Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/2728 E. 2024/4809 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2728
Karar No
2024/4809
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2728 Karar No:2024/4809

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Sigorta Fonu (...) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların hissedarı olduğu ve Fonun kayyım olarak atandığı ... Halı İplik Tekstil Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş. İle ... Plastik ve Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin mal varlığından oluşturulan ... ve ... Halı ile ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün 29/11/2023 tarihinde 1.800.000.000,00-TL muhammen bedel ile satışına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davalı İdarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem veya eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği, davalı İdarenin kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemediği, bu itibarla uyuşmazlığın Türk Medenî Kanunu'nda kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine ilişkin ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri gözönünde bulundurularak adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu şirketler hakkında verilen müsadere kararının kesinleştiği, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından şirketlerin satış ve tasfiyesine onay verildiği, satış ve tasfiyeye ilişkin tüm işlemlerin Fon Kurulu kararıyla gerçekleştiği, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, uyuşmazlıkta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu, şirketlerin müsadere kararı sonrasında Maliye Hazinesine devredildiği, davacıların şirket üzerinde herhangi bir ortaklık haklarının ve davayı açmak için husumet ehliyetlerinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/2728, K. 2024/4809, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-2728-e-2024-4809-k-fcf1a6fc01e7