Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/705 E. 2025/981 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/705
Karar No
2025/981
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/705 Karar No:2025/981

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.532.250,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin dağıtıcısı olduğu bayilik lisansı sahibi ... Taşımacılık Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin anlaşmalı olduğu otomasyon şirketinin sunucularından alınan imajlar üzerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ve silinen veriler listesindeki bazı araçlar üzerinde kendilerine ulaşan ÖKC satış belgeleri ile otomasyon verilerinin karşılaştırılması sonucu otomasyon sistemi üzerindeki satışlardan 2016 yılı hesap döneminde 249.057,33 litre, 2017 hesap döneminde de 1.248.179,51 litre ve 2020 yılı hesap döneminde de 301.905,70 litrenin silindiğinin tespit edildiği, ayrıca davacı şirket tarafından davalı Kuruma gönderilen otomasyon verilerinde, 04/01/2020 tarihinde lisans sahibinin dönem başı stok miktarının 262,86 litre olduğu, 24/10/2020 tarihine kadar toplam dolum miktarının 19.542,53 litre ve toplam satış miktarının 4.843,56 litre olduğu, 24/10/2020 tarihi dönem sonu stok miktarının ise 23.065,94 litre olduğunun görüldüğü, söz konusu döneme ilişkin dönem başı stok, toplam dolum ve satış ile dönem sonu stok miktarları üzerinden yapılan hesaplama neticesinde veriler arasında yaklaşık 8.104,11 litre tutarsızlık olmasına karşın davacı şirket tarafından davalı Kuruma herhangi bir aykırılık bildirimde bulunulmadığının tespit edildiği, Bu durumda, dağıtıcı lisansına sahip olan davacının bayisine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında otomasyon şirketinin sunucularından alınan imaj üzerinden yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediğinin açıkça tespit edildiği, buna karşılık davacı şirket tarafından bayisine ilişkin tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediği ve dağıtıcı lisansı sahiplerine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmediği açık olduğundan, davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, casus bir yazılımın olması halinde dağıtım şirketi olarak bu durumu tespit etmelerinin mümkün olmadığı, anılan yazılım şirketinden otomasyon hizmeti alınmadığı, idare tarafından somut bir tespit olmadan aykırılık bildiriminde bulunulmadığı tespitinin gerçeği yansıtmadığı, eksik incelemeyle soruşturma raporu düzenlendiği, olaylara ilişkin dahlinin ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/705, K. 2025/981, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-705-e-2025-981-k-670521e6ef34