Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2024/1682 E. 2026/238 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2024/1682
Karar No
2026/238
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1682 Karar No : 2026/238

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Petrol Ürünleri Nakliyat İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2013 ila 2018 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararları ile davalı idareden, asıl borçlu şirket tarafından elektronik tebligat talep bildiriminde bulunulup bulunulmadığı ve elektronik tebligata ilişkin aktivasyonun yapılıp yapılmadığı sorularak talepte bulunulmuş ise başvuru belgelerinin onaylı ve okunaklı bir suretlerinin, internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifreyi içeren zarfın tesliminde düzenlenecek teslim tutanağının onaylı ve okunaklı bir suretinin ibrazının istenilmesi üzerine davalı idarece bu hususta açıklama yapılmadığı gibi dosyaya herhangi bir bilgi belge de sunulmadığı, elektronik tebligat talep başvurusu üzerine internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden kapalı zarf mükellefe teslim edildikten sonra elektronik tebligat adreslerine tebligat gönderimine başlanabileceğinden şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik ortamda tebliğinin hukuken geçerli bir tebligat olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve böylelikle usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilip vadesinde ödenmeyen bir amme alacağından bahsedilemeyeceği, ayrıca asıl borçlu şirket adına haciz varakası düzenlenmediği, yapılan mal varlığı araştırmasının da eksik olduğu anlaşıldığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, ... Petrol Ürünleri Nakliyat İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi'nden alınmayan 2013 ila 2018 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. Danıştay Üçüncü Dairesinin E:2025/2478 sayılı dosyasında bulunan savunma dilekçesi ekinde, davacının asıl borçlu şirket adına 23/10/2017 tarihinde davalı idareye başvurularak elektronik tebligat talep bildiriminde bulunması üzerine ... tarih ve ... evrak numarasıyla söz konusu talebin işleme alındığı ayrıca asıl borçlu şirket adına düzenlenen haciz varakaları ve malvarlığı araştırmasına ilişkin belgelerin ibraz edildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları kurala bağlanarak, idari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Buna göre, davacının elektronik tebligat talep bildiriminde bulunduğuna ilişkin davalı idare tarafından sunulan başvuru belgesi, mükellef aktivasyon sorgulama çıktısı, haciz varakaları ve malvarlığı araştırmasının yapıldığına dair ibraz edilen belgeler dikkate alınmak suretiyle dava konusu ödeme emri öncesinde asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsiline yönelik tüm takip yollarının tüketilip tüketilmediği, tahsil imkanı bulunmadığı sonucuna varılması halinde davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 30/01/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2024/1682, K. 2026/238, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2024-1682-e-2026-238-k-122f449dd646