Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/5925 E. 2025/2761 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/5925
- Karar No
- 2025/2761
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5925 Karar No : 2025/2761
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlğü/... VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVACI) ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, gerçeği yansıtmayan ihracat teslimleri ve sahte faturayla belgelendirmiş olduğu bir kısım alımlarla 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihracat istisnası kapsamında düzenlenen faturalarla haksız mahsuben katma değer vergisi iadesine sebebiyet verdiği, Ba ve Bs formlarıyla eksik bildirimde bulunduğu, muhasebe standartlarına ve tek düzen hesap planına uymadığı, envanter defterini ibraz etmemesi nedeniyle teşvik yükümlülüğünü yerine getirmediği yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunu done alan vergi inceleme raporu uyarınca farklı tarihli vergi ve ceza ihbarnameleri ile (iki kez) adına 2016 yılının Ocak ila Temmuz dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası, mükerrer 355. maddesinin 1. bendi ile 6 fıkrası (bir kez) gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamalardan, davacının organizasyon dahilinde sahte faturalarla belgelendirdiği ve gerçekte ihraç etmediği malları ihraç etmiş gibi göstermek suretiyle gerçekte yüklenmediği katma değer vergisini mahsuben iade aldığı, emtia alımında bulunduğu mükellefler hakkında düzenlenen raporlardaki tespitlerden ise düzenledikleri faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı, 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı defter ve belge isteme yazısının 31/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 09/09/2016 tarihinde 2015 yılına ilişkin yevmiye defteri ibraz edildiği halde envanter defteri mücbir sebep ileri sürülmeksizin ibraz edilmediğinden aynı Kanun’un mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 2016 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtilaf konusu dönemde 55 adet ihracat faturasına karşılık Bs formunda 49 adet bildirimde bulunduğu, Haziran döneminde gümrükte devir işlemleri sonucunda 2 adet fatura ile alınan cep telefonları için Ba formu vermediğinden 2016 yılının Ocak dönemi için mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuki isabetsizlik görülmediği, şirket defterlerinin tek düzen hesap planına uygun olmadığından 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği, 2014 yılının Aralık dönemine ait olup 2015 yılı içerisinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği, ... tarih ve ... ila ... sayılı vergi ve ceza ihbarnameleri 24/12/2019 tarihinde düzeltme fişleriyle terkin edildiğinden bu kısımla ilgili ortada hukuken dava konusu edilebilecek vergi ve ceza bulunmadığı gerekçesiyle tekerrür artırımlı üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası, 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden dava reddedilmiş (27/11/2019 tarih ve 21, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 9, 12, 14), aynı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kaldırılmış (bbb tarih ve ...), (... tarih ve ... ila ...) sayılı vergi ve ceza ihbarnameleri içeriği vergi ve cezaların kaldırılması istemi yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının, tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 55,00-TL’yi aşan bölümü dışındaki hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları sözü edilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 55,00-TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının, tekerrür sebebiyle artırılan kısmının bu tutarı aşan bölümü yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf istemi kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6736 sayılı Bazı Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında 2015 yılı için katma değer vergisi artırımında bulunularak tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi nedeniyle herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamayacağı; öte yandan emtia alımında bulundukları ... Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin de sözü edilen Kanun'dan faydalanarak aynı dönem için matrah ve vergi artırımında bulunduğundan bu mükellef ile ilgili olarakta inceleme yapılmayacağı, yasal defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılıp bu doğrultuda rapor tanzim edilmemesinin ve hükme yalnızca usule aykırı olan inceleme raporunun esas alınmasının, yerleşik içtihatlara aykırılık teşkil ettiği, incelemenin varsayıma dayandığı, ihracatların çoğunun kırmızı hattan gerçekleştirilerek yurt dışı edildiği, Billoris firmasından fatura aldığı iddia edilen mükellefler ile arasında menfaate dayanan hiçbir organik bağın bulunmadığı, faturaların emtianın gerçek değerinin üstünde düzenlenmiş olduğu iddiasına yönelik somut tespit bulunmaksızın sonuca varıldığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı hakkında yapılan incelemede belirlenen alışlara ilişkin gerçek anlamda bir fatura düzenlenmemiş olduğu hususunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulduğu, özel usulsüzlük cezasına ilişkin gerekçenin, mükelleflerce işlenen ve cezai müeyyide gerektiren usulsüz işlemlerin yaptırımsız kalması ve bilakis korunmasına sebebiyet vereceği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun tekerrür ile ilgili hükmün uygulanması konusun da çıkarılan 49 No’lu sirkülerde, aynı Kanun’un 339. maddesinde yer alan cezanın kesinleştiği takip eden yılın başından başlamak üzere olan ibare, tekerrürün uygulanacağı iki veya beş yıllık sürenin sona ereceği tarihin tespitini içerdiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.