Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/1414 E. 2025/2920 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/1414
- Karar No
- 2025/2920
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1414 Karar No : 2025/2920
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin kayıt ve beyan dışı ücret ödemeleri üzerinden tevkifat yapmadığından bahisle adına 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ve fer'isinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İhbar üzerine incelemeye alınan ikamet amaçlı binalar haricinde bina imalatıyla uğraşan ve farklı yerlerde şantiyesi bulunan davacının 2017 ve 2018 yıllarında kalıpçı, duvarcı, tekniker, büro memuru ve mühendis olmak üzere 534 ila 978 işçi çalıştırdığı, söz konusu işçilerin büyük bir kısmının sigorta prim ödemelerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığı, mühendis kadrosunda çalışan işçiler için ödenen sigorta primlerinin asgari ücretin çok az üzerinde bulunduğu, örnekleme yoluyla seçilen onbeş kişinin asgari ücret haricinde işverenden ücret ödemesi aldığının tespit edildiği, çalışanlarına, bordroya aktarılan tutar haricinde muhasebe bölümünde çalışan ...'in banka hesabından 2017 ve 2018 yıllarında sırasıyla 2.422.409 TL ve 1.942.444,00-TL para transferlerinin gerçekleştirildiğinin saptandığı, yetkilisinin sözü edilen para transferlerinin inşaat malzemesi alımlarına ilişkin olduğu, bordro harici herhangi bir ödeme yapılmadığı şeklindeki beyanına itibar edilmeksizin düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, ticaret ve vergi mevzuatında temel ilkenin ticari iş ve işlemlerin yasal defter ve belgelerde izlenmesi olduğu, gayri resmi defterlere veya dijital ortamlara ticari işlemlerin kaydedilmesi halinde bu kayıtların vergi matrahını azaltacak nitelikte olmadığının ispatının da 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendi uyarınca bunu iddia edene ait olacağı, aktif büyüklüğü ile çalışan sayısına göre ödemelerini usulü dairesinde gerçekleştirmesi gereken davacı şirketin, ticari faaliyetine dair harcamalarını çalışanına ait banka hesabı üzerinden yapması iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediği gibi bu durumun aksini ortaya koyacak kanıt da sunamadığı dikkate alındığında, salınan cezalı vergi ve fer'isinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi inceleme tutanağı tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı, örnekleme yoluyla ifadesi alınan şahıslardan sadece Murat Kaptı isimli işçinin ifadesinin paylaşıldığı, söz konusu ifadelerin genele teşmil edilemeyeceği, vergi inceleme raporunun dayanağını oluşturan çalışanı ...'in bilgisine başvurulmadığı, anılan şahsa ait banka hesap hareketlerinin, işçi ücret ödemelerine ilişkin olmadığı, pek çok yerde şantiyesinin olduğu, personel ve şantiye giderleri için sürekli para akışının olmasının sektörün gerçekliğine uygun düştüğü, tüm para transferlerinin ücret olduğu varsayımıyla eksik inceleme ve araştırma sonucunda yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde de gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülmüştür. Uyuşmazlık konusu olayda ifadesine başvurulan onbeş işciden bazıları davacıdan elden ödeme aldıklarını ifade etmişler ise de sözü edilen anlatımların tüm çalışanlara teşmil edilemeyeceği, muhasebe bölümünde çalışan ...'in banka hesabından aktarılan tutarlar herhangi bir ayrıştırmaya tabi tutulmaksızın tamamının ücret olduğunun kabulüyle matrah belirlendiği ve vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan anılan şahsın ifadesine başvurulmadığı da dikkate alındığında, gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesine aykırılık teşkil edecek şekilde eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.