Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/636 E. 2025/1376 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/636
- Karar No
- 2025/1376
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/636 Karar No:2025/1376
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) (c) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar" kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinde ise "1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz; 2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. (...)" kuralına yer verilmişti. 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır.” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi anılan iptal kararında "İtiraz konusu kuralla, konusu ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değerin altında kalan idari davalarda bu mahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı öngörülmektedir. Kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değer enflasyonun etkilerinden arındırılmamaktadır. Bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânı ortadan kalkabilecektir." gerekçesine yer vermiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava dışı ... Petrol İnşaat Nakliyat Taahhüt Gıda Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait ödenmeyen ve anılan şirketten tahsil edilemeyen idari para cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin, ... takip dosya numaralı 46.249,99-TL'lik kısmının iptali istemiyle 19/01/2022 tarihinde bakılan davanın açıldığı, ... İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına yönelik davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, bölge idare mahkemesi kararının verildiği 13/12/2024 tarihinde, ilk derece Mahkemesince verilen kararların kaldırılması üzerine verilen kararlar için temyiz sınırının 270.000,00-TL olduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği ya da bakılan davanın açıldığı tarihlerin denk geldiği 2022 yılında ise temyiz sınırının 261.000,00-TL olduğu görülmektedir. Bu durumda, davanın konusunun, gerek temyize konu bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarihte miktar itibarıyla öngörülen temyiz sınırı olan 270.000,00-TL'nin gerekse dava konusu işlemin tesis edildiği ya da davanın açıldığı tarihte miktar itibarıyla öngörülen temyiz sınırı olan 261.000,00-TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu üzerine verilen temyize konu kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkemece ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.