risklerinin değil, alınacak önlemlerin de mutlaka dikkate alınması gerektiği, ÇED'in ilgili olduğu planlama sürecine değil de uygulama sürecine ilişkin ve tamamen faraziyelere dayalı bilirkişi heyeti görüşlerinin itibar edilebilir bir yönünün bulunmadığı, dava konusu işlemin, usul ve esas bakımından hukuka ve hizmetin gerekleri ile kamu yararına uygun olduğu, projenin çevreye muhtemel etkilerinin kabul edilir sınırlar dahilinde kalması yönünde gerekli tedbirler ve yöntemlere yer verildiği görülerek verilen dava konusu kararın hukuka uygun olduğu, inşaat ve işletme döneminde yapılacak faaliyetlerin izleneceği, proje sahibi tarafından verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini tespit edilmesi durumunda 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde idari yaptırımların uygulanacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Davalı Yanında Müdahil tarafından; Liman tesisinin yüzyılı aşan bir süredir aynı yerde bölgenin ihtiyacını sağlayan, limancılık faaliyetlerinin yapıldığı, gemilerin gelip gittiği bir yer olduğu, liman ile ilgili değerlendirme yapılırken burada ilk defa liman yapılıyormuş gibi bir bakış açısı ile konuya yaklaşılmasının hatalı olacağı, kamu limanı olduğu, yatırımların kamu adına yapıldığı, işletme süresi sonunda tekrar kamuya iade edileceği, işletme hakkı devir sözleşmesindeki yatırım şartları uyarınca ve kesinleşmiş imar planına göre limanın modernizasyonunu sağlamak, hasarlı alanların onarımı ve yolcu rıhtımı, yolcu iskelesi ve dolgu yatırımları ile kapasite yatırımlarını tamamlamak zorunda oldukları, liman içinde yapılan depolama kapasitesi ile yüklerin gemilerden doğrudan araçlara alınıp liman dışına çıkarılmayıp öncelikle liman depolarına alınacağı, müteakiben ihtiyaç oldukça alıcılara sevk edileceği, bu sistemin işleyişi ile liman dışında araç yoğunluğuna ve trafiğine sebep olmayacağı, ayrıca limanda yapılan yatırımlar sonucunda elektrikli vinçler ve diğer ekipmanlar ile liman dahilindeki faaliyetlerde havaya ve çevreye bir zarar oluşmadığı, gürültü yönünden dahi bir zarar söz konusu olmadığı, bilirkişi raporunu hazırlayan heyet içinde limancılık ve lojistik ana bilim dalı ile iştigal eden akademisyenlerin bulunmadığı, limanın gelişimine paralel olarak limandaki yatırımların ve girişilen limancılık faaliyetlerinin gerçekten çevreye etkileri konusunda değerlendirme yapabilecek bilim insanları olmadığı, toz, titreşim, gürültü ve katı ve sıvı atıklar ile ilgili belirtilen eksikliklerin alınan ve güncellenecek izinler çerçevesinde ilgili kurumlara müracaatla tamamlanacağı, liman alanına yönelik projelerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na başvurmak suretiyle yürütülmekte olduğu, zemin etüt raporunun ÇED Raporunda mevcut olduğu, Nihai ÇED Raporunda ilgili yönerge kapsamında çevresel etkileri değerlendirilen tesislerde sağlık koruma bandının nasıl belirleneceğine dair usule uyulacağının taahhüt edildiği, yüz yıldır aynı yerde hizmet veren limanın arka caddesine hatalı şehir planlaması ve imar planları doğrultusunda kamu kurumları ve diğer kuruluşların gelmiş olması ve bu kurumların ulaşım talebi yaratacak ve trafik hacmi yaratacak faaliyetleri nedeniyle trafik-ulaşım durumu etkilerinin tespiti, öngörülmesi bakımından eksik işlem yapıldığı, bu hususun iptal kararına gerekçe yapılmasının hatalı olduğu, projenin somut olarak çevreye bir zararı olup olmadığının ne Mahkeme kararında ne de dayanağı raporda belirlenmediği, dava dilekçesi, dayanak bilirkişi raporu ve Mahkeme kararının soyut nedenlerden oluştuğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması ve davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... pafta, ... ada, ...-...-... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Liman Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde; davaya konu proje için hazırlanan ÇED Raporunda katı atık ve sıvı atık miktarları ve bertarafı ile gürültü–titreşim, toz ve gaz emisyon salınımları konusunda kümülatif hesaplamaların yapılmadığı, dava konusu alana ilişkin Detaylı Zemin Etüt Raporları bulunmadığı, Liman Kapasite Artışı kapsamında yapılması planlanan kazıklı temellerin hesap detayları hakkında bilgi–belge ve proje olmadığı, bu durumun proje kapsamında yapılacak “kazıklı temel tasarımının” deprem mühendisliği açısından değerlendirilmesi bağlamında eksik işlem niteliğinde olduğu, liman gerisinde bulunan farklı kurum ve kuruluşlar üzerinde hizmet sunumunun gerektirdiği işlevsel uyum-bütünlük ve kümülatif etkiler bakımından olumsuz etkileyeceği, liman gerisinde bulunan Resmi Kurum Alanları, Sağlık Tesis Alanları, Eğitim Tesis Alanları, Spor Tesis Alanları, Toptan Ticaret Tesisleri gibi ulaşım talebi oluşturacak ve trafik hacmi yaratacak faaliyetler ile birlikte kümülatif değerlendirmeler içermediği, bu yönüyle bölge şartları kapsamında trafik-ulaşım durumu etkilerinin tespiti-öngörülmesi bakımından eksik işlem niteliğinde olduğu, Sağlık Koruma Bandı mesafelerinin belirlenmediği, bu açıdan yerleşim alanlarına etkisi bağlamında eksik işlem niteliğinde olduğu tespit ve değerlendirmelerinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden ise; davaya konu Tekirdağ İli, Süleymanpaşa İlçesinde faaliyet göstermekte olan limanın uzun yıllardır aynı alanda faaliyet yürütmekte olduğu, mülkiyeti ... (...) A.Ş.'ye ait olan Tekirdağ Limanının Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile işletme hakkının 30 yıllığına ... A.Ş.'ye devredildiği, konteyner limanı için 21.05.2001 tarihli ve 2001/05 belge nolu "Çevresel Etkileri Önemsizdir" belgesi bulunduğu, tren ferisi yanaşma yeri için 10.03.2008 tarihinde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildiği, Akport Limanı genişletme projesi için 19.09.2011 tarihinde ÇED Olumlu Kararı verildiği, limanın mevcut işletme hakkı sözleşmesi fes edilerek 13.03.2013 tarihi itibarıyla ... A.Ş. tarafından devralındığı, 2018 yılında yapılan özelleştirme ihalesi neticesinde ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. bünyesinde "... Limanı" ismiyle faaliyetlerine başladığı Akport Tekirdağ Liman İşletmesi adına düzenlenen 19.09.2011 tarihli ÇED Olumlu Kararının ÇED Raporunda yer alan kapasite bilgilerine riayet edilmesi ve taahhütlere uyulması kaydı ile 36 yıllığına işletme hakkını devralması sebebiyle "... Uluslararası Liman İşletmeleri A.Ş." adına da geçerliliğini koruduğuna ilişkin olarak Tekirdağ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden 19.06.2019 tarihli görüş alındığı, proje sahasının Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planında "liman/liman geri sahası" lejantında kaldığının görüldüğü, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporunda eksik olduğu belirtilen tüm hususların ancak yeni kurulacak bir limanın çevresel etkilerinin değerlendirilmesinin söz konusu olduğu durumlarda dikkate alınabilecek tespitler olduğu, dava konusu ÇED Olumlu kararına ilişkin projenin ise yeni bir liman kurulumuna yönelik olmayıp, zaten yıllardır aynı alanda faaliyet göstermekte olan bir limanın kapasite artışından ibaret olduğu, bu sebeple bilirkişi heyeti raporunda belirtilen eksikliklerin davaya konu ''Liman Kapasite Artışı'' projesine ilişkin ÇED Olumlu kararının iptalini gerektirmediği gibi dava konusu işleme dayanak olan ÇED Raporunu da kusurlandırıcı nitelikte olmadığı, işleme dayanak ÇED Raporunda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileriyle, alınacak önlemlerin yeterli düzeyde belirlendiği, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca bulunmadığı ve ÇED Olumlu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/11951, K. 2023/6697, T. 19.06.2019, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-11951-e-2023-6697-k-2021804019ed