Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/2920 E. 2024/5711 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/2920
- Karar No
- 2024/5711
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2920 Karar No : 2024/5711 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'ı temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mardin İli Kızıltepe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli sosyolog olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde bitecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararıyla; davacı hakkında herhangi bir idari soruşturma yahut görevinde yetersiz veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, idarece davacının sözleşmesinin yenilenmeyişinin gerekçesi olarak gösterilen hususun, davacının performansına veya hal ve hareketlerine özgü bir neden olmayıp, kurumlarınca sosyoloji alanında bir personel çalıştırmaya ihtiyaçlarının bulunmadığı şeklinde kurgulandığı, dava konusu işlemin gerekçesinde de personel giderlerinin mevzuatla öngörülen orandan daha fazla, bütçede gidere sebep olması ve sosyoloji alanında idarelerinin mevcut durumda herhangi hizmet ve projelerinin bulunmaması nedeniyle davacının sözleşmesinin yenilenmediğinin belirtildiği, nitekim ...tarih ve ... sayılı Kızıltepe Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen kadro ihdas ve değişiklik cetvelinde de sosyolog kadrosunun bulunmadığı, kaldırılmış olduğu, dolayısıyla mevcut durumda davacının yerine başka bir sosyolog çalıştırılmasının da mümkün olmadığı, bu durumda; davalı idare tarafından davacının hizmetine ihtiyaç duyulmaması sebebiyle sözleşmesinin yenilenmediği ve iştigal ettiği "sosyolog" kadrosunun 2020 yılında kadro cetvellerinden kaldırıldığı, idarenin davacının sözleşmesinin yenilenmesi noktasındaki takdiri nitelikte olan yetkisini subjektif saiklerle kullandığı yönünde herhangi bir olaya rastlanmadığı, zira personelin sözleşmesinin yenilenmesi için temel noktanın personelin verimliliğinden ziyade iştigal ettiği hizmete, idarece duyulan ihtiyaç olduğu, böylelikle idarece, bütçenin mevzuatla öngörülen seviyede denkleştirilebilmesi gayesiyle hizmetine ihtiyaç bulunmadığına kanaat getirdiği ve kadrosunu kaldırdığı sosyolog hizmetini veren davacının sözlemesinin yenilenmeyişinin haklı bir nedene dayandığı ve takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, bu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemlerinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinde, davacının görev aldığı süre boyunca herhangi bir çalışması ve mesleki alanı içerisinde sayılacak veya mesleki bilgisine ihtiyaç duyulacak bir faaliyeti olmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiğinin belirtildiği, Dairelerince yapılan 30/10/2023, 30/11/2023 ve 25/12/2023 tarihli ara kararları üzerine davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden; 2019 yılı itibarıyla davalı idarenin norm kadrosunda 3 adet sosyolog ünvanlı kadronun mevcut olduğu, bunlardan 1 tanesinin dolu (davacının işgal ettiği), 2 tanesinin boş olduğu, Kızıltepe İlçe Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile norm kadro cetvellerinin güncellendiği ve sosyolog kadrosuna yer verilmediği, ancak daha sonra dava devam ederken ihtiyaçlar kapsamında norm kadro cetvelinin Kızıltepe İlçe Belediye Meclisinin ... tarih ve ... nolu kararı ile yeniden düzenlendiği ve kararda 1 adet sosyolog kadrosunun ihdasına karar verildiği; ayrıca, davacının görevinde yetersiz veya başarısız olduğuna dair somut herhangi bilgi ve belgenin de davalı idarece dava dosyasına sunulamadığı; bu durumda, davalı idarenin sosyolog kadrosunda çalışacak bir adet sosyoloğa ihtiyacının olduğu, buna ilişkin kadro ihdas ettiği, sosyolog olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin hukuken kabul edilebilir bir nedene dayanmadığı, görevinde yetersiz veya başarısız olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin herhangi bir somut tespit bulunmadığı hususları da gözönüne alındığında; sözleşmenin yenilenmeyerek feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödenecek idi ise o tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davacının görevden ayrı kaldığı süre içinde elde ettiği ve belge ile ispatı mümkün gelirleri mahsup edilmek suretiyle) davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sözleşmeli personel sosyolog olarak görev aldığı süre boyunca herhangi bir çalışması olmadığının tespit edildiği, sözleşme süresi sonunda sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda takdir yetkisine sahip olunduğu, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Performansından memnun olunmama gibi bir durumun bulunmadığı, sözleşmesinin somut ve objektif gerekçe gösterilmeksizin yenilenmediği, davalı idarece kamu yararı ve hizmet gereği olmaksızın hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde işlem tesis edildiği, kendisinin çalıştığı süre zarfında hiç bir disiplin cezasının bulunmadığı, çalışmalarının takdirle karşılandığı, dava konusu işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, 23/07/2019 tarihinden itibaren Kızıltepe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli sosyolog olarak görev yapmaktadır. 04/12/2019 tarihli dava konusu işlem ile 31/12/2019 tarihinde hizmet sözleşmesinin sona ereceği ve yeni sözleşme imzalanmayacağına ilişkin işlem tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir.....Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Sözleşme süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmelerinin feshedilebilmesi mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle yenilememenin haklı sebeplere dayanması gerekmekte olup, bu sebeplerin davalı idare tarafından yargı denetimine imkan verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, idarelerin, sözleşme yenilememe konusunda takdir yetkisi, mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden yargı denetimine tabidir. Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare tarafından; dava konusu işlemin tesis sebebi olarak, "sosyolog" olan davacının hizmetine 2020 yılı itibarıyla ihtiyaç bulunmadığı gösterilmiş ve gerek İdare Mahkemesince gerekse Bölge İdare Mahkemesince yapılan ara kararlarına cevaben, Belediye Meclisince 2020 yılında norm kadro cetvellerinin güncellenerek, sosyolog kadrosunun kaldırıldığı, davacıyla sözleşme yenilenmemesi sonrasında yeni sosyolog alımı yoluna gidilmediği belirtilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince ise; davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin üzerinden dört yıl kadar bir süre geçtikten sonra, Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile norm kadroların yeniden düzenlenerek (1) adet sosyolog kadrosu ihdas edildiğinden ve davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğu yolunda bir tespit de bulunmadığından hareketle, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, anılan işlemin iptaline karar verilmiştir. Dava konusu işlemin hukuki denetiminin tesis tarihi itibarıyla yapılması gerektiğinden, 2023 yılında norm kadroların güncellenerek yeniden (1) sosyolog kadrosu ihdas edilmiş olması, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiğini göstermediği gibi davalı idare tarafından, davacının yetersiz, başarısız ya da disiplinsiz olduğu ileri sürülmediğinden, bu hususun mahkeme kararına dayanak yapılması da yerinde değildir. Bu durumda; davacının 2019 yılı sonu itibarıyla biten hizmet sözleşmesinin "sosyolog" olarak hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle yenilenmemesi, Belediye Meclisince 2020 yılında norm kadroların güncellenerek "sosyolog" kadrosunun kaldırılması ve davacının yerine yeni sosyolog alımı da yapılmamış olması karşısında, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, ve dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödenecek idi ise o tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; Mardin İli, Kızıltepe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasına istinaden 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde sosyolog olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin Kızıltepe Belediye Başkanlığının 04/12/2019 tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ...İdare Mahkemesince verilen; ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararla davanın reddedildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararı ile istinaf istemi kabul edilerek işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla davacı ile 2020 yılı için sözleşme imzalandığı ve izleyen yıllarda da çalışmaya devam ettiği, bilahare 26/01/2023 tarih ve 32085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 657 sayılı kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu memur statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır. 7433 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 48. maddesinin (b) bendinde; il özel idaresi, belediye veya bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 nci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de; iptal edilen işlemle eğer subjektif kazanımlar söz konusu ise, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikar ilkelerinin bir sonucudur. Uyuşmazlık konusu olayda ise, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin yargı kararıyla iptali sonucunda, idarece anılan yargı kararı üzerine davacı ile 2020 yılı için idarece sözleşme imzalandığı ve 2023 yılına kadar davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında çalışmaya devam ettiği açık olup, sözleşme yenilenmek suretiyle çalışmaya devamı sağlanmış ve 2023 yılında çıkarılan 7433 sayılı Kanun ile getirilen imkandan yararlanarak 4/B statüsünden 4/A statüsüne atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanım elde etmiştir. Bu itibarla, davanın reddedilmesi halinde davacının, yargı kararının uygulanması kapsamında elde ettiği yeni hukuki statüyü ve sübjektif kazanımı ortadan kaldıracak şekilde bir sonuç doğuracağı, başka bir ifadeyle 4/B statüsünden 4/A statüsüne geçme şartı olan; 28/11/2022 tarihi itibarıyla sözleşmeli olarak çalışıyor olmak ve sözkonusu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla sözleşmesi devam ediyor olmak şartını ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, yargı kararı üzerine yeni bir hukuki statü elde etmek suretiyle kişisel ve subjektif kazanımların elde edilmesi ile ilgili olarak, İdari Dava Daireleri Kurulunun; E:2018/1077, E:2016/2630, E:2016/3268, E:2016/3513, E:2016/3602 esas sayılarında kayıtlı davalarda verilen kararlar da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile parasal ve özlük haklarının dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödenecek idi ise o tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava açma tarihi olan 21/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY: Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava konusu işlem tesis edilmeseydi hangi tarihte ödenecek idi ise o tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının; "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, dava açma tarihi olan 21/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, bozma yönündeki Daire kararına katılmıyorum.