Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2022/4125 E. 2024/5509 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2022/4125
- Karar No
- 2024/5509
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/4125 Karar No : 2024/5509 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Mamulleri Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitler içeren vergi inceleme raporuna istinaden 2018 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re'sen tarh edilen geçici vergiler ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırlması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... markası ile yaptığı sözleşmeye istinaden sözü edilen marka adı altında faaliyet gösteren davacı şirket adına, ... markasına hasılatı üzerinden %3 oranında ödediği ciro payının beyan ettiği hasılat üzerinden hesaplanan tutardan fazla olduğundan bahisle tarhiyat yapıldığı, ürünlerin satış fiyatlarının davacının bayisi olduğu asıl firma tarafından belirlendiği, bu fiyatın üzerinde ya da altında yapılan satışların firma-bayi arasındaki iç ilişkiye ilişkin olduğu, bu durumun vergi yargısı bakımından esas alınamayacağı, davacının defter ve belgelerinin incelenmediği, bulunduğu konum gereği sözleşmede belirlenen tutarın alında satış yaptığı iddiasının karşılanmadığı, farazi olarak kağıt üzerinde oranlama hesabı yapılmak suretiyle belirlenen matrah üzerinden tarhiyat yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergiler ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki saptamaların davacının elde ettiği kazancın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığını ortaya koyacak mahiyette olduğu, kayıt dışı bırakıldığı tespit edilen tutarın davacının ödediği ciro payı üzerinden tespit edildiği görüldüğünden, re'sen tarh nedeninin bulunduğu, vergi inceleme raporundaki matrah hesaplama yönteminin de hukuka uygun olduğu ancak mahsup dönemi geçen geçici vergi aslının aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2016 yılına ait olup aynı yılda kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği ancak 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının her bir dönem için tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 208,37 TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra 208,37 TL artırımlı uygulanan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi asılları üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi asılları ve geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmı ile vergi ziyaı cezalarının artırım uygulanan kısımlarının her bir dönem için 208,37 TL'yi aşan kısmı kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Uyuşmazlık konusu olayda, ... markası adı altında faaliyet gösteren davacı şirket adına, francaise alınan şirkete, aralarındaki sözleşme gereği hasılat üzerinden %3 oranında ödenen ciro payının davacının beyan ettiği hasılat üzerinden hesaplanan tutardan yüksek olduğu dolayısıyla bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle tarhiyat yapılmıştır. Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, uyuşmazlık konusu dönemde satılan ürünlerin ... tarafından davacıya gönderildiği ve satış fiyatlarının ... tarafından belirlendiği belirtilerek sözü edilen firmaya ödenen %3 ciro payı tutarı üzerinden olması gereken hasılat hesaplanmışsa da davacının satışa konu ürünleri sözleşme ile belirlenen fiyatın altında sattığı iddiası yönünden bir inceleme yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.