Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2023/3857 E. 2023/6384 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/3857
Karar No
2023/6384

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3857 Karar No : 2023/6384 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... ve .... İdari Dava Dairesi müşterek heyetince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 2018 yılı terfi döneminde dördüncü sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine yönelik işlem ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusunda kıdem ve liyakat ölçütlerinin birlikte değerlendirildiği de dikkate alındığında, emniyet amiri olan davacının, 2018 yılı terfi döneminde dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ve bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten (24/06/2011) itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle emekliye sevkine ilişkin dava konusu Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi .... ve .... İdari Dava Dairelerinin birlikte yaptıkları toplantıda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; liyakate ilişkin unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıdan liyakat açısından daha yetersiz olduğu anlaşılan emniyet amirlerinin terfi ettirildiği dikkate alındığında, davacının terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davacının yargı kararları uyarınca 2017 yılı terfi dönemine ilişkin terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunun henüz Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülmemesi ve davacının 2018 yılı terfi döneminde terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu görüldüğünden, davacının bulunduğu rütbede terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi etmeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2021/2704, K:2021/4240 sayılı kararıyla; davada, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının dördüncü sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmediği ve 3201 sayılı Kanun'un 55/19. maddesi uyarınca resen emekliye sevk edildiği, yani aynı kararla iki farklı işlem tesis edildiği, davacının dördüncü sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine yönelik işlem ile resen emekliye sevk işlemi arasında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinde aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunduğu kabul edilse bile, resen emeklilik işleminden kaynaklanan uyuşmazlık temyiz incelemesine tabi iken, birinci sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmeme işleminin temyiz kanun yolu incelemesine tabi olmadığı, istinaf aşamasında kesinleşecek işlemlerden olduğu, bu durumda, uyuşmazlık konusu her iki işleme karşı tek dilekçe ile dava açılması hukuken mümkün olmadığından, söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 15/1-d. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek verilen davanın reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak, ... Bölge İdare Mahkemesi .... ve .... İdari Dava Dairelerinin birlikte yaptıkları toplantıda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına karar verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi .... ve .... İdari Dava Dairelerinin birlikte yaptıkları toplantıda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; bozma kararında da belirtildiği üzere terfi işlemine ilişkin uyuşmazlık açısından temyiz yoluna başvurulamayacağı; bu anlamda uyuşmazlığın bu kısmının istinaf aşamasında kesinleştiği; temyiz aşamasında, kesinleşen hükmün kesinliğini ortadan kaldıracak nitelikte karar verilmesinin mümkün olmadığı; başka bir anlatımla temyize tabi işlem ile istinaf aşamasında kesinleşecek işleme karşı birlikte dava açılması durumunda ikisinin de temyize tabi olduğuna ilişkin 2577 sayılı Kanun'da herhangi bir hüküm bulunmadığı; bu durumda uyuşmazlığın terfiye ilişkin kısmının kesinleştiği; temyiz aşamasında sadece resen emeklilik kısmının incelenmesinin mümkün olduğu; belirtilen gerekçeyle terfi işleminin kesinliğini ortadan kaldıran nitelikte karar verilmesine yasal olanak bulunmadığından söz konusu bozma kararına ısrar edilmesi gerekliliği ortaya çıktığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulü ve İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/05/2023 tarih ve E:2022/1462, K:2023/1011 sayılı kararıyla, terfi işlemi ile emeklilik işlemi arasında hukuki bağlılık ve sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan her iki işlemin aynı dilekçeyle dava konusu edilebileceği ve bu işlemlerden emekliye sevk işlemi temyiz kanun yoluna tâbi olduğundan temyiz incelemesinin, emeklilik işleminin sebebi olması nedeniyle terfi işlemi de değerlendirilmek suretiyle her iki işlem yönünden yapılması gerektiği, bu itibarla, aralarında hukuki bağlılık bulunan iki işlemden birinin temyiz kanun yoluna tabi olması durumunda, diğerinin de temyiz kanun yoluna tabi olacağının ve bu işlemlerin tek başına dava konusu edilmeleri durumunda kanun yollarının farklı olmasının 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre dilekçenin reddini gerektirmediğinin kabulü gerektiği, öte yandan, her ne kadar ısrar kararında terfi işlemine ilişkin uyuşmazlık açısından temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı, bu anlamda uyuşmazlığın bu kısmının istinaf aşamasında kesinleştiği, temyiz aşamasında, kesinleşen hükmün kesinliğini ortadan kaldıracak nitelikte karar verilemeyeceği, sadece emekliliğe ilişkin kısmın incelenmesinin mümkün olduğu ek gerekçesine yer verilmiş ise de; ... Bölge İdare Mahkemesi .... ve .... İdari Dava Dairelerinin birlikte yaptıkları toplantıda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilk kararın hüküm fıkrasında, her iki işlem yönünden Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, işlemler açısından ayrı kanun yolu gösterilmediği görülmüş olup, ısrar kararında yer alan bu değerlendirmede isabet bulunmadığı, bu nedenle, temyiz edilen kararın ısrara konu kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, temyiz incelemesine konu karar hakkında Dairesince işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak ... Bölge İdare Mahkemesi .... ve .... İdari Dava Dairelerinin birlikte yaptıkları toplantıda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ısrara konu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek-1 maddesi uyarınca birlikte yapılan Müşterek heyette, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... ve .... İdari Dava Dairesi müşterek heyetinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2023/3857, K. 2023/6384, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2023-3857-e-2023-6384-k-58a8a6b3cda4