Danıştay · 15. Daire
Danıştay 15. Daire 2018/2844 E. 2019/321 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 15. Daire
- Esas No
- 2018/2844
- Karar No
- 2019/321
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2018/2844 Karar No : 2019/321 Karar Düzeltme İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Nusaybin / MARDİN Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : Av. - Aynı yerde. İstemin Özeti : Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 31/01/2018 tarih ve E:2014/2908, K:2018/1051 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Düşüncesi : Karar Düzeltme talebine ilişkin davacı murisinin ölümü nedeniyle açılan iptal davasına konu mahkeme dosyasının incelenmesinden; dosya kapsamında davacı murisinin PKK terör örgütü üyeliğine ya da örgüt faaliyetleri nedeniyle yargılanmasına ilişkin herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığından karar düzeltme talebinin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinde "İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3'üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla ilga edilmeden önce yürürlükte bulunan "Kararın Düzeltilmesi" başlıklı 54. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerince verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere taraflarca; a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması, b) Bir kararda birbirine aykırı hükümlerin bulunması, c) Kararın usul ve Kanuna aykırı bulunması, d) Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekârlığın ortaya çıkmış olması hallerinde kararın düzeltilmesinin istenebileceği hükmüne yer verilmiş olup, bu maddenin 2. fıkrasında da Danıştay dava dairelerinin kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlı oldukları kurala bağlanmıştır. Dosyadaki belgeler ile iddiaların incelenmesinden; düzeltme istemine konu Dairemiz kararının hukuk ve usule uygun olduğu, düzeltilmesini gerektirecek bir halin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; kararın düzeltilmesi isteminin REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar düzeltme harç ve posta ücretinin Mahkemesince tamamlattırılmasına, 05/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Başkan Vekili Üye Üye Üye Üye KARŞI OY (X) : 5233 sayılı Kanun ile terör eylemleri veya terörle mücadele kapamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin zararlarının karşılanmasına ilişkin usul ve ve esaslar belirlenmiş, 2. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar, (f) bendinde 3713 sayılı Kanunun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarınan mahkum olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar kanun kapsamı dışında tutulmuştur. Davacı murisinin terör örgütü yandaşı olduğu, başka bir terör örgütü tarafından iki örgüt arasındaki hesaplaşma sonucu öldürüldüğü gerekçesiyle tazminat talebinin ve davanın reddine karar verilmiş ise de, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacı murisinin terör örgütü yandaşı olduğuna ilişkin hukuken geçerli bilgi, belge ve mahkeme kararı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı murisinin ölüm olayının yörede yaşanan yaygın ve yoğun terör olayları nedeniyle gerçekleştiği ve bu haliyle 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde ve Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, karar düzeltme istemi kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. Üye KARŞI OY (XX) : 5233 sayılı Kanun ile terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin zararlarının karşılanmasına ilişkin usul ve ve esaslar belirlenmiş, 2. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar, (f) bendinde 3713 sayılı Kanunun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarınan mahkum olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar kanun kapsamı dışında tutulmuştur. Davacı murisinin terör örgütü yandaşı olduğu, başka bir terör örgütü tarafından iki örgüt arasındaki hesaplaşma sonucu öldürüldüğü gerekçesiyle tazminat talebinin ve davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olayın oluş şekli ve dosyadaki deliller göz önünde tutulduğunda davacı murisinin terör örgütü sempatizanı dahi olsa hakkında bu hususa ilişkin bir mahkeme kararı olmadığı, olay esnasında herhangi bir örgütsel faaliyet içerisinde olmadığı, söz konusu terör örgütü üyesi/üyeleri tarafından yol ortasında, işini yaparken pusu kurularak öldürüldüğü anlaşıldığından, yaşam hakkının korunması gerektiği ilkesinden hareketle devletin vatandaşını koruma pozitif sorumluluğu da dikkate alınarak olayın değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, davacı murisinin ölüm olayının yörede yaşanan yaygın ve yoğun terör olayları nedeniyle gerçekleştiği ve bu haliyle 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde ve Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, karar düzeltme istemi kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. Üye