Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2024/281 E. 2025/3116 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2024/281
- Karar No
- 2025/3116
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/281 Karar No : 2025/3116
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) .. VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2012 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ileri ile özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 19 takip numaralı ödeme emrinin 5 ve 6 sıra numaralı, 20 takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 5, 9 ila 19, 22 ila 31 sıra numaralı, 21 takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 5, 14 ila 16, 25 sıra numaralı, 22 takip numaralı ödeme emrinin 1, 2, 7 ila 9, 18 ila 20, 25 sıra numaralı kısımları ile 23 takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacakları davalı idarece takipten kaldırıldığından davanın bu kısmının konusuz kaldığı, 19 takip numaralı ödeme emri içeriği 1 ila 4, 7 ila 19 sıra numaralı kamu alacakları ile 20 takip numaralı ödeme emri içeriği 6 ila 8 sıra numaralı kamu alacaklarının, asıl borçlu şirketin gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi beyannamelerine istinaden tahakkuk eden tutarın süresi içerisinde ödenmemesi üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine karşın herhangi bir ödemede bulunulmadığı ve yapılan mal varlığı araştırmasına rağmen borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemediği anlaşıldığından değinilen amme alacaklarının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 20 takip numaralı ödeme emrinin 20 ve 21 sıra numaralı amme alacaklarının, asıl borçlu şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu ve vade tarihi olarak 12/10/2016 tarihinin belirtildiği, özel usulsüzlük cezalarına ait tahakkuk fişlerinde tahakkuk türü olarak "ihbarnameden tahakkuk" ibaresine yer verildiği ancak söz konusu özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan davaların kesin olarak reddedildiği, karar tarihi sonrasında asıl borçlu şirket adına tanzim ve tebliğ edilecek (2) nolu ihbarname üzerine tahakkuk işlemi gerçekleştirilmesi ve yeni vade tarihlerinin belirlenmesi gerekirken hatalı bir şekilde tahakkuk ettirilen ve davacı adına düzenlenen işbu ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacağının takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 21 takip numaralı ödeme emri içeriği 6 ila 13, 17 ila 24, 28 ila 31 sıra numaralı amme alacakları ile 22 takip numaralı ödeme emri içeriği 3 ila 6, 10 ila 17, 21 ila 24, 27 ila 30, 32 ila 88 sıra numaralı amme alacaklarının asıl borçlu şirket tarafından açılan davalarda verilen kararlara istinaden düzenlenen (2) nolu ihbarnamelere dayandığı, dayanak yargı kararlarının temyizen incelenerek kısmen veya tamamen bozulduğu, bozma kararlarına uyularak yeniden karar verildiği, bu durumda, asıl borçlu şirket hakkında, kararlara istinaden düzenlenen (2) nolu ihbarnamelere dayanılarak takip başlatıldığı ve yapılan mal varlığı araştırmalarına rağmen borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemediğinden kanuni temsilci sıfatıyla davacının sorumluluğuna gidildiği, verilen bozma kararları üzerine Mahkeme kararının yürütülmesi kendiliğinden durduğundan verilen/verilecek ilk derece/bölge idare mahkemesi kararlarına istinaden asıl borçlu şirket adına yeniden (2) nolu ihbarname düzenlenerek amme alacağının ödenmemesi ve şirket hakkında yapılacak takipten netice alınamaması durumunda davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, dayanağı kalmayan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim edilen ödeme emrinin anılan sıra numaralı kısımlarının hukuka aykırı düştüğü, 21 takip numaralı ödeme emrinin 26 ve 27. sırasında yer alan alacaklar ile 22 takip numaralı ödeme emrinin 31. sırasında yer alan alacağa dayanak (2) nolu ihbarnamelerin ibraz edilmediği, bu suretle söz konusu alacağın kesinleşip kesinleşmediği hususunun davalı idarece tevsik edilemediğinin anlaşıldığından ödeme emrinin değinilen kısmında hukuka uygunluk görülmediği, 22 takip numaralı ödeme emrinin 26 ila 91. sırasında yer alan amme alacağının kesinleşmiş yargı kararlarına ilişkin borçlar olduğu, söz konusu borcun süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine karşın herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından, amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim edilen işbu ödeme emrinin anılan sıra numaralı kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 20 takip numaralı ödeme emrinin 20 ve 21 sıra numaralı, 21 takip numaralı ödeme emrinin 6 ila 13, 17 ila 24, 28 ila 31, 26 ve 27 sıra numaralı, 22 takip numaralı ödeme emrinin 3 ila 6, 10 ila 17, 21 ila 24, 27 ila 30, 32 ila 88, 31 sıra numaralı kısmı iptal edilmiş, 19 takip numaralı ödeme emrinin 5 ve 6 sıra numaralı alacaklar dışında kalan kısımları, 20 takip numaralı ödeme emrinin 6 ila 8 sıra numaralı ve 22 takip numaralı ödeme emrinin 26, 89 ila 91 sıra numaralı kısımları yönünden dava reddedilmiş, 19 takip numaralı ödeme emrinin 5 ve 6 sıra numaralı, 20 takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 5, 9 ila 19, 22 ila 31 sıra numaralı, 21 takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 5, 14 ila 16, 25 sıra numaralı, 22 takip numaralı ödeme emrinin 1, 2, 7 ila 9, 18 ila 20, 25 sıra numaralı kısımları ile 23 takip numaralı ödeme emri yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirket adına kayıtlı malvarlığı haczedilmeden ve tüm takip yolları tüketilip aciz belgesi düzenlenmeden adına ödeme emri düzenlenemeyeceği, davalı idarece daha önce de takip yolları tüketilmeden ödeme emirleri düzenlendiği ancak Mahkeme kararları ile iptal edildiği, iptal edilen kaldırılan ödeme emirlerine işbu davaya konu ödeme emirleri eklenmek suretiyle taraflarına tebliğ edildiği, %80 oranında hisse sahibi olmasına rağmen borcun tamamından sorumlu tutulamayacağı kaldı ki ödeme emri içeriği borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketin malvarlığının borcu karşılamayacağının açık olduğu, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.