Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10626 E. 2024/7127 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10626
- Karar No
- 2024/7127
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10626 Karar No : 2024/7127
İTİRAZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı ... Müdürlüğü (... Gümrük Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı DVD-NVR cihazlarına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla fazladan ödendiği ileri sürülen TRT bandrol ücretlerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile yersiz ödendiği belirtilen 1.181.341,89-TL tutarındaki TRT bandrol ücretinin ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; konunun teknik bir inceleme gerektirmesi dikkate alınarak Mahkemelerinin 12/11/2021 tarihli ara kararının gereği olarak numune cihazların bilirkişi marifetiyle yapılan incelemesi sonucunda düzenlenen 05/01/2022 tarihli Bilirkişi Raporu'nda özetle; "Uyuşmazlığa konu, "dijital video kaydedici" ve "network video kaydedici" DVR ve NVR tanımlı eşyaların ürün kataloglarında yer verilen özellikleri de gözönüne alınarak dosyada mevcut numuneleri üzerinde gerekli incelemeler yapılması neticesinde, numune olarak teslim alınan ... marka ...,... ve... model video kayıt cihazlarının radyo ve televizyon yayınlarını alma özelliği veya video tuner uyumu olmadığı, giriş olarak ağ ya da analog kameralar bağlanabileceği, kamera görüntülerinin ekrana yansıtılabileceği, ayrıca bu görüntü ve ses verilerinin dahili sabit diske kaydedilebileceği, cihazların TRT bandrol ücretine tabi olmadığı" yönündeki tespitler kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, davaya konu cihazların TRT bandrol ücretine tabi olmadığı belirlendiğinden, tahsil edilen ücretlerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Derdestlik itirazlarının bulunduğu, davacının ithal ettiği cihazların, ithalatın gerçekleştirildiği tarihteki mevzuata göre bandrole tabi cihazlardan olduğu; dolayısıyla ithal edilen cihazlardan alınan bandrol ücretinin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davacı şirket adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı DVD-NVR cihazlarına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla fazladan ödendiği ileri sürülen TRT bandrol ücretlerinin iadesi istemiyle Erenköy Gümrük Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlem ile fazladan ödendiği ileri sürülen bandrol ücretinin iadesi istemiyle dava açılmıştır. İşbu dava devam ederken davacı tarafından 27/12/2019 tarihinde davalı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne başvurularak, cihazların bandrol ücretine tabi olmadığını, haksız ödenen tutarların iadesinin talep edilmemesi üzerine, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle de dava açılmıştır. İdare Mahkemesince verilen, dava konusu işlemin iptaline, davacı şirketten fazladan tahsil edilen 590.670,945 TL'nin davalı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünden alınarak davacı şirkete ödenmesine, kalan 590.670,945 TL'lik kısmının iadesi talebinin ise reddine ilişkin karara yönelik istinaf isteminin reddi kararının, idari dava açma süresi olan altmış gün geçtikten sonra davalı idareye yapılan başvuru üzerine 12/03/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle Dairemizce bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesinin ısrara ilişkin kararına yönelik temyiz istemi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca incelenerek verilen 28/11/2024 tarih ve E:2024/1643, K:2024/3086 sayılı kararla "Aktarılan maddi olay dikkate alındığında, yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle ödenen bandrol ücretinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerektiğinden, söz konusu başvurunun dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır." gerekçesi ile Bölge İdare Mahkemesinin söz konusu ısrar kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda işbu dava konusunun da; farklı kuruma, aynı beyannamelere ilişkin bandrol ücretinin iadesi istemiyle, 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ve ödenen tutarın iadesi olduğu dikkate alındığında; zikredilen davada verilen İdari Dava Daireleri Kurulu kararı uyarınca karar verilmesi ve temyiz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği öngörülmüştür. 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun "Tahsilat" başlıklı 5. maddesinin (b) bendinde, "Bu maddenin (g) bendi kapsamı dışında kalan bandrol ücretleri; Gümrük idarelerince ithalatta alınan gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden ayrı olarak tahsil olunur ve yapılan aylık tahsilat toplamı en geç takip eden ayın on beşinci gününe kadar Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna intikal ettirilir. Bu ücretlerin tahsiline, iadesine, teminata bağlanmasına ve tahsil edilen ücretlerin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna aktarılmasına ilişkin usul ve esaslar Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu arasında müştereken belirlenir." hükmüne; (e) bendinde ise, " Kurum, 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsili öngörülen alacakları açısından uygulanmak üzere anılan Kanunun Maliye Bakanlığı, tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanır. Kurum, merkez ve taşra teşkilatı hizmet birimlerini tahsil dairesi sıfatıyla görevlendirebilir, tahsil dairelerinin yetki mahallini il sınırları ile bağlı olmaksızın tayin edebilir, borçlu ya da mallarının başka mahallerde bulunması hâlinde takibe yetkili tahsil dairesi olarak görevlendirilecek birimlerini belirleyebilir." hükmüne yer verilmiştir. 09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15/06/2015 tarihli ve 2015/7757 sayılı "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Karar" başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu ''Bandrol ücretlerinin takip ve tahsili" başlıklı 10.maddesinde; "Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın bandrol ücretinin hiç alınmadığı veya noksan alındığının tespiti halinde 4458 sayılı Kanunda yer alan usul ve esaslara göre takip ve tahsil edilir. İthal edilecek eşyaya ilişkin beyan üzerinden hesaplanan bandrol ücreti ile gümrük idarelerince veya sonradan kontrolü sonucunda tespit edilen bandrol ücreti arasındaki farklarda, 4458 sayılı Kanun uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre idari para cezası kesilir." düzenlemesi yer almıştır. İdare Hukukunda yetki, kamu gücünü kullanarak tek yanlı irade beyanı ile idari işlem yapabilme iktidarıdır ve her türlü idari makam için kendi görev alanını gösteren hukuk kuralları tarafından belirlenir. Kamu kurumlarının yetkileri, yerine getirdikleri kamu hizmetlerini kuran kanunun belirlemiş olduğu konular dışında kullanılamaz. Aksi halde, yetki konu yönünden aşılmış olur ve tesis edilen işlem ve alınan kararlar bu nedenle hukuka aykırı düşer. Vergi ve benzeri mali yükümler ile kanuna dayalı her türlü ücret yönünden de yetkili idarenin açık kanun hükmü ile belirlenmiş olması zorunludur. 3093 sayılı Kanunda eksik ya da hiç tahsil edilmeyen bandrol ücretlerinin tahakkuku konusunda gümrük idarelerine herhangi bir yetki verilmemesi nedeniyle, belirtilen hususta 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile (10. madde) düzenleme yapılması yoluna gidilmiştir. 09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/06/2015 tarihli ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararın 9. maddesinin 2. fıkrası ve 10. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/11681, K: 2019/10917 sayılı kararı ile; Kanunla sınırları çizilen konular haricinde düzenleme yapma yetkisi bulunmadığı halde, Bakanlar Kurulu tarafından 09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15/06/2015 tarih ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine ilişkin Karar"ın 9. maddesinin ikinci fıkrası ve 10. maddesi ile düzenlenen konularda yeni bir hukuk kuralı koyma sonucunu doğuracak şekilde düzenleme yapmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiği; Bandrol ücretinin tahsili ve takibine ilişkin olarak yapılacak işlemlerin 3093 sayılı Kanunun "Tahsilat" başlıklı 5. maddesinde ve yine cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz edilen her cihaz için hesaplanan bandrol ücretinin iki katı tutarında idari para cezası verileceğine ilişkin "Ceza hükmü" başlıklı 18/06/2017 tarih ve 7033 sayılı Kanunla değişik 6. maddesindeki düzenlenmelere karşın Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenen 10. maddesi ile getirilen hüküm ile serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın bandrol ücretinin hiç alınmadığı veya noksan alındığının tespiti halinde 4458 sayılı Kanunda yer alan usul ve esaslara göre takip ve tahsil edileceği ve yine ortaya çıkan farklarda, 4458 sayılı Kanun uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre idari para cezası verileceğinin belirtildiği, aynı konuda hem 3093 sayılı Kanunun hem de Bakanlar Kurulu Kararının hükümlerinin uygulanmasının, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı; ayrıca, bandrol ücretini gelir olarak tahsil eden Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ve bandrol ücretinin tahsilinde aracılık eden gümrük idareleri tarafından ilgililer aleyhine farklı idari işlemlerin tesis edilmesi ve bu idari işlemlerin uygulanması halinde hukuka ve hakkaniyete aykırılığın söz konusu olacağı gerekçesi ile dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir. Uyuşmazlıkta, 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'na göre alınması gereken TRT bandrol ücretlerinin, tahsili ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu'na aktarılması konusunda kanuni yetkisi olan, ancak bandrol ücreti tahakkuku ile cebri takip ve tahsil yetkisi bulunmayan davalı Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne, fazladan ödendiği ileri sürülen bandrol ücretinin iadesi istemiyle başvuru yapıldığı ve bu başvurunun zımnen reddi üzerine dava açıldığı görülmektedir. 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 5. maddesinin 10/09/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 105. maddesi ile değiştirilen (b) bendi uyarınca bandrol ücretinin sadece Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu adına tahsiline aracılık etme yetkisi bulunan davalı gümrük idaresince, kanuni yetkisi olmadığı ve bu konuda yetki veren Bakanlar Kurulu kararının ilgili maddesinin yargı kararı ile iptal edilmiş olduğu halde, fazladan ödendiği ileri sürülen bandrol ücretinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işleminde, söz konusu Gümrük Müdürlüğünün yetkisi dahilinde olmadığı gerekçesiyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, kanuni yetkisi bulunmayan davalı idareye TRT bandrol ücretinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılan davanın, başvurulan kurum yetkisiz olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğinden, iptale ilişkin Mahkeme kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyorum.