Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2023/3387 E. 2023/4130 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/3387
Karar No
2023/4130

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3387 Karar No : 2023/4130 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, … Prodüksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2006 ve 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 11/05/2009 tarih ve 7308 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan ilâna göre, asıl borçlu şirketteki hisselerini devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği, asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinin ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 22/11/2013 tarih ve 8449 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan ilânla re'sen silindiği, dava konusu 3 takip numaralı ödeme emrinin 15, 16, 17, 21, 22 ve 23. sıra numarasında ve 4 takip numaralı ödeme emrinde yer alan alacaklar için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği tarihten sonra tebliğ edildiği görüldüğünden herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı, diğer taraftan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin de 2019 yılında tebliğ edildiği dikkate alındığında, söz konusu kamu alacağının tahsil zaman aşımına uğradığı, dava konusu 3 takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 9, 11 ila 14, 18 ila 20, 24 ila 35. sıra numarasında yer alan alacakların, şirketin 2011 yılında defter ve belgelerinin istenilmesine rağmen ibraz edilmemesinden kaynaklandığı, defter ve belge istenildiği tarihte kanuni temsilci ve ortak olmayan davacının sözü edilen borçlardan sorumlu tutulamayacağı, 3 takip numaralı ödeme emrinin 10. sıra numarasında yer alan alacağın ise 2006 yılında şirketin bir kısım alımlarının sahte faturayla belgelendirildiği tespitinden hareketle 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, sözü edilen cezaya ilişkin ihbarname ve ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şirketin banka hesabında bulunan 1.050,00 TL bakiye üzerine 26/07/2017 tarihinde e-haciz konulduğu anlaşıldığından usule uygun olarak kesinleşen ve takip edilen alacağın tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 3 takip numaralı ödeme emrinin 10. sırasında yer alan alacak yönünden dava reddedilmiş, 3 takip numaralı ödeme emri kalan diğer kamu alacağına ilişkin kısmı; 4 takip numaralı ödeme emri ise tamamı yönünden iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; 3 takip numaralı ödeme emrinin 10. sıra numarasında yer alan özel usulsüzlük cezası haricindeki kamu alacakları ile 4 takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Asıl borçlu şirketin 22/11/2013 tarihinde tüzel kişiliği sona erdiğinden, bu tarihten sonra ticaret sicilinden terkin edilen şirket adına tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin gerçekleştirilemeyeceği, bu haliyle şirketin banka hesabında bulunan bakiye üzerine 2017 yılında konulan e-haczin tahsil zaman aşımı süresine etkisinin bulunmadığı, alacağın vadesinin 2012 yılına rastladığı dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinin 2019 yılında tebliğ edilmesine kadar tahsil zaman aşımını kesecek başka bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında söz konusu alacağın tahsil zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının 3 takip numaralı ödeme emrinin 10. sıra numarasında yer alan alacak yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra 3 takip numaralı ödeme emri değinilen kısım yönünden de iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2023/3387, K. 2023/4130, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2023-3387-e-2023-4130-k-172797ef79a6