Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2023/2852 E. 2023/4955 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/2852
Karar No
2023/4955

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2852 Karar No : 2023/4955 TEMYİZ EDEN (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocasinan Belediye Başkanlığı ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (...-SEN) arasında 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri kapsayan dönemde uygulanmak üzere imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin "Yararlanma" başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde yer alan "Kocasinan Belediye Başkanlığına bağlı birimlerde çalışan, bu sözleşmeden faydalanan tüm personelden taraf yetkili sendikaya taban aylığının %1,5 oranında Sosyal Denge Sözleşmesi aidatı kesintisi yapılacaktır." düzenlemesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan kamu görevlilerinden sosyal denge sözleşme aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden aidat alınmasına ilişkin düzenlemelerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağının açık olduğu, bu durumun sendikaya üye olma ya da olmama ve üye olacağı sendikayı seçme özgürlüğünü kısıtlayıcı sonuçlar meydana getireceği, ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek temsilci ile sözleşme imzalanacağına ilişkin düzenleme ile tanınan yetkinin, sözleşme imzalanması safhasında yürütülecek işlemler açısından hüküm ifade edeceği, anılan yetkiye dayalı olarak Toplu İş Sözleşmesiyle sözleşmeye taraf sendikaya üye olmayan çalışana, sözleşmeye taraf sendikaya aidat ödenmesine yönelik bir yükümlülük getirilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesini imzalayan sendikanın üyeleri herhangi bir sosyal denge sözleşme aidatı ödemeksizin sözleşme hükümlerinden faydalanırken, üyesi olduğu sendikaya sendika aidatı ödeyen diğer kamu görevlilerin, sosyal denge sözleşmesinden faydalanabilmesi için kendi sendikalarına ödedikleri sendika aidatı haricinde ikinci bir aidat ödemek zorunda bırakılmaları suretiyle ek bir mali yükümlülük altına girecekleri, bu durumu ise, sözleşmenin tarafı olan sendika üyeleri ile diğer sendika üyeleri arasında bu yönüyle de eşitsizlik oluşturacağından; dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 5. maddesinin (a) bendinde yer alan düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI; Davanın ancak sendika üyesi tarafından açılabileceği, davacı Sendikayı ilgilendiren bir menfaat ve hak ihlali bulunmadığı için dava konusu işlemin iptali istemiyle davacı Sendikanın dava açma ehliyetinin bulunmadığı, davanın 60 günlük dava açma süresinde açılmadığı için zamanaşımından reddi gerektiği, davalı idare ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (...-Sen) arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinde yer alan, dava konusu düzenlemeden dolayı sosyal denge ödemesinin yapılmadığı, idarelerin sözleşme yapmakta serbest olduğu, kendine özgü yararlanma şartı getirilmesinin de hukuka uygun olduğu, sosyal denge sözleşmesine istinaden Kurumdan herhangi bir sendikaya üye olmayan memur personellere sosyal denge ödemesi yapılmadığı, esasa ilişkin olarak; dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun olduğu, sosyal denge tazminatı sözleşmesinden yararlanan kamu görevlilerinden sözleşme/dayanışma aidatı alınması noktasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin iptal edilmesinin, sözleşmeye taraf olan sendika üyelerinin sendika aidatı ödemelerine karşılık, sendika üyesi olmayanların hiçbir yükümlülük altına girmeden sendikanın kendi üyeleri için toplu sözleşmede sağladığı bir haktan yararlandırılmasının Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini hem de sendika hürriyetini ortadan kaldıracak nitelikte bir uygulamanın ortaya çıkmasına sebep olacağı, yürürlükteki kanunların emrettiği düzenlemelere uygun işlemler tesis edildiği, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin konusunun toplu sözleşmelerde belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatını belirlemek olduğu, bu sözleşmelerin 4688 sayılı Kanun'un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı; sözkonusu Kanun'un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Kanun'un 32.maddesinde de bu yönde bir ayrım yapılmasına imkân sağlayan bir düzenlemenin bulunmadığı ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davalı yanında müdahilin tek başına temyiz isteminde bulunduğu ve davalı tarafın işlem ve açıklamalarına açıkça aykırı olmadığı görüldüğünden, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 03/02/2023 tarih ve E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararı uyarınca, davalı yanında müdahil sendikanın tek başına kanun yoluna başvurma hakkı bulunduğundan, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı yanında müdahilin temyiz istemi hususunda, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 03/02/2023 tarih ve E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararında; müdahilin tek başına kanun yollarına başvurabilmesinin, resen araştırma ilkesinin benimsenmiş olduğu idari yargılama usulünde, maddi olayın doğru ve eksiksiz bir şekilde belirlenerek gerçeğe en uygun kararın verilmesine ve böylece kamu yararının gerçekleştirilmesine; idarenin hukuka uygun hareket etmesi sağlanarak hukuk düzeninin idari yargı eliyle korunmasına ve kanun yollarının hukukun ülke genelinde aynı şekilde uygulanmasını temin ederek kanun önünde eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesi işlevinin yerine getirilmesine katkı sağlayacağı belirtilmiş olup; idari yargının kendine özgü özellikleri göz önüne alınarak konu değerlendirildiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini yapma hakkı tanınan müdahilin, yanında katıldığı taraf hakkında verilen karara karşı tek başına kanun yollarına başvurabilmesinin, adil yargılanma hakkının temini bakımından gerekli olduğuna hükmedilmiştir. Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından süresinde temyiz isteminde bulunulmadığı görülmekte ise de, davalı yanında müdahil Sendika tarafından yapılan temyiz başvurusunun, davalı tarafın işlem ve açıklamalarına açıkça aykırı olmadığı görüldüğünden, yukarıda belirtilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca, davalı yanında müdahil Sendikanın tek başına kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Davalı yanında müdahile ait temyiz dilekçesine davalı tarafından, temyiz talebine yönelik olarak herhangi bir beyanda bulunulmadığı görüldüğünden, müdahilin temyiz isteminin incelenmesine karar verilerek, gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2023/2852, K. 2023/4955, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2023-2852-e-2023-4955-k-2fafcc5bb74f