Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2022/670 E. 2023/6588 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2022/670
Karar No
2023/6588

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/670 Karar No : 2023/6588 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının taşınmazlarına, kanuni temsilcisi olduğu ... Bilişim ve Yazılım Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2012 yılına ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bent hükümleri gereğince alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirkette hiçbir dönemde kanuni temsilci sıfatını haiz bulunmayan davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla takip yapılamayacağından dava konusu ihtiyati hacizlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacizler kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da, kanuni temsilcilerin amme borçlusu olarak nitelendirildiği dolayısıyla kamu alacağını güvence altına almak amacıyla kanuni temsilciler hakkında işlem tesis edilebileceği, davacının 2012 yılında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olması nedeniyle yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2022/670, K. 2023/6588, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2022-670-e-2023-6588-k-cdcacac86329