Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/894 E. 2024/4860 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/894
- Karar No
- 2024/4860
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/894 Karar No : 2024/4860
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
(DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin dördüncü fıkrası ile birlikte birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca ve 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca iki kez Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, bünyesinde görev yaptığı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının, istihbari faaliyetlerde de bulunan, devletin güvenliği ve kamu huzuru açısından önemi haiz bir kurum olduğu, davacı tarafından, davalı idareye TİB'de yaşandığı iddia edilen birtakım olaylarla ilgili yapılan başvuruların değerlendirilmesi ile davacının, TİB Başkanı ile kim olduğu belirsiz birtakım kamu görevlilerini çeşitli suçlarla itham ettiği, TİB Başkanını siyasi olarak hareket etmekle ve personeli fişlemekle suçladığı, '...' gibi internet sitelerine atıfta bulunarak TİB'e karşı olumsuz algı oluşturabilecek davranışlarda bulunduğu, TİB'in siyasi baskılar altında suç işlediğine yönelik birtakım iddialarda bulunduğu, tüm bu iddiaların davacının işgal ettiği iletişim uzmanlığı kadrosunun görev tanımı içinde yapılan bireysel bir başvuru ve faaliyet olarak gerçekleştirildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu fiillerin zamanlaması ile süreklilik arzettiği gözetildiğinde, belli bir grubun yönlendirme ve ideolojisi doğrultusunda gerçekleştirildiğinin açık olduğu, fiillerin özellikle kurumda çalışan kişiler açısından belirsizliğe, güvensizliğe yol açabilecek nitelikte ve kurumun huzur ve sükununu bozmaya yönelik olduğu; diğer yandan, görev tanımında olmadığı halde kurumda görevli personel ve TİB Başkanı hakkında çeşitli suç isnatlarında bulunulduğu, birlikte görev yaptığı kişilerin haysiyet ve onurunu kırıcı, yüz kızartıcı fiillerle itham edilmesi şeklindeki eylemlerin nitelik ve ağırlık itibarıyla Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiillerle benzerlik gösterdiği; buna karşılık soruşturma konusu olaylarla ilgili olarak davacı adına verilen cevapların soyut ve mesnetsiz olduğu, Anayasa'nın 14. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 7. maddesi karşısında salt dilekçe hakkının kullanıldığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davacının sûbuta eren eylemleri nedeniyle tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 21/02/2023 tarih ve E:2018/2471, K:2023/752 sayılı kısmen bozma kararına uyularak; davacının, TİB başkanı ... ile beraber bazı kimselere iftira suçunu işlediğinden, dava konusu işleme dayanak alınan 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerden olduğundan bahisle, bu bende göre cezalandırılıp cezalandırılamayacağının belirlenmesi gerektiği, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin tüm alt bentleri incelendiğinde; iftira suçunun herhangi bir bentteki suç tanımına benzerliğine de rastlanmadığı; öte yandan, işbu Daire kararının gerekçesine göre davalı idarece yeniden işlem tesis edilebileceği, bu durumda; davacının üzerine atılı bulunan "iftira" fiili, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü alt bendi uyarınca, aynı maddenin (E) bendinin alt bentlerinde sayılan fiil ve hallere nitelik ve ağırlık itibarıyla benzer eylem olarak değerlendirilerek, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği; yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi istemi yönünden; dava konusu işlemin; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kesinleştiği hususu dikkate alındığında, davalı idarece dava konusu işlemin iptal edilen kısmı nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük, mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın; davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin belirtilen kısmının iptaline, davacının işlemin bu kısmına yönelik olan yoksun kaldığı tüm özlük, mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı tarafından; temyize konu kararın mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hizmet gereklerine, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından; istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın; davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının kaldırılması, dava konusu işlemin belirtilen kısmının iptali, davacının işlemin bu kısmına yönelik olan yoksun kaldığı tüm özlük, mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.