Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2024/2149 E. 2026/484 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2024/2149
Karar No
2026/484
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2149 Karar No : 2026/484

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Grup İnşaat Nalburiye Makina Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2017 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen... tarih ve... takip numaralı ödeme emrinin iptal istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerinin ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta asıl borçlu şirketin 28/02/2018 tarihinde işi bırakmış olduğu, dava asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emrinin ise söz konusu şirkete 17/04/2021 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, işin bırakıldığı tarihten sonra asıl borçlu şirkete elektronik ortamda yapılan tebliğin geçerli bir tebliğ olmadığı, bu durumda usulüne uygun şekilde kesinleşmemiş kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, ... Grup İnşaat Nalburiye Makina Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 31/12/2017 tarihinde anılan şirketin mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği ancak ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden şirketin hukuken varlığını sürdürdüğü, sicil kaydının devam ettiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunacağı hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu yetkiye istinaden çıkarılan ve 27/08/2015 tarih ve 29458 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde ise tüzel kişilerde ancak ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 31/12/2017 tarihinde asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin re'sen terk edildiği açık olmakla birlikte, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden hukuken varlığını sürdürdüğü ve sicil kaydının devam ettiğinin görüldüğü olayda, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydından silinmeleri dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilebileceğinden şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin re'sen terk tarihinden sonra elektronik ortamda tebliğinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmış olup davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak neticeye göre yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2024/2149, K. 2026/484, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2024-2149-e-2026-484-k-90a3a738cf9f