Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2023/793 E. 2023/6371 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2023/793
- Karar No
- 2023/6371
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/793 Karar No : 2023/6371 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hava Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 23/02/2021 tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiğinden davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının yasal dayanağı bulunmadığı, özel hayata saygı kapsamında kişisel verilerin korunması hakkının somut olayda ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; öte yandan, Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve Kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği, ayrıca, 657 sayılı Kanun'da ve kurumların tabi olduğu kendi özel mevzuatında bu sadakat yükümlülüğünün yanı sıra kamu görevlilerine tarafsızlık ve devlete bağlılık yükümlülüklerinin de getirildiği, sözü edilen Anayasa Mahkemesi kararında da açıklandığı üzere, belirtilen hususlar gözetilerek kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından birtakım şartlar getirilmesi ve bu kapsamda kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin doğal olduğu, bu şekilde aranan nitelikler ve kanunda öngörülen kısıtlamaların, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacına yönelik olduğu, dolayısıyla, idarenin kamu görevine atanacak kişilerin tabi olacağı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda kanunla temel çerçeveyi ortaya koyan kurallar getirilebileceği, bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen iptal kararının gerekçesi dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi güvenlik soruşturmasının hiçbir şekilde yapılmayacağını değil, aksine söz konusu Anayasa Mahkemesi kararında, kamu hizmetlerinin özellikleri olduğu ve bu hizmetleri gören idare ajanlarının da özel statülere bağlı bulunduğunun bilinen bir gerçek olduğu, memurlarda yasalarca aranan niteliklerin ve onlar hakkında yasalarda öngörülen kısıtlamaların, kamu hizmetinin etkin ve esenlikli bir biçimde yürütülmesi amacına yönelik olduğu, bu nedenle kamu hizmetine girmede görevin gerektirdiği nitelikler dolayısıyla getirilen sınırlamalar ile ilgili kamu hizmeti arasında gerçeklere uyan, nesnel ve zorunlu bir neden sonuç ilişkisi kurulmasının zorunlu olduğu açıklanmak suretiyle kamu görevlisi olacak kişilerde birtakım koşulların aranmasının ve bu kapsamda ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılmasının kanun koyucunun takdirinde olduğunun vurgulandığı, dolayısıyla bahsedilen kararın, güvenlik soruşturması detaylarının kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının yapılabileceğini ortaya koyduğu, belirtilen hukuki çerçevede konu incelendiğinde, güvenlik soruşturmasına ilişkin Kanun hükümünün Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen işbu kararın, davacının hiç bir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte; Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararları üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu çıkarıldığı ve bu Kanun'un 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu yeni yasal düzenleme uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının Kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen Yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacının söz konusu kamu görevine atanıp atanmayacağına ilişkin olarak davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği; davacının işlem sebebiyle yoksun kalınan kalınan haklarının iadesi talebine gelince, işbu karar davacının doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmadığından ve davalı idare tarafından güvenlik soruşturmasına ilişkin yeni kanuni düzenlemeler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılacağından hakların iadesi talebine ilişkin bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptaline, davacının haklarının iadesi talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : .... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının haklarının iadesi talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.