Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/11178 E. 2025/698 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/11178
- Karar No
- 2025/698
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11178 Karar No : 2025/698 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2021 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle bu faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle sonraki yıla devreden indirilecek katma değer vergisi tutarının azaltılmasına yönelik işlemin iptali ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen usulsüzlük cezası ve 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, 2021 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle bu faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle sonraki yıla devreden indirilecek katma değer vergisi tutarının azaltılmasına yönelik işlemin iptali ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen usulsüzlük cezası ve 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, 24. maddesinin (e) bendinde de, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün kararda belirtileceği kurala bağlanmış olup, aynı Kanun'un 49. maddesinin (2) işaretli fıkrasının (c) bendinde, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veye eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile birlikte 2021 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının azaltılmasına dair işlemin de iptali istenilmesine karşın davayı, salt cezalar yönünden incelemek suretiyle işlemle ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapmaksızın sonuçlandıran ve bu nedenle yargılama usulüne uygun düşmeyen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 18/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: Bakılmakta olan dava, 2021 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının azaltılmasına dair işlemin iptali ve aynı yıla ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352. maddesinin 1. derece usulsüzlüklerle ilgili (3) numaralı bendi gereğince kesilen usulsüzlük cezası ile aynı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır. Mahkeme kararında davanın özeti kısmında sadece iki cezaya yer verilmiş; devreden katma değer vergisinin azaltılması işlemine ise yer verilmemiştir. Kararın hüküm fıkrası kısmında da dava konusu cezaların iptaline dair hüküm kurulmuş, işlemin iptali talebi hakkında karar verilmemiştir. Davalı idare istinaf kanun yoluna başvurmuş; davacı istinaf kanun yoluna başvurmamıştır. İstinaf başvurusunun reddi üzerine Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare bu kez temyiz kanun yoluna başvurmuş, davacı temyiz kanun yoluna da başvurmamıştır. Davanın konularından birini oluşturan devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin iptali hakkında bir karar verilmemesi, diğer bir deyişle eksik hüküm kurulması, davacıyı yargılama sonucunda karar elde etme hakkından yoksun bırakmıştır. Ancak, davacının istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurmamış olması nedeniyle işlem hukuki kesinlik kazanmıştır. İdarece işlem geri alınıncaya, kaldırılıncaya, değiştirilinceye veya düzeltilinceye kadar hukuk aleminde varlığını korur. Yargı yerince işlemin hukuka uygunluğu, yargılama sürecinin gelinen aşamasında, denetlenemez hale gelmiştir. Bu bakımdan, davanın karara bağlanan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları yönlerinden temyiz denetiminin yapılması gerektiği görüşüyle temyiz dilekçesinde açıkça talep olmayan konuda verilen bozma kararına katılmıyorum.