Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2024/2040 E. 2026/447 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2024/2040
- Karar No
- 2026/447
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2040 Karar No : 2026/447
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca verilen... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Avukatlık yapan davacı adına, düzenlediği bir kısım serbest meslek makbuzunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenenden daha düşük tutarda kazanç göstermek suretiyle katma değer vergisi yönünden vergi ziyaına neden olduğu yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2011 yılının Ocak ila Ağustos ve Ekim ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 27. maddesinin 5. fıkrasına göre, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedelinin, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamayacağı, öte yandan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin dördüncü fırkası gereğince avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağı düzenlemesi dikkate alındığında, davacının serbest meslek makbuzu düzenlediği şirket ile yapmış olduğu avukatlık sözleşmesine istinaden tahsil ettiği tutarların avukatlık asgarî ücret tarifesinde belirlenen hadlerden düşük olduğu anlaşıldığından adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı verginin zamanaşımına uğradığı, düzenlemiş olduğu makbuzlarda gösterilenden daha fazla kazanç elde etmediği, aksi durumun iddia olunması durumunda ispat külfetinin davalı idareye ait olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı hakkında düzenlenen ...tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporunda, davacının, ... Anonim Şirketi (...) ve ... Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi (...) ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca bu şirketlere 2011 yılında avukatlık hizmeti verdiği, ... ve ... ile yapmış olduğu sözleşmenin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 11. maddesinin 1. fıkrası ile Tarife'nin İkinci Kısmının İkinci Bölümümü hükümlerine aykırılık teşkil ettiği tespitlerine yer verildikten sonra 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 27. maddesinin 5. fıkrası uyarınca serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedelinin bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamayacağı değerlendirilerek, Tarife'ye göre hesaplanan kazanç üzerinden bulunan matrah farkı esas alınmak suretiyle dava konusu cezalı vergi salınmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, "Kararda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde de; kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün belirtileceği, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) işaretli bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararın bozulacağı kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının uyuşmazlık konusu dönemde ... ve ... avukatlık hizmeti verdiği, her bir kurumla yapılan sözleşme hükümlerinin farklı olduğu ve her birinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine aykırılıkları ayrı ayrı değerlendirildiği halde Vergi Dava Dairesince yalnızca sözleşme hükümleri değerlendirilerek dava konusu tarhiyat hakkında hüküm kurulması yargılama usulüne uygun düşmediğinden temyize konu kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.