Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/425 E. 2025/1273 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/425
- Karar No
- 2025/1273
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/425 Karar No:2025/1273
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstrisi A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tokat İl Emniyet Müdürlüğünce 08/10/2024 tarihinde gerçekleştirileceği ilan edilen ekonomik ömrünü doldurmuş HEK durumundaki 12 adet muhtelif marka ve model taşıtın mübadelesine yönelik ihalenin iptal edilerek ihaleye konu araçların davacı şirkete devrinin sağlanması talebiyle yapılan 01/10/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlem ile 08/10/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemelerinin 29/11/2024 tarihli ara kararına cevaben idarece gönderilen bilgi ve belgelerden, dava konusu 08/10/2024 tarihli mübadele ihalesinin, ihaleye katılım olmaması nedeniyle 08/10/2024 tarih ve 2024/01 sayılı ihale komisyonu kararı ile iptal edildiği, işbu davanın 31/10/2024 tarihinde açıldığı, ihalenin dava açılmadan evvel iptal edildiği anlaşıldığından, 08/10/2024 tarihli ihalenin iptali istemi yönünden kesin ve yürütülebilir bir işlemin varlığından söz edilemeyeceğinden, ihalenin iptal edilmesi istemine ilişkin kısım yönünden davanın esasının incelenme olanağının bulunmadığı; Mübadele ihalesine konu 12 adet muhtelif marka ve model taşıta ilişkin teknik komisyon raporunda bu araçlarla ilgili olarak "Hizmette kullanımı ekonomik olmayıp yüksek onarım maliyeti ile çalışır hale gelir. Boya, döşeme, motor, mekanik arızalarının onarımı ile işletme giderlerinden dolayı ekonomik değildir" şeklinde tespitlere yer verilerek HEK raporu düzenlendiği, bu kapsamda taşıtlar hurda niteliğinde olmadığından 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun kapsamında olmadığı, bu haliyle davacı şirkete devir zorunluluğu bulunmadığı gibi dava konusu ihalede, Emniyet Genel Müdürlüğü kuvvesine kayıtlı hurda, HEK, ihtiyaç fazlası olan taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzemelerin mübadele yoluyla satışının yapılacağına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü yönünden özel düzenlemeler içeren 4645 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğüne Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemenin Satış, Hibe, Hek ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Kanun'un uygulandığı açık olduğundan, 01/10/2024 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın, ihalenin iptali istemine yönelik kısmı bakımından incelenmeksizin reddine; ihaleye konu taşıtların devredilmesi isteminin zımnen reddine yönelik işlem yönünden ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, HEK niteliğindeki taşıtların hurda vasfını haiz olduğu, ihale konusu araçların öncelikle kendilerine teklif edilmesi gerektiği, hurda niteliğindeki ürünlerin satışı ve devri konusunda tanınan hakkın davalı idareyi de kapsadığı, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı, ihalenin iptal edildiği ilan edilmediği gibi kendilerinin de bilgilendirilmediği, bu durumda davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğinin yargılama giderleri yönünden dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 4645 sayılı Kanun uyarınca ihtiyaç fazlası ve standart dışı malzemelerin devir işlemlerinin özel hükümlerle düzenlendiği, ihaleye konu taşıtların mübadele yoluyla satışının anılan Kanun ve ilgili ikincil mevzuata dayalı olarak gerçekleştirileceği, mübadeleye konu unsurlar hurda niteliğinde olmadığından 3284 sayılı Kanun kapsamında davacı şirkete devredilmesinin zorunlu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.